Wallpaper Architects’ Directory 2026’ya seçilen In Sinu Architectes, Fransa’nın Barbizon bölgesinde yer alan ve ormanla bütünleşen etkileyici bir konut projesi olan “Maison de l’Orée” ile dikkat çekiyor.
In Sinu Architectes, Cassandre Verdier ve Elena Cadouin tarafından 2024 yılında kurulan bu mimarlık ofisi, yenileme ve restorasyon projelerine odaklanarak her projede bütüncül bir yaklaşım benimsiyor. Mimari, iç mimari ve tasarımın farklı ifadeler olduğunu savunan ofis, projelerini tasarlarken öncelikle çevreyi, tarihi ve mevcut yapıları dikkatlice inceliyor. Sonuç olarak, doğal özellikleri vurgulayan anlamlı projelere imza atıyorlar.
“Her proje, bir alanın, mevcut bir yapının veya manzaranın özelliklerini ortaya çıkarma fırsatıdır,” diyen mimarlar, ne taklitçiliği ne de bağımsız formel yaklaşımları tercih ediyor. Onlara göre önemli olan, mimari ile çevresi arasındaki etkileşim: bazen süreklilik, bazen zıtlık yoluyla, her iki unsurun algısını güçlendiren bir ilişki kurmak.
Mimarlar, mimarinin insanların bir yeri nasıl kullandığı üzerindeki dönüştürücü gücüne odaklanıyor. Her elemanın ve detayın yerini bulduğu bu süreçte, tasarım pratiği de aynı bütüncül yaklaşımla sürdürülüyor. “Bir binayı tasarlarken olduğu kadar, bir masayı veya bir lambayı da aynı özenle tasarlıyoruz. Bu vizyonun sürekliliği, kimliğimizin merkezinde yer alıyor,” diye belirtiyorlar.
Ofisin adı olan “In Sinu” (Türkçe: “katmanların içinde”), bu felsefeyi yansıtıyor. Mimarlar, sadece “yerinde mimari” değil, aynı zamanda bir bölgenin katmanları içine yerleşen ve yer ile proje arasında anlamlı bir ilişki kuran bir mimari yaratmayı hedefliyorlar.
Maison de l’Orée projesinde, mimarlar öncelikle alanın ışığını, topografyasını, malzemelerini, tarihini ve yapının nasıl kullanılacağını anlamaya çalışıyor. Bu unsurlar, projenin temel malzemesi haline geliyor. Barbizon bölgesindeki ormanla çevrili bir arazide yer alan bu konut, müşterinin araziyi satın almasının ardından ortaya çıkmış.
Mimarlar, evi ormanın yönüne doğru konumlandırarak, yapıyı çevresiyle bütünleştiriyor. Evin dış cephesi, doğal renklerdeki ahşap kaplamalarla çevredeki çam ağaçları ve bitki örtüsüyle uyum sağlıyor. İç mekanda da aynı doğal malzeme paleti devam ediyor: meşe ağacından üretilmiş detaylar, özel tasarım dolaplar ve Fontainebleau kireç taşından yapılmış bir şömine, ormanın dokusunu evin içine taşıyor.
Fırçalanmış paslanmaz çelikten yapılmış bir mutfak adası, modern bir dokunuş katarken aynı zamanda hem gündüz ışığını yansıtıyor hem de ağaçların gölgelerini evin içine getiriyor. Proje kapsamında özel tasarım mobilyalar da yer alıyor: hem sabit parçalar hem de bağımsız elemanlar, evin genel tasarım konseptiyle uyumlu olarak tasarlanmış.
“Yaklaşımımız bütüncül. Mimarlar olarak her projeyi, alanla olan ilişkisinden başlayarak mobilya ve aksesuarlara kadar her detaya dikkat ederek kurguluyoruz,” diyen mimarlar, Maison de l’Orée ile iç mekanın ve mimarinin birbirine ve çevreye entegre olduğu bir yaşam alanı yaratıyorlar.
Wallpaper Architects’ Directory 2026, dünya çapındaki yükselen yetenekleri bir araya getiren özel bir indeks olarak 2000 yılında başlatıldı. Bu yılki 25. sayıda, Wallpaper’ın 30 yıllık geçmişine paralel olarak 30 genç ofis yer alıyor. Bu sayfa, dünyanın dört bir yanından ilham verici projelerle dikkat çeken ve özellikle konut alanında öne çıkan stüdyoları tanıtıyor.
Bu yılki listede, , Bahreyn, Benin, , , Şili, , , Ekvador, Gana, , , Fildişi Sahili, İtalya, Japonya, Kenya, Kuveyt, Hindistan, , Yeni Zelanda, Suudi Arabistan, , İspanya, , Birleşik Krallık, ABD ve Vietnam’dan genç stüdyolar yer alıyor. Wallpaper Architects’ Directory 2026 ile mimarlık dünyasının geleceğine dair umut verici fikirler ve projeler keşfediliyor.
Kaynak: Wallpaper