Amerika Birleşik Devletleri‘nde pazartesi günü işlem gören borsalar vadeli kontratlarında geriledi; yatırımcıları hem petrol fiyatlarındaki ani yükseliş hem de Çarşamba’da yapılacak Federal Rezerv faiz kararı endişeleri meşgul ederken, 10 yıllık Hazine tahvili getirisi 2007’den bu yana ilk kez yüzde 5’in üzerine çıktı. S&P 500 ve Nasdaq vadeli kontratları her biri yüzde 0,3 oranında gerilerken Dow Jones Sanayi Ortalaması sözleşmeleri 229 puan, yani yaklaşık yüzde 0,4 değer kaybederek yatırımcıların moralini daha da bozdu.
Bu seyirde 10 yıllık tahvil getirisi intraday zirvesinde yüzde 5,041 seviyesine dokundu ve bu rakam son olarak 2007’de görülmüş bulunuyordu. Getiri artışı, tahvil fiyatlarında beklenen klasik ters etkiyle eş zamanlı gerçekleşti; faizlerin yükselmesi tahvil değerlerini baskılayarak piyasaya ek bir risk algısı yansıttı.
Petrol Fiyatları Baskıyı Derinleştirdi
Borsalardaki gerileme petrol fiyatlarının da aynı yönde hareket etmesiyle daha da ağırlaştı. Suudi Arabistan, Strait of Hormuz’dan (Hormuz Boğazı) geçen alternatif bir boru hattını kapattı ve bu hamle, daha sıkı petrol arzının enflasyonu yeniden tetikleyebileceğine dair kaygıları körükledi. Brent ham petrol varil başına yüzde 1,8 artışla 107,55 dolara yükselirken, West Texas Intermediate (WTI) ise yüzde 2’ye yakın bir kazançla 103,36 dolar seviyesinde işlem gördü.
Petrolün bu hareketi, hem enflasyon beklentilerini yeniden canlandırarak hem de risk varlıklarına yönelik temkinli bir duruşu pekiştirerek borsalardaki düşüşe dolaylı biçimde katkı sağladı. Yatırımcılar, Çarşamba’da açıklanacak Merkez Bankası faiz kararı öncesinde bu iki faktörü aynı anda gözlemleyecek.
Fed’in Çarşambaki hamlesinin merkez bankasını belirli bir yola kilitlemediğini işaret etmesi bekleniyor. “Bu kararın tek başına Fed’i sonraki toplantılarda herhangi bir eyleme bağlamadığını vurgulayacağını düşünüyoruz; böylece kendisine ve Komite’ye şoklara yanıt verebilmek için maksimum esneklik sağlıyor olacağız,” dedi açıklamada.
Natixis CIB Americas Amerika Birleşik Devletleri Baş Ekonomisti Christopher Hodge
Hodge’nin vurguladığı bu yaklaşım, Fed Başkanı Kevin Warsh’a ve Komite’ye gelecekteki toplantılarda elini serbest bırakma imkanı tanırken, piyasalara da kararın yalnızca o anki koşullara yönelik olduğunu hatırlattı. Fiyatlandırma verileri, merkez bankasının Çarşamba toplantısında hedef aralığının üst sınırını 4,0 yüzde seviyesine taşıyacak bir çeyrek puanlık faiz artırımı için yaklaşık yüzde 92 olasılık öngörüyor; bu oran bir hafta önceki yüzde 59’dan belirgin biçimde yükseldi.
Sun’cu ve OpenAI’nin Mesajları Teknoloji Paydaşlarını Geri Çekti
Bu ortamda yapay zeka temelli hisseler, oturumun en çok gerileyen paydaşları arasında yer aldı. Anthropic CEO’su Dario Amodei, yapay zeka geliştirme temposunda daha temkinli bir yol izlenmesi çağrısı yaptı ve OpenAI CEO’su Sam Altman ise şirketin bu yıl bir halka arz (IPO) peşine wonamayacağını açıkladı. Bu açıklamalar, Nvidia’nın yüzde 3’ü aşan bir düşüşle değer kaybetmesine, Corning’in ise yüzde 13’lük sert bir gerileme yaşamasına yol açtı; iShares AI Innovation and Tech Active ETF de yaklaşık yüzde 4 oranında gerileyerek teknoloji yatırımcılarının dikkatini çekti.
Bu tür gelişmeler, yatırımcıların yapay zeka sektörüne yönelik beklentilerini yeniden değerlendirmesine neden olurken, aynı zamanda faizlerin yükselmesiyle birlikte yüksek getiri sunan büyüme hisselerinin daha hassas biçimde tepki verdiğine dair bir işaret olarak da okunabildi.
10 yıllık tahvil getirilerinin yüzde 5 eşiğine yaklaşması, geçmişte faizlerin hisse senetleri üzerinde daha kalıcı bir baskı oluşturduğu bir seviye olarak işaretleniyor. “Kârların bu baskıyı hâlâ telafi etmiş olsa da, 10 yıllık tahvil getirilerindeki yüzde 5 eşiğine yaklaşmak, tarihsel açıdan önemli bir dönüm noktasını işaret ediyor; ötesinde faizler genellikle hisse senetleri için daha kalıcı bir rüzgâr karşıtı haline geliyor,” denildi notta.
Barclays Stratejistleri (CNBC)
Barclays ekibi, kârların hâlâ bu baskıyı kısmen telafi etse de yüzde 5 eşiğine yaklaşmanın, faizlerin hisse senetleri üzerinde tarihsel olarak daha kalıcı bir olumsuz etki yarattığı dönüm noktasını işaret ettiğini vurguladı. Bu yorum, yatırımcıları Çarşamba toplantısından sonra faiz ortamının uzun vadeli seyri konusunda daha temkinli olmaya itebilir.
Asya Piyasaları da Düşüşle Kapanırken
Bu baskı Asya piyasalarına da yansıdı. Güney Kore’nin Kospi endeksi yüzde 0,85 gerilerken, Hong Kong’un Hang Seng endeksi yüzde 1 değer kaybetti ve Çin’in CSI 300 endeksi de yüzde 0,67 oranında hafif bir düşüşle kapandı. Japonya’nın Nikkei 225 endeksi ise günü yaklaşık olarak yatay kapatırken, bölgedeki yatırımcılar da aynı temkinli duruşu sergiledi.
Bu seyir, küresel piyasalarda risk iştahının azaldığını ve yatırımcıların hem petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyon üzerindeki etkisini hem de Çarşamba’da açıklanacak faiz kararını aynı anda izlediğini gösteriyor. Fed’in Çarşambadaki hamlesinin yönünü belirlemesi, önümüzdeki günlerde hem tahvil hem de borsa piyasaları için kritik bir dönüm noktası olarak öne çıkıyor.