Grant Gee, 20 yıldır popüler bilim, teknoloji ve kültür yayınlarında görev yapan deneyimli bir başyazar ve haber editörüdür. Kariyerine Radiohead’den Orhan Pamuk’a kadar birçok sanatçının hayatına ışık tutan yapımlarla damga vurmuştur.

Gee’nin yeni filmi, caz piyanosu dünyasını değiştiren Bill Evans’ın hikayesini anlatıyor. Film, 1961 yılını konu alarak, genç çiftçi Scott LaFaro’nun ölümünden sonra derin bir kederin içine giren Evans’ın hayatına odaklanıyor.

“Tüm filmlerim bir hayranın gözünden anlatılıyor,” diyor Gee. “İlk başta bir ilgi doğuyor, bu ilgi bir tutkuya dönüşüyor ve sonunda o sanatçı hakkında her şeyi öğrenme arzusu ortaya çıkıyor.”

An artificial arm, with red-painted fingernails, throwing a glass apple over a chessboard.

Gee’nin Bill Evans ile olan ilişkisi, eski bir fotoğraf albümünde gördüğü bir fotoğrafla başladı. Fotoğraftaki Evans, yeni bir basçı ve davulcuyla birlikteyken, aynı zamanda hayalet gibi görünüyordu. Bu görüntü, Gee’yi Evans hakkında daha fazla bilgi edinmeye teşvik etti.

Owen Martell’in “Intermission” adlı romanı, Gee’ye bu hikayeyi anlatma konusunda ilham kaynağı oldu. Roman, Evans’ın hayatındaki zorlu döneme odaklanıyor ve onun New York’taki ağabeyinin evinde, daha sonra Florida’daki ebeveynlerinin yanında kalmasını konu alıyor.

A man with slicked-back hair and glasses, wearing a dark suit

Gee, Martell’in romanını filme uyarlarken, belgesel yapımının getirdiği sınırlamaların ötesine geçmenin heyecanını yaşadı. “Belgesellerde, karşılaştığınız durumla başa çıkmak zorundasınız. Ancak bir kurgu filminde her sahne dikkatlice planlanır ve yönetilir,” diyor Gee.

Filmdeki müzik sahneleri konusunda ise farklı bir yaklaşım sergilendi. “Bazen oyuncuların müziği çalması sıkıcı olabilir,” diyor Gee. “Bu yüzden, filmin hikayesi müziğin durduğu anlara odaklanıyor.”

A man in a check shirt with his profile to the camera

Anders Danielsen Lie, Bill Evans’ı canlandırırken olağanüstü bir performans sergiliyor. Lie, hem fiziksel benzerliğiyle hem de müzikal yeteneğiyle dikkat çekiyor.

Film, Bill Evans’ın hayatındaki trajik olayları da ele alıyor. Ellaine’in intiharı ve ağabeyi Harry’nin ölümü gibi olaylar, filmin duygusal yoğunluğunu artırıyor.

A man in a roll-neck sweater with short blond hair staring at the camera
‘You’ve got to show people what the fuss is all about’ … Grant Gee. Photograph: Eamonn McCabe/The Guardian

Bill Evans’ın müziği, film boyunca önemli bir rol oynuyor. Özellikle “Suicide Is Painless” şarkısının farklı yorumları, filmin anlamını derinleştiriyor.

Film, Bill Evans’ın hayatına ve sanatına ışık tutan etkileyici bir yapım olarak öne çıkıyor. İzleyicilere, bu efsanevi caz sanatçısının hikayesini daha yakından tanıma fırsatı sunuyor.

Google Haberler & Keşfet
Google’da Takip Edin
Son dakika haberlerini ve analizleri Keşfet akışınızda anında görün

Takip Et