794 fit uzunluğundaki Ritz-Carlton Yacht Collection’ın üçüncü gemisi olan Luminara, on kat boyunca yayılan 226 süit ile dikkat çekiyor. Tasarımı, Malta’nın tarihi deniz fenerlerinden ve Valletta Şövalyeleri’nin mirasından ilham alsa da, çoğu misafirin sonsuzluk havuzunun kenarında kokteyl keyfi yaparken bu estetik bağlantıyı fark etmeyebilir. Ancak, bu geminin temelinde yatan, modern bir sahil resortu konsepti ve bunun için harcanan önemli miktardaki yatırım inkar edilemez.
Ritz-Carlton Yacht Collection’ın Luminara gemisini keşfedin.
Denizin akışkanlığını yansıtan studio Chapi Design, ortak alanları her yerde kıvrımlarla donatmış ve burada hayran kalacağınız pek çok detay bulunuyor. Örneğin, hiçbir yer kruvaziyer gemilerindeki ucuz plastiklere benzemiyor; bu sayede denizde olduğunuzu unutmak bile mümkün. “Living Room” olarak adlandırılan ve bir zamanlar konser salonu olan alan, şimdi piyano barı olarak hizmet veriyor ve Calder ile Matisse’in eserleri, Poliform’un Stanford Bridge koltukları ile çevrili. Bir Martini bardağı döküldüğünde bile, bu detaylar “yüksek sosyeteye ait” bir hava katıyor.
Gemi güvertesindeki mobilyalar da oldukça lüks. Vondom’un Tulum Koleksiyonu ve Talenti’nin George güneşlenme yatakları gibi parçalar kullanılmış. Humidor bölümünde, Poltrona Frau’nun Time Lounge deri koltukları bulunurken, Art Bar’da Minotti’nin döner Torri Bold koltukları, Cycladic heykellerin altında yer alıyor; burası adeta bir galeriye benzeyen ve barmenlerden özel kokteyller sipariş etmeye teşvik eden bir alan.
AD Associates tarafından tasarlanan süitler ise her biri özel teraslara sahip. Özellikle “Owner’s suites” olarak adlandırılan en lüks odalar, geniş terasları ve jakuzi imkanıyla dikkat çekiyor. Ancak, daha uygun fiyatlı olan “Grand Suite” de aynı konforu sunuyor; burada yemek masası, rahat oturma alanı, büyük yatak, iki lavabo, ayrı küvet ve duşakabin bulunuyor.
Kullanılan malzemeler ise sıcaklık hissi uyandıran detaylara sahip. Ahşap kaplamalar, Emporada kireç ocaklarından elde edilen mermerler ve dumanlı görünümlü camlar kullanılmış. Mobilyalar ise dünyaca ünlü üreticilerin eserlerinden oluşuyor: Minotti’nin alçak tasarımlı parçaları, Giorgetti, Molteni, Talenti koltukları, Duc-Duc sofaları ve özel tasarım Ligne Roset sofaları bir araya getirilmiş. Bu detaylar, geminin tasarımında herhangi bir kısıtlamanın olmadığına işaret ediyor.
Sonuç olarak, Luminara’nın bir yat mı yoksa son derece lüks bir gemi mi olduğu tartışmalı olsa da, üçüncü Poltrona Frau koltuğunuzu gördüğünüzde bu semantik tartışmanın anlamsızlığını fark edeceksiniz.
Luminara, Mayıs ayına kadar Güneydoğu Asya rotalarında seyredecek ve ardından Alaska’ya doğru yol alacak. Fiyatlar kişi başı 8.800 ABD dolarından başlıyor (yaklaşık 64.732 TL).
Kaynak: Wallpaper