Royal Institute of British Architects (RIBA) tarafından düzenlenen Uluslararası Ödül 2026 kısa listesi bugün açıklanarak, yılın en iyi binası olma yarışına Bangladesh’den Belçika’ya uzanan dört farklı yapıyı sahneye çıkardı. Seçilen projeler kültür alanından kentsel dönüşüme kadar geniş bir yelpazede yer alırken, ortak temaları “tasarımın günlük hayatı iyileştirmesi ve değişen iklim koşullarına yanıt vermesi” olarak tanımlandı. Jüri üyeleri bu dört proje arasında ziyaret, inceleme, tartışma ve nihayetinde değerlendirme sürecini yürüterek 15 Ekim 2026’da kazananı duyuracak.
Kazanan proje, aynı törende RIBA Uluslararası Yükselen Mimari Ödülü’nü alan isimle birlikte açıklanacak. Jüri heyeti, projeleri fiziksel olarak ziyaret ederek detaylı bir biçimde inceleyecek ve tartışmaların ardından nihai kararı verecek. Bu süreç, ödülün aradığı niteliklere en uygun tasarımı belirlemek amacıyla kurgulanmış olup, adayların her biri bağlamına dair olağanüstü bir anlayış sergilediği belirtiliyor.
Kısa Listeye Katılan Dört Proje
Dört projenin üçü Bangladesh’den, ikisi ise Belçika’dan gelirken, listeye WOHA’nın Dhaka’daki BRAC Üniversitesi projesi de katıldı. Bu proje, Dhaka’daki eski bir atık alanını dikey ve 13 katlı bir kampüs haline getirerek 20 bin öğrencinin yanı sıra çeşitli kamusal alanlara hizmet veriyor. Pasif soğutma stratejileri, doğal çapraz havalandırma ve kapsamlı peyzaj düzenlemeleri gibi yaklaşımlar, projeyi terk edilmiş kentsel alanlara hayat kazandırmanın örnek bir uygulaması olarak konumlandırıyor.
Nakshabid Architects’in tasarladığı Green Field Factory of Karupannya Rangpur Limited projesi ise Rangpur’da yer alan yedi katlı bir tekstil fabrikası binasını merkeze alıyor. Yapı, bir tekstil fabrikasının yalnızca endüstriyel bir mekân olarak değil, öncelikle iş yeri, iyi oluş merkezi ve topluluk için bir alan olarak ele alınması durumunda ortaya çıkabilecek sonucun benzerini sunuyor. Türkiye’deki yerel mimari geleneğe ve kırsal Bengalik evlerin tasarım diline ilham veren bu proje, büyük görünen ama aslında aldatıcı ölçülerine sahip bir biçimde kurgulanmış.

RIBA Ödülleri grubunun başkanı Neil Gillespie, “RIBA Uluslararası Ödül kısa listesi, ödülün tanıklık etmeyi aradığı tasarımın tam yelpazesini temsil ediyor – katı biçimde tasarlanmış, derinlemesine düşünülmüş ve hizmet verdikleri insanlara gerçekten anlamlı binalar. Her bir proje bağlamına dair olağanüstü bir anlayış sergiliyor ve mimarinin sıradan hayatı nasıl zenginleştirebileceğini gösteriyor.”
RIBA Ödülleri Grubu Başkanı Neil Gillespie
Gillespie’nin vurguladığı bu yaklaşım, projelerin yalnızca estetik bir değer taşımadığını, aynı zamanda çevreyle kurdukları ilişki üzerinden de anlam kazandığını ortaya koyuyor. Özellikle iklim değişikliğine yanıt veren tasarımların listeye dahil edilmesi, ödülün çağdaş mimariye dair beklentilerini net biçimde yansıtıyor.
Törenin Onuncu Yıl Dönümü
Bu yılın ödül töreni için özel bir anlam taşıdığı belirtiliyor. 2026, RIBA Uluslararası Ödülü’nün on yaşını kutlarken, aynı zamanda Ekim ayında ayrı bir merasimde açıklanacak olan RIBA Stirling Ödülü’nün de 30’uncu yıl dönümünü yaşıyor. Bu ödül ilk kez 1996 yılında verildiği için, iki önemli ödüllerin bu yıl hem onlu hem de yarı yüzyılı kutlaması, RIBA ödülleri açısından dönüm noktası niteliğinde bir an olarak tanımlanıyor.
Karşılaştırma dosyasında yer alan Royale Belge projesi, Belçika’nın Watermael-Boitsfort ilçesindeki kuzeydoğu ormanlarının ortasında yükselen modernist bir işareti çağdaş zamanlara taşıyor. 1960’larda sigorta şirketinin merkezi olarak tasarlanan ve Belçikalı mimarlar René Stapels ile Pierre Dufau’nun elinden çıkan özgün yapı, hassas biçimde yeniden kullanılmış, korunmuş ve dönüştürülmüş olup, 20. yüzyıl mirasının bugünün hayatında oynayabileceği önemli bir rolü gösteriyor.
Listenin son projesi Z33 ise Belçika’nın Hasselt kentindeki tarihi Beguinage bölgesinde yer alıyor. Bir zamanlar yetimhane olarak kullanılan tuğla binalardan oluşan surlu bahçe köşesi, Torzo’nun yeni binası etrafında 21. yüzyıla taşındı ve çağdaş sanat, tasarım ve kamusal buluşma için adanmış taze bir alan kazandı. Yerel malzemelerin geleneksel zanaatkârlıkla buluştuğu bu adaptif yeniden kullanım örneği, mimarlar arasında dikkat çeken bir başarı olarak değerlendiriliyor.
Kazananın Belirlenmesi
Jüri üyeleri, 15 Ekim 2026’da kazananı duyurana kadar dört projeyi tek tek ziyaret edecek ve her biriyle yüzleşecek. Tartışmaların ardından nihai kararı veren heyet, ödülün aradığı niteliklere en uygun tasarımı belirleyecek. Kazanan proje, yalnızca bir mimari başarı olarak değil, aynı zamanda günlük hayatı iyileştiren ve değişen iklim koşullarına duyarlı bir yaklaşımın somut kanıtı olarak tarihe geçmesi bekleniyor.
OKUR YORUMLARI (1)