İçeriğe geç
KÜLTÜRÜN, SANATIN VE İNSANIN HAFIZASI
RSS
İNSANATLASIKÜLTÜR · SANAT · İNSAN
Forum
Kültür & Antropoloji / 19.08.2026

TAKK Yeniden Düşünerek Ev Tasarımında Sabit Odalar Yerine İklimi ve Yaşam Tarzını Ön Plana Çıkarmak

Evlerimizde yaşamın değiştiği bu dönemde, temel mimari yapılar hala büyük ölçüde aynı kalmaya devam ediyor. Aileler farklılaşırken, iş hayatı yatak odalarına taşınırken, evcil hayvanlar insanlara benzer davranışlar sergilerken ve yazlar daha sıcak geçerken, çoğu konut hala yatak odaları,…

· 6 dk okuma

Evlerimizde yaşamın değiştiği bu dönemde, temel mimari yapılar hala büyük ölçüde aynı kalmaya devam ediyor. Aileler farklılaşırken, iş hayatı yatak odalarına taşınırken, evcil hayvanlar insanlara benzer davranışlar sergilerken ve yazlar daha sıcak geçerken, çoğu konut hala yatak odaları, mutfaklar, oturma odaları ve bu alanlara ulaşmak için gerekli koridorlardan oluşuyor. İspanya’nın Barcelona ve New York merkezli TAKK stüdyosu, Mireia Luzárraga ve Alejandro Muiño tarafından kurulmuş olup, bu durumun dağınık bir gerçeklik olmadığına inanıyor. Stüdyo, mimari uygulamaları ve araştırmalarında, evlerin iklim, samimiyet dereceleri, bakım ve birlikte yaşama gibi faktörler etrafında organize edildiği senaryoları araştırıyor. Başka bir deyişle: odalar olmadan hayat nasıl olabilir? TAKK, tanıdık oda-koridor planını belirli bir tarihi modele değil, zamansız bir mimari gerçeğe dayandırıyor. Stüdyo, tasarımboom’a yaptığı açıklamada, bu düzenlemenin modern burjuva evinin ve beraberinde gelen sosyal, ekonomik ve enerji yapıları ile ilişkili olduğunu belirtiyor. Bu tür planlar sadece mekanı bölmekle kalmıyor, aynı zamanda havalandırmayı zorlaştırabiliyor, tüm evin tek tip bir şekilde ısıtılmasını teşvik edebiliyor ve sakinler ile aktiviteler arasında hiyerarşiler oluşturabiliyor. Hatta, hangi bakım çalışmalarının görünür olduğunu, hangi aile yapısının standart olarak kabul edildiğini ve hangi tür hayvanların eve alınabileceğini bile belirleyebiliyor. TAKK’ın belirttiği gibi, “ev mimarisi hiçbir zaman tarafsız olmamıştır.”

TAKK, geleneksel oda konseptini sorguluyor | fotoğraflar: José Hevia

TAKK’a göre, bir evin sadece yaşama alanı olmakla kalmayıp, aynı zamanda onu şekillendiren bir güç. Stüdyonun daha geniş kapsamlı çalışmaları, ekolojik çerçevelerin mimarinin yapıldığı malzemeleri nasıl değiştirebileceğini ve hangi politik ve maddi hayal gücünü oluşturabileceğini inceliyor. 2025 yılında Luzárraga ve Muiño, Venedik Mimarlık Bienali’nde Katalan Pavilyonu’nu düzenlediler. Ayrıca, Lars Müller Yayınları tarafından yayınlanan “100 Words for Water” adlı araştırmaları, mimari, felsefe, aktivizm ve bilimden sesleri bir araya getirerek su ile olan ilişkimizi yeniden düşünmeyi amaçlıyor. Ancak ev içi mekanlar, bu konular için özellikle uygun bir laboratuvar görevi görüyor: burada kaynaklar, bedenler, sıcaklık ve güç gibi konuları soyut kavramlardan uzak tutmak zorlaşıyor.

İnsan Atlası sitesini Google’da tercih edilen kaynak olarak seç
twilight of corridors: how TAKK rethinks domestic architecture beyond fixed rooms - 1

“Bir ev sadece yaşama şekline cevap vermekle kalmıyor, aynı zamanda onu üretir,” diye açıklıyor TAKK. Mutfak konumu, bir kapının varlığı veya yokluğu, iki mekan arasındaki geçiş alanı veya ortak alanın büyüklüğü gibi faktörler, kimin kimle etkileşimde bulunduğunu, hangi aktivitelerin birlikte gerçekleştiğini ve hangi tür bakım çalışmalarının görünür kalabileceğini etkileyebilir. Bu nedenle stüdyo, konutları fonksiyonların bir konteyneri yerine, birlikte yaşama için bir altyapı olarak anlamayı tercih ediyor. Mimari, tek bir aktiviteyi tek bir odaya atamak yerine, hangi ilişkileri kolaylaştırmak istendiğini sorarak başlayabilir. Bu değişim plan üzerinde küçük gibi görünse de, sosyal açıdan büyük bir fark yaratıyor.

twilight of corridors: how TAKK rethinks domestic architecture beyond fixed rooms - 2

stüdyo, sabit odalar ve fonksiyonlar konusunu sorguluyor

Bu durum özellikle, geleneksel olarak tasarlanan evlerde yer almayan farklı yaşam tarzlarına sahip kişilerin (çoklu aileler, birlikte yaşayan arkadaşlar, ekonomik veya sosyal nedenlerle bir araya gelen kişiler ve evle iç içe yaşayan hayvanlar) giderek daha fazla yaygınlaşmasıyla daha da önem kazanıyor. TAKK’ın belirttiği gibi, mimari hala büyük ölçüde bu çeşitliliği yansıtmayan kalıplaşmış bir modele dayanıyor. Bu nedenle bir evi tasarlamak, doğru sayıda yatak odası seçmekten ziyade, “hangi ilişkileri kolaylaştırmak istediğimizi, hangi bakım biçimlerini görünür kılmak istediğimizi ve hangi yeni birlikte yaşama biçimlerini mümkün kılmak istediğimizi” belirlemek anlamına geliyor.

twilight of corridors: how TAKK rethinks domestic architecture beyond fixed rooms - 3

Bu durum, TAKK’ın ev deneylerinin genellikle odaların tamamen ortadan kaldırılması yerine, onların etkisini azaltmaya odaklanmasının nedenini açıklıyor. Gizlilik, tek bir kapının arkasında değil, farklı derecelerde sağlanabilir; fonksiyonlar örtüşebilir; evin farklı bölümleri mevsime, sıcaklığa veya güne göre daha az veya daha fazla yaşanabilir hale getirilebilir. Sabit plan, daha çok bir koşul kümesi haline gelir. Stüdyo, tasarımboom’a yaptığı açıklamada, “mimari sadece mekanlar tasarlamak değil, diğer birlikte yaşama biçimlerinin ortaya çıkabileceği koşulları tasarlamaktır” diyor. Bu yorumda ev, faydalı bir şekilde tamamlanmamış olarak görülüyor: günlük hayat için bir reçete olmak yerine, kaçınılmaz karmaşasını barındırabilecek bir çerçeve.

twilight of corridors: how TAKK rethinks domestic architecture beyond fixed rooms - 4

mimari, değişen yaşam tarzlarını kolaylaştırmak için bir çerçeve görevi görüyor

Bu esneklik, geleneksel olarak alışık olduğumuz bir diğer ev konvansiyonuna da uygulanıyor: sürekli rahatlık. TAKK’ın belirttiğine göre, onlarca yıldır, refah giderek tüm iç mekanları mevsime, yöne veya dışarıda neler olduğuna bakılmaksızın yaklaşık aynı sıcaklıkta tutmayı içeriyor; bu durum hem tarihsel olarak yakın zamana ait ve enerji açısından talepkar bir kavram. Geçmişte insanlar, kışın güneşe doğru hareket ediyor, yazın gölgelere geri çekiliyor ve evin farklı bölümlerini saate veya mevsime göre kullanıyordu. TAKK, rahatsızlığı romantize etmek istemiyor. Bunun yerine, rahatlığın kendisinin “dinamik, yerel ve değişen” olabileceğini öne sürüyor; bu da mimarinin iklimsel değişikliklerle çalışmasını sağlıyor ve bunları mekanik olarak ortadan kaldırmasını engelliyor.

twilight of corridors: how TAKK rethinks domestic architecture beyond fixed rooms - 5

Bu bakış açısıyla, bütçe, enerji ve kaynaklardaki sınırlamalar, mimari için üzücü bir engel olmak yerine, potansiyel tasarım araçları haline geliyor. Bu durum, “gerçekten iyi yaşamamız için nelere ihtiyacımız var ve sadece alışkanlık olarak neyi miras aldık?” gibi daha karmaşık bir soruyu sormayı gerektiriyor. TAKK’a göre, gelecekteki evler daha az konforlu olmak yerine, daha uyumlu, daha mevsimsel ve iklimle daha aktif bir şekilde bağlantılı olabilir.

ev içi mekanlar, farklı derecelerde samimiyet sunuyor

iklim, evin şekillenmesinde aktif bir rol oynuyor

Google Tercih Edilen Kaynak
Google’da bizi favori kaynaklarınıza ekleyin
Son dakika gelişmelerini ve yeni haberleri Google Keşfet’te anında görün

Google’da Takip Et

💬 Topluluk Masası & Tartışma

Bu gelişme hakkında düşüncelerinizi, donanım deneyimlerinizi veya sorularınızı Topluluk Forumumuzda paylaşın.

Foruma Katıl & Yanıtla ➔
Forumda sor / tartış
EDİTORYAL NOT

İnsan Atlası içerikleri kültürel bağlam, erişilebilir anlatım ve kaynak şeffaflığı gözetilerek yayımlanır.

Yanıt yok

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    HIZLI KEŞİF

    Atlas içinde ara

    ESC
    HIZLI ROTALAR

    Aramak için en az 3 karakter yazın.

    İNSANATLASI KEŞİF MENÜSÜ
    GÖRÜNÜM

    Atlas rengini seçin

    Seçiminiz bu cihazda korunur ve bütün sayfalara uygulanır.