Louis Comfort Tiffany’nin lamba tasarımları ve vitray çalışmaları büyük beğeni toplarken, bu ünlü markanın arkasındaki sanatçının kişiliği hala gizemini koruyor. İki yeni sergi, onun tüm yeteneklerini gözler önüne sermeyi amaçlıyor.

Nassau County Müzesi’nde “Louis Comfort Tiffany: Gilded Çağ Sanatçısı” adlı sergide, sanatçının hayatı boyunca yaptığı ancak pek bilinmeyen 130 eser yer alıyor. Ekim ayında ise Metropolitan Sanat Müzesi, Tiffany’nin çizim koleksiyonundan oluşan yaklaşık 120 eseri “Tasarım: Gilded Çağ” sergisinde ziyaretçilerin beğenisine sunacak.

Tiffany, resim yapmanın yanı sıra cam tasarımına da büyük önem vermişti. Opalescent Favrile camı ve vitraydaki yeni yaklaşımlarıyla dikkat çekmişti. Vitray çalışmalarında renklerin cama yerleştirilmesiyle farklı bir estetik yaratmıştı.

Stüdyo çalışmaları kolektif bir çabaydı. Agnes Northrop, Clara Driscoll ve Julia Munson gibi kadın tasarımcılar, Tiffany’nin çalışmalarının şekillenmesinde önemli rol oynamıştı. Driscoll, cam kesim bölümünün başı olarak, cam parçalarından lamba yapma fikrini ortaya atmış ve Northrop ise karmaşık botanik ve doğal sahneleri nefes kesen vitraylara dönüştürmüştü.

Bu tasarımlar, Metropolitan Müzesi’nde sergilenecek olan çizimler arasında yer alıyor. Tiffany ve Northrop’un imzası bulunan “Dört Mevsim” vitray tasarımı da bu koleksiyonun bir parçası. Bazı tasarımların sanatçısı belirtilmemişken, bazıları ise Tiffany’nin kendi imzasını taşıyor.

Bu in-progress çalışmalar, karmaşık matlara sahip olanların yanı sıra fotoğraf karesiyle oluşturulmuş olanlarla da dikkat çekiyor. Bu çizimler, birer sanat eseri olarak değerlendiriliyor.

Tiffany, 1933 yılında vefat ettiğinde, eserlerinin modası geçmiş haldeydi. Ancak yıllar sonra, özellikle diş hekimi Egon Neustadt’ın koleksiyonu sayesinde Tiffany’nin çalışmaları yeniden keşfedildi. Bugün, bu çalışmalar önemli müzelerde sergileniyor ve koleksiyonerlerin ilgisini çekiyor.

Lillian Nassau, Tiffany’nin çalışmalarını yeniden gündeme getirerek bir canlanma yarattı. Onun galerisinden birçok eser ünlü koleksiyonerlere ulaştı. 1960’larda ise bu çalışmalar, önemli sergilerde yer aldı.

Günümüzde, Tiffany’nin çalışmaları hala popülerliğini koruyor ve koleksiyonerler tarafından yüksek fiyatlara alınıyor. Magnolia lambası gibi bazı eserler milyon dolarlara ulaşırken, Dandelion lambası da önemli bir değere sahip.

Bu sonbaharda açılacak sergiler, Tiffany’nin çalışmalarına daha fazla ilgi uyandırabilir. Ancak en önemlisi, bu sergilerin sanatçının kişiliğini ve yaratıcılığını ortaya çıkarmasıdır.

Kaynak: Artnet News