İngiliz tasarımcı Lee Broom, ziyaretçileri yeni bir enstalasyon olan “The Chant Chambers”a davet ediyor. Geçen yıl onun orijinal eserini görmüştük. Bu yıl, tasarımcının taşınabilir aydınlatma parçası olan ‘Chant’ serisi genişletiliyor. Yeni koleksiyon, büyük avizelerden, heykelsi duvar lambalarına, doğrusal sarkıt lamba ve mimari aydınlatma yapılarından oluşuyor.
Broom, yoğun bir şekilde aydınlatma projeleriyle uğraştığını belirtiyor ve bazı parçaların tek başına bile tamamlanmış gibi hissettirdiğini, bazılarının ise gelişebilecek koleksiyonlar olduğunu ifade ediyor. “Genellikle çok basit şekiller üzerine kurulu olan tasarımlar, bu konuda bana daha fazla imkan sunuyor ve ‘Chant’ da tam olarak böyle bir özelliğe sahip. Çok saf bir form, dairesel girintili bir cam küp; bu nedenle tekrar, ölçek ve farklı konfigürasyonlarla oynamak için doğal bir fırsat doğuyor. Her zaman, mekanın içindeki nesnelerin sadece yer almadığı, aksine onu gerçekten dönüştüren aydınlatmalardan hoşlanmışımdır ve bu da koleksiyonu genişletmek için başlangıç noktası oldu.”

Bu kübik tasarım, mekan içerisinde akıcı bir şekilde hareket etmesini ve iç dekorasyonla bütünleşmesini sağlıyor; aynı zamanda atmosferik ve büyüleyici bir hava yaratıyor. Yeni, füme cam kaplamasıyla dikkat çeken bu parçalar, 1970’lerin iç mekanlarına gönderme yapıyor.
“Ben bir modernistim,” diyor Broom, “ama her zaman nostaljiye çekilmişimdir; özellikle de 1970’lerin sonlarına ait iç mekanlara. O dönemdeki iç mekanlarda dekoratif öğelerle birlikte gerçek bir heykelsel kalite ve genellikle geleneksel iç dekorasyona göre daha maskülen bir hava vardı. Füme camları, aynaları ve duvarla duvar halıları sevdiğimi söyleyebilirim.”
“Bunlar, gerçek bir atmosfer yaratan güçlü tasarım öğeleriydi. Ayrıca o dönemdeki aydınlatmayı da çok beğenirdim. Aydınlatma her zaman ön planda olmayabilir, ancak genellikle tek bir etkileyici avize olurdu veya aydınlatma, mimari bir şekilde tüm iç mekana entegre edilirdi.”
Broom, “Chant” serisini tasarlarken, iki tarihi döneme gönderme yaptı: Art Deco dönemindeki ilk ortaya çıkışı ve 1970’lerin sonları ile 1980’lerin başlarındaki yeniden yükselişi. Koleksiyon, bu anlara modern bir bakış açısıyla yaklaşarak hayat veriyor.
Broom’un eserlerinde kendine özgü bir geometriye sahip olması dikkat çekici, ancak bunun nedenini tam olarak bilemiyor. “Organik veya dokulu bir şey tasarlamaya çalıştığımda bile genellikle içinde bir tür simetri, denge veya geometri bulunur. Ben çok matematiksel biri değilim, ama düzenli olmaya çok eğilimliyim. Belki de bu, eserlerdeki geometrinin doğal bir yansımasıdır. Bu, bana bir çerçeve sunar ve bunun içinde malzeme, oran ve ışıkla oynamaya başlarım.”
Broom’un “Chant” serisinin genişletilmiş vizyonunda, fonksiyonelliğin yanı sıra duygusal etki de büyük önem taşıyor. “Ben her zaman çok duygusal bir yerden tasarım yapıyorum. Elbette form ve fonksiyon temeldir ve gerçek zorluklar da burada yatar, ancak ‘Chant’ koleksiyonuyla birlikte sadece işlevsel değil, aynı zamanda nostaljik ve eğlenceli bir hava yaratmak istedim; aynı zamanda dikkatli ve kavramsal bir hisse sahip olması için.”
“Cam formlarının tavan veya mekan boyunca tekrarlandığında neredeyse hipnotik bir etki yarattığını görmek çok etkileyici. Çok sayıda kullanıldıklarında, insanları yükseltir, onlara neşe verir ve aynı zamanda onları biraz farklı bir boyuta taşır; böylece sadece ışığı görmezler, onu gerçekten deneyimlerler.”
Tam enstalasyon, 15-20 Eylül 2026 tarihleri arasında Lee Broom’un Shoreditch’teki atölyesinde (91, 93 ve 95 Rivington Street, EC2A 3AY) ziyarete açık olacak.