İran savaşı kaynaklı bölgedeki istikrarsızlık, küresel enerji piyasalarını sarsan tanker eksikliğine yol açarak petrol taşıma ücretlerini tarihin en yüksek seviyelerine taşıdı. Bu ayın başlarında Suudi Arabistan‘ın atlanma boru hattına yönelik dron saldırıları sonrası strait’ten kaçınıp normal akışa gidecek ham petrolün geri dönmesiyle birlikte, zaten aşırı yük altında çalışan tanker filosuna ek baskı geldi. Windward adlı denizcilik zeka şirketinin The Wall Street Journal’a aktardığı habere göre, bu ayın başında Pers Körfezi’nden yola çıkıp Hormuz Boğazı’ndan geçecek bir çok büyük ham petrol taşıyıcı —VLCC— için günlük kiralama ücreti bir milyon doları aştı.
Bu ücretle petrolün kendi piyasa fiyatının neredeyse dörtte birine denk gelen tek başına taşıma maliyeti, her varil için yaklaşık 26 dolar ekliyor. Günlük bir milyon dolarlık kiralama ücreti, güncel kur üzerinden yaklaşık 48 milyon 840 bin liraya denk geliyor. Bu durum, petrolün taşıma aşamasında bile ciddi bir mali yük oluşturarak tüketicinin cebine yansıyacak bir etki yaratıyor.
Refineriler Baskı Altına Alınıyor
Bu sıkışma artık rafinerileri de sıkmaya başladı. Kayıtların en üst seviyeye ulaştığı taşıma maliyetleri, rafinerilerin kar marjlarını daraltırken, daha yavaş petrol sevkiyatları petrol fiyatlarının düşse bile yakıt fiyatlarını yüksek seviyede tutabilir. The Wall Street Journal’a göre bu durum, küresel ham petrol fiyatlarında bir düşüş olsa dahi yakıt fiyatlarında baskı oluşturacak şekilde rafinerilerin faaliyetlerini zorlaştırıyor.

Gerçekleşmesi gereken şey, ilgili ülkeler arasındaki basit bir anlaşma değil; bunun Hormuz Boğazı’ndaki gerçek duruma yansıması ve gemi şirketlerinin oradan geçmeye rahat hissetmesi gerekiyor.
Mitsui O.S.K. Lines Genel Müdürü Jotaro Tamura, Financial Times’a
Tamara’nın bu açıklamaları, sektörün normal seyrine dönüş konusunda dikkatli bir tutum sergilediğini gösteriyor. Tanker operatörleri, en son boru hattı bozulmasından çok daha önce boğaz konusunda temkinli bir yaklaşım benimsemişti. Haziran ayında ilan edilen Amerika Birleşik Devletleri-İran barış çerçevesinin ardından bile, geçici bir ateşkes anlaşması sağlansa dahi operatörler normal geçişi yeniden başlatmaya hazır değildi.
Gemi Şirketleri Uyarıda Bulundu
Denizcilik sektörü kuruluşu BIMCO, üyelerine boğazın hâlâ tehlikeli olduğunu, temizlenmemiş mayınları birincil risk olarak gösterdi. Norveç’in gemi sahipleri derneği de geçişin nasıl yönetileceği ve ne kadarının mayınlı olduğu konusunda endişelerini dile getirdi. Bu uyarılar, bölgedeki denizcilik faaliyetlerinin kısa vadede tam olarak normale dönmesi konusunda ciddi bir belirsizlik barındırdığını ortaya koyuyor.
Savaş başlamadan önce boğaz, küresel deniz yoluyla taşınan petrolün ve sıvılaştırılmış doğal gazın yaklaşık yüzde 20’sinin aktığı bir kanaldı. İran ve Ukrayna’daki çatışmalar, hem Rusya hem de Pers Körfezi bölgesinden gelen petrol akışını azaltarak küresel arz havuzunu küçülttü ve fiyatları yukarı itti.
Bölgedeki gerilimin sürmesiyle birlikte durum daha da karmaşık bir hal aldı. Daha uzun seferler ve boğazın etrafında yapılan nakliye işlemleri, gemileri meşgul ederken kiralama için kullanılabilir sayıyı azalttı. Bu durum, petrolün en kritik lojistik halkasında bir darboğaz yaratırken, küresel enerji tedarik zincirinde yeni bir risk unsuru olarak öne çıkıyor.
Bölgedeki son gelişmelerde İran, geçen Perşembe gecesi Hormuz Boğazı’ndan geçmeye çalışan bir petrol tankerine saldırı gerçekleştirdiğini açıkladı. Bu gelişme, zaten gerilimli denizcilik ortamına ek bir belirsizlik katarken, operatörlerin normal geçişi yeniden değerlendirmesi bekleniyor.
Bu gelişme hakkında düşüncelerinizi, donanım deneyimlerinizi veya sorularınızı Topluluk Forumumuzda paylaşın.
Foruma Katıl & Yanıtla ➔



1 yanıt
[…] Çekebilir: Küresel Enerji Piyasalarını Sarsan Tanker Eksikliği Petrol Taşıma Ücretlerini Tarih’in … Kaynak: Design-milk […]