Mallorca adası, uzun yıllardır sanatçılar ve yazarlar için bir sığınak olmuştur. Dik dağları, beyaz kumlu plajları ve gizli kayalık koylarıyla ünlü bu ada, dramatik manzarasıyla her zaman yaratıcı ruhlara ilham kaynağı olmuştur. Adanın en popüler yerlerinden biri olan Deià’da ise sanatseverlerin buluşma noktası haline gelmiştir. Bu tarihi mirası onurlandırmak amacıyla, La Residencia, A Belmond Hotel, İspanyol moda evi Loewe ile işbirliği yaparak, her yıl düzenlenen Loewe Foundation Craft Prize kapsamında, önceki yılların finalistlerinin iki aylık sürelerle bu özel otelde konaklayarak çalışmalar yapmalarını sağlayan bir sanatçı rezidansı programı başlatmıştır. Bu programın ilk konuğu ise Japon sanatçı Kaori Juzu olmuştur.
Palma de Mallorca’nın hareketli şehir merkezinden Deià’ya yapılan yolculuk oldukça etkileyicidir. Başlangıçta, zeytinliklerle çevrili düz bir araziye sahip olan yol, Serra de Tramuntana dağlarına doğru yükseldikçe, manzara kayalıklaşır ve yemyeşil bir hal alır. Yaklaşık yarım saat sonra, dolambaçlı yollarla zirveye tırmandığınızda, denizin muhteşem manzarası sizi karşılar. Deià ise, yüzyıllık kilisenin etrafında toplanmış, kum rengi taş evlerden oluşan bir kasabadır. Akşamları, dağların üzerine düşen sıcak ışık, kasabayı pembe ve turuncu tonlara boyar.
Müslümanlar tarafından orta çağda kurulan Deià, stratejik bir konumdaydı. Yüksekteki konumu sayesinde kıyı şeridini gören bu yerleşim, istilalara karşı daha güvenli ve Akdeniz korsanlarından korunuyordu. 19. yüzyılda, Avrupa soyluları, ılıman iklimi ve temiz dağ havası nedeniyle buraya gelerek sağlarına kavuşuyorlardı. Örneğin, ünlü Polonyalı piyanist Frédéric Chopin, yakındaki Valldemossa kasabasında tüberkülozdan kurtulmak için uzun süre kalmıştır. 1930’larda ise, İngiliz yazar Robert Graves bu yerin büyüsüne kapılarak burayı yaşam alanı yapmıştır. Ona, Anaïs Nin ve Pablo Picasso gibi isimler de eşlik etmiştir.
Bu geleneği sürdüren sanatçı ve takı tasarımcısı Kaori Juzu, yaz aylarında La Residencia’da konuk sanatçı olarak bulunmuştur. Fukuoka doğumlu Juzu, 2023 yılında Loewe Foundation Craft Prize için yaptığı karmaşık tasarımlarla öne çıkmıştır. Sanatçının süreciyle ilgili olarak, “Metal parçalarını birleştirerek şekiller oluşturuyorum ve ardından bunları üzerine pudra haline getirilmiş camdan oluşan emaye ile renklendiriyorum. Emayeyi yüzeye serpiştirip birkaç kez fırınlayarak benzersiz bir derinlik ve renk elde ediyorum” açıklaması yapmıştır.
Loewe Craft Prize jürisinin dikkatini çeken eser, beyaz bir tuval üzerine yerleştirilmiş 108 adet küçük kompozisyondan oluşan bir gridir. Sanatçı, “108 sayısı Japon Budizmi’nde çok önemlidir. Geleneksel olarak, yeni yıl gecesi tapınaklarda 108 kez çan çalınır” diyerek eserin anlamını açıklamıştır. Eserdeki renkli metal parçalar, Memphis Group baskılarının soyut formlarını minik boyutlarda yansıtmaktadır. Sanatçının daha yeni eserleri ise, zeytin yapraklarının yeşili veya istiridye kabuklarının parlaklığı gibi doğal tonları kullanmaktadır.
Mallorca’da bulunduğu süre boyunca Juzu, yeni renkler ve formlarla denemeler yapmıştır. Her sabah, bahçıvanların düşen yaprakları temizlemek için geldiği otelin teraslarında, yaprakları toplayarak atölyesine getirir ve tuval üzerine yerleştirerek yeni renk kombinasyonlarından ilham almaktadır.
La Residencia, A Belmond Hotel, 2023 ve 2024 yıllarında Galleria Continua ile işbirliği yaparak ‘MITICO’ serisi kapsamında Daniel Buren ve Arcangelo Sassolino gibi sanatçıları ağırlamış, Liang Fu ve Berta De La Rosa gibi genç yeteneklere de destek olmuştur. Otelde ayrıca, İspanyol ressam ve heykeltıraş Joan Miró’nun eserlerinden oluşan geniş bir koleksiyon bulunmaktadır. Kaori Juzu’dan sonra, otel seramik sanatçısı Deirdre McLoughlin ve tekstil sanatçısı Dahye Jeong’u ağırlayarak, yeni nesil sanatçılara ilham vermeye devam edecektir.
Kaynak: Wallpaper