Artnet Bulletin’in son sayısıyla birlikte, sanat dünyasındaki en dikkat çekici beş gelişmeyi sizin için derledik. Her hafta farklı bir yazarımızdan öğreneceğiniz bu haberler, sanata olan ilginizi daha da artıracak.
Mutfakta Yeni Bir Soluk: MoMA PS1’e Yepyeni Bir Kafe
MoMA PS1, önümüzdeki sonbaharda yeni bir kafeye ev sahipliği yapacak. Şef DeVonn Francis tarafından yönetilecek olan Symone, “Fransız-Afrika mutfağının izlerini taşıyan, kıyı lezzetlerine göndermeler içeren” özel bir menü sunacak. Curry chicken salad sandviçlerden cod ve rice porridge’a kadar birçok lezzetli seçeneğin yanı sıra soft serve de mevcut olacak. Ancak bazıları, müzedeki M. Wells Dinette’in kapanışından sonra bu yeni kafe ile ilgili buruk duygular taşıyor.

New York’taki bir diğer önemli gelişme ise Neue Galerie’nin, restore edilmiş muhteşem Café Sabarsky’sini 1 Ekim’de yeniden açacağını duyurması. Bu, sanatseverler için kaçırılmaması gereken bir fırsat!
Sanat Hırsızlığı Olayı: Minneapolis’te Bir Sanatçının Çalışmasına Konulan Kötü Bir Damga
CBS News’in haberine göre, 56 yaşındaki bir adamın, Minneapolis’teki sanatçı Leon Hushcha’nın stüdyosundan yaklaşık 50.000 dolar değerinde eser çalmaktan suçlu bulunması üzerine tutuklandı. Polis, çalınan eserlerin şüphelinin kiraladığı bir depoda bulunduğunu belirtti. Hushcha, bu olayla ilgili olarak “Boşluğu gördüğümde ne gülmeliydim ne ağlamalıydım, güldüm çünkü gerçeklikten kaçtım” şeklinde bir yorum yaparak olaya farklı bir bakış açısı getirdi. Ayrıca, “Twin Cities’te ilk kez böyle bir sanat hırsızlığına tanık oldum. Bu daha önce hiç yaşanmamıştı” dedi.

Hayatta Kalma Hikayesi: Tuol Sleng’den Kaçan Bir Ressam Vefat Etti
New York Times’ın haberine göre, 1970’lerde Phnom Penh, Kamboçya’daki infaz merkezi Tuol Sleng’de hayatta kalan son kişilerden biri olan ressam Bou Meng, geçtiğimiz cuma günü vefat etti. 85 yaşında hayatını kaybeden Meng, daha önce iki ay boyunca hapsedilmiş ve Khmer Rouge lideri Pol Pot ve diğer önemli figürlerin portrelerini çizerek idamdan kurtulmayı başarmıştı. Bugün bu bina, Tuol Sleng Soykırım Müzesi olarak hizmet veriyor.

Heyecanla Beklenen Bir Sergi: James McNeill Whistler’ın Eserleri Washington D.C.’ye Geliyor
Tate Britain’deki James McNeill Whistler sergisi, önümüzdeki şubat ayında Washington D.C.’deki National Museum of Asian Art’a geliyor. Müzenin direktörü Chase F. Robinson, “Müze, sanatçının en büyük ve en çeşitli eser koleksiyonuna sahip” şeklinde bir açıklama yaptı. Bu koleksiyonun içinde, sanatçının ikonik Peacock Room adlı eseri de yer alıyor. Jo Lawson-Tancred’ın daha önce sergideki önemli bir erken dönem esere dikkat çektiğini hatırlatalım. Sergiyi görmek için 27 Eylül’e kadar Londra’da olun.
Unutulmaz Bir Sahne: Orson Welles’in Macbeth Uyarlaması

Orson Welles’in 1948 yapımı Macbeth uyarlamasını izleme fırsatı buldum. Düşük bütçeli olmasına rağmen, oldukça keyifli bir film. Welles, “Macbeth’i büyük bir film yapmak gibi bir amacım yoktu, iyi bir film olmak istedim” demişti. Filmi 23 günde tamamlamış ve diğer yönetmenleri de cesaretlendirmek istemişti. Film, üç cadının Macbeth’in çamurdan heykelini yaptığı sahneyle başlıyor. Bu sahne, günümüzde bile şaşırtıcı derecede etkileyici.
Jo, gelecek hafta bu köşeyi devralacak. O zamana kadar hoşça kalın.
Kaynak: Artnet News