Amerikan Tarih Müzesi’nin Fotoğraf Tarihi Koleksiyonu, 2001’deki 11 Eylül saldırılarının üzerinden çeyrek yüzyıl geçmesi yaklaşırken, o günün fotoğraflarının nasıl belgelediğini, kaydettiğini ve aktardığını gösteriyor. Kuratör Shannon Perich’in koleksiyondan seçtiği nesneler, trajedinin Amerikan hayatıyla kurduğu bağın izlerini taşıyor.
Kuratacıya bir arkadaşının bu süreci kişisel bir deneyim olarak yaşarken gazetelerin sayfalarını neredeyse çeyrek asırdır elinde tuttuğunu anlattığı anlatılıyor. O belirsiz ilk günleri geçiren kişi için bu sayfalara dokunmak, olayın devasa kapsamını yönetilebilir ve özelleştirilmiş bir biçimde kavramasına yardımcı olmuş. Arkadaşı, haberlerin zamanla tarihe dönüşeceğini öngörmüş ve yalnızca onun değil.
Gazete Sayfasında Mutluluk ve Günlük Yaşam
Kuratacının elinde duran 12 Şubat 2002 tarihli USA Today nüshasında, ön sayfada 11 Eylül ile ilgili haberler baskın olsa da, bu haberlerin etrafında günlük hayatla ilgili makalelerle çevrili olduğu görülüyor. Bu sayfa, bir ulusal trajediyi ve kişisel travmayı atlattıktan sonra Amerikalıların normal yaşamlarına nasıl döndüklerini düşündürüyor.
Bu durum, editörlerin ve yayıncıların 11 Eylül haberini, tarihini ve deneyimini ne zaman sıradan bir günlük hayatın parçası haline getirdiklerine dair merak uyandırıyor. Bugün haberler eldeki telefonlardaki bildirimlerle ulaşıyor; bu nedenle bir gazete sayfasının çeşitli hikâyelerini eskisi kadar aynı biçimde görüyoruz.
Bazı insanlar hâlâ bir gaza abone oluyorlar, ancak son 20 yılda baskı dağıtım daha fazla yarı oranında azaldı. Artık gazete kağıdına en yakın olduğumuz an, süpermarketten çıkış yolunda üst kısımdaki yığınların üzerinden hızlıca göz atmak.
Shannon Perich, Amerikan Tarih Müzesi’nin İş ve Sanat Bölümü’ne bağlı Fotoğraf Tarihi Koleksiyonu kuratörü
Polaroid Çizgilerinde Haberleşmenin İzleri
Bu soruyu sormak mümkün: Son kez, eğer hiçse, bir gazete kutusundan gazete aldınız mı? Jo Tartt’ın 2003-2004 yıllarında Washington, D.C.’deki gazete kutularını çektikleri Polaroid fotoğrafları, gazetelerin satışı ve dağıtımının bir tarihini kaydediyor.
Polaroid estetiği, yumuşak odaklı, hızlı üretime sahip ve hafifçe sapkın renkleriyle, sokakta başlıklara ve fotoğraflara göz atmanın ne gibi bir deneyim olduğunu yansıtıyor. Bu renkli metal ve plastik kutulardaki metin parçaları ve görseller, geçeni kutunun içine çeyrek koymaya ikna etmek amacıyla dikkatini çekmekle birlikte bilgi de aktarıyordu.
Tartt’ın Polaroid fotoğraflarıyla birlikte gazetelerin cesur başlıkları ve etkileyici görselleri aracılığıyla, Amerikalıların Irak savaşıyla ilgili haberleri Washington ve New York sokaklarında nasıl karşıladıklarını takip etmek mümkün.
Katledici Patlamalar: İki Fotoğrafın Birleşimi
“Deadly Explosions” (Ölümcül Patlamalar) adlı bir kompozisyonda, 11 Eylül 2001’deki Twin Towers görüntüsünün üzerine, Lagos, Nijerya’daki ve 250 kişiyi öldüren bir patlamanın New York Times gazetesinden fotoğrafı yerleştirilmiş. O gün birçok yorumcu, New York City’nin üzerindeki açık mavi gökyüzü ile duman, kül ve toz arasındaki zıtlığa işaret etmişti.
Bazıları için, Leonard’ın yanı sıra muhtemelen fotoğrafçı ve fotoğraftaki editörler de dahil olmak üzere, parlak mavi gökkuşağı ile felaketli sisli duman ve enkaz arasındaki ilişki estetik ve tematik bir yankı yaratmıştı. Bir okuyucu, Lagos fotoğrafını görürken 11 Eylül’ün ilk görüntülerini hatırlarsa, bu fotoğraf referansı yorumu derinleştirebilir.
Masa üzerindeki gazete yığını yakında kutusuna geri konacak ve tekrar saklanacak. O günün bazı haberleri kısa ömürlüydü; diğer hikâyeler ve fotoğraflar ise insanların o günün mirasını anlamaya çalışırken gelecekteki fotoğrafçılığa ve sanata zemin oluşturdu.
Fotoğrafçılığı aracılığıyla Amerikanların 11 Eylül 2001 deneyimini ve hafızasını öğrenmeye devam etmek mümkün. Müze, 11 Eylül 2001’i ve sonrasını belgeleyen farklı tipteki fotoğrafları toplamaya devam ederken, o günün anlık ve kalıcı etkisini araştırmak ve tanımak için yeteneğimizi genişletiyor.
Bu yazı, Amerikan Tarih Müzesi’nin blogunda 9 Eylül 2026’da ilk kez yayımlandı.
OKUR YORUMLARI (1)