Florida’nın ABD Senato yarışında, beklenmedik bir şekilde ilerici Angie Nixon, Demokrat Parti’nin ön seçimlerini kazanarak eski ordu istihbarat subayı Alexander Vindman’ı geride bıraktı. Bu sonuç, Demokrat çevrelerde büyük yankı uyandırdı ve Kasım ayındaki genel seçimlerde Cumhuriyetçi Ashley Moody ile yapılacak mücadele öncesinde önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Nixon, 975.000 dolarlık fonla yarışa girerken, Vindman’ın elindeki kaynaklar 16,3 milyon doları buluyordu. Bu durum, Nixon’ın zaferini daha da anlamlı kılıyor. Vindman, Donald Trump döneminde ulusal güvenlik konseyinde görev yapmış ve başkanın Ukrayna ile ilgili politikaları hakkındaki açıklamalarıyla tanınıyordu.
Demokratlar, genel seçimlerde Ashley Moody’nin karşısına güçlü bir aday çıkarmayı hedefliyor. Ancak, partinin içindeki farklı görüşler, ön seçimlerde belirginleşti. Nixon’ın zaferi, ilerici kesimin sesini yükseltirken, merkez görüşleri savunanların da etkili olduğunu gösteriyor.
Nixon, Jacksonville doğumlu ve DeSantis’in politikalarına karşı aktif bir şekilde muhalefet ediyor. Bu bağlamda, eyalet valisinin ofisinde düzenlenen bir protesto eylemine katılmasıyla ilgili olarak hakkında açılan davayla da gündeme gelmişti.
Vindman’ın kampanyası, öncelikle Moody’ye odaklanırken, Nixon ile bir tartışma düzenlemeyi kabul etmedi. Nixon, daha önce Tampa Bay Times gazetesine yaptığı açıklamada, “Floridalılar, Washington DC’deki siyasi çevrelerin kendileri için kimin uygun olduğuna karar vermesine izin vermemeli” demişti. told the Tampa Bay Times

Vindman, yarışın ardından Nixon’ı tebrik ederek, “Güçlü bir kampanya yürüttü. Ashley Moody ile mücadelede onun yanında olacağım. Umarım siz de bize katılırsınız” şeklinde bir mesaj yayınladı. post
Nixon’un zaferi, Demokratik Sosyalistler Amerika (DSA) tarafından desteklenen diğer adayların kazandığı ön seçimlerle örtüşüyor. Bu durum, ilerici hareketin ülke genelindeki etkisini gösteriyor.
Ancak, Florida’daki diğer ön seçimlerde, Debbie Wasserman Schultz gibi partinin köklü isimleri de zafer elde etti. Wasserman Schultz’un yeni bir ilçede yarışması ve Jared Moskowitz’in de ilerici bir rakibini yenmesi, Demokrat Parti içindeki farklı dinamikleri gözler önüne seriyor.
Moskowitz’in Doge (Department of Government Efficiency) girişimi konusundaki tutumu ve ICE’ye yönelik politikaları, ilerici kesimden eleştiriler alırken, İsrail’e olan desteği de tartışmalara yol açtı. Bu gelişmeler, Kasım ayındaki genel seçimler öncesinde Demokrat Parti içindeki rekabetin devam edeceğini gösteriyor.
Kaynak: guardian-culture