“Çok daha tuhaf, daha çılgın”: Alt-country’nin yeni bir nesli nasıl etkilediÄŸi

Waxahatchee ve Florry’den ABD’deki genç ÅŸarkı yazarlarına, Brown Horse ve Little Grandad’dan BirleÅŸik Krallık’taki gruplara kadar, bu alt türün içten duygusunu ve kendine özgü tonunu yeniden canlandıran birçok genç müzisyen var.

“Bu konuyu konuÅŸmak çok önemli çünkü yok olmaya yüz tutmuÅŸ durumda,” diyor Florry grubunun solisti, gitaristi ve ÅŸarkı yazarı Francie Medosch. BahsettiÄŸi ÅŸey, hem ABD’de hem de BirleÅŸik Krallık’ta birçok heyecan verici indie grubun, 1980’lerin sonlarında ve 1990’ların baÅŸlarında Uncle Tupelo (gelecek Wilco kurucu ortağı Jeff Tweedy) ve Bottle Rockets gibi grupların banjo, gitar ve akustik enstrümanları kullanarak yarattığı alt-country müziÄŸinden ilham alan eserler yapması.

BirleÅŸik Krallık’ta Brown Horse ve Vegas Water Taxi, pedallı çelik gitar sesini kullanıyor; ilkinde bu, içten bir duyguyla birleÅŸiyor, ikincisinde ise İngiliz indie tarzıyla harmanlanıyor. Westside Cowboy ve Little Grandad, Wilco’nun erken dönemlerindeki keskin köklerine gönderme yaparken, Wyatt grubu daha rahat bir country rock tarzını benimsemiÅŸ durumda. ABD’de her zaman bu türden daha fazla ÅŸey olacaktır; Waxahatchee, Wednesday ve MJ Lenderman gibi güncel indie-rock sahnesinin öne çıkan isimlerinin yanı sıra Florry, Ratboys, Thomas Dollbaum, Fust, SG Goodman, Lily Seabird, Ryan Davis and the Roadhouse Band gibi birçok baÅŸka grup da var.

“Bu, ÅŸu anda müzik dünyasında gerçek bir dil,” diyor Julia Steiner, daha sert bir alt-country tarzına sahip Ratboys grubunun solisti ve gitaristi. “Bunun için çok heyecanlıyım. Basit malzemelerle gerçekten ilerici tarifler oluÅŸturabilen grupları görmek harika. Alt-country’nin güzelliÄŸi, aynı cowboy akorlarının kullanılması ancak filtrenin farklı olmasıdır. İnsanların bu temel fikirleri nereye taşıyabileceÄŸini görmek çok heyecan verici.”

Little Grandad grubu, bu yaz Communion ile üç albümlük bir anlaÅŸma imzaladı ve alt-country hakkında bile tam olarak bilgili deÄŸillerdi. “Brixton Windmill’deki Tim bana ‘Bu sahnedeki gruplara göz atmalısın’ dedi,” diyor grubun solisti ve gitaristi Harry Lower. “Wilco’yu biliyordum ama Uncle Tupelo gibi diÄŸer isimleri tanımıyordum. Son bir yıldır birçok müzik dinledim.”

Bu keÅŸifler arasında, 2013 yılında alkol bağımlılığı nedeniyle hayatını kaybeden Songs: Ohia ve Magnolia Electric Co grubunun solisti Jason Molina da vardı. “O kadar kırılgan ki,” diyor Molina hakkında. “Onu gerçekten hissedebiliyorum. Åžarkı yazarlığına olan inancım tam. Bir röportajında, Metallica ve metal gruplarını dinlediÄŸini ve bu müziÄŸi nasıl oluÅŸturduÄŸunu anlamadığını söylüyor. Bu, bizim yaptıklarımızla ilgili olarak kendime daha iyi hissetmemi saÄŸlıyor çünkü bazen tesadüflerle ortaya çıkan ÅŸeyleri yaratabiliyoruz.”

Bu röportajlar yapılırken, Londra alt-country’nin merkezi haline gelmiÅŸti. Bir Salı akÅŸamı, Brown Horse grubu Molina’nın ÅŸarkılarını yorumlayan bir etkinlikte sahne aldı; Alexis Taylor (Hot Chip) ve Lottie Pendlebury (Goat Girl) gibi isimler de performans sergiledi. Aynı hafta içinde Wilco da Londra’daydı; alt-country grubu Hovvdy açılış yaptı ve konserlerinde country tarzına ait eserlere de yer verdi. PerÅŸembe ve Cuma günleri ise Vermont’tan gelen Greg Freeman, iki sold out kulüp konseri verdi.

Herkes farklı yollarla aynı noktalara ulaÅŸmış durumda; ancak 20’li veya 30’lu yaÅŸlardaki tüm bu müzisyenler, kendi keÅŸifleriyle bu türle tanışmışlar, ebeveynlerinin arabalarında dinledikleri bir müzik olmamış. Steiner, çocukluÄŸunda country müziÄŸiyle büyümüş ve daha sonra alternatif rock’ı eklemiÅŸ. Medosch ise Lucinda Williams’ı tüm alt-country müziÄŸinin kaynağı olarak görüyor; aynı zamanda geniÅŸ bir müzik bilgisine sahip.

“Bu türün Neil Young ile baÅŸladığını söyleyebiliriz,” diyor Lower. Thomas Dollbaum, New Orleans’ta yaşıyor ve çocukluÄŸunda Bob Dylan gibi kaçınılmaz olanları dinlemiÅŸ; babaları da John Prine CD’lerini ona göndermiÅŸler çünkü onun bu tür müziÄŸe ilgi duyduÄŸunu biliyorlardı. Daha sonra kendi başına birçok ÅŸey keÅŸfetti; Jason Molina, Damian Jurado, Bill Callahan ve Richard Buckner gibi isimleri dinledi. Üniversitede bir arkadaşıyla müzik takas ediyorlardı.

Brown Horse grubu, American folk müziÄŸinin bir yorumunu yapan bir grupken, 2022’deki Black Deer festivalinde sahne almalarının ardından alt-country ile tanıştılar. “Bir buçuk yıldır çok sıkılmıştık,” diyor pedallı çelik gitarist Emma Tovell. “Drive-By Truckers’ı izlerken, onların nereden geldiÄŸini ve o gotik eski güney country müziÄŸinin nasıl bir ÅŸey olduÄŸunu fark ettik; ancak aynı zamanda rock tarzını da benimsediler ve bu bizi çok heyecanlandırdı. Ayrıca Wilco’yu da o festivalde gördük ve SG Goodman da 13:00’da 30 kiÅŸiye performans sergiledi. Eve döndüğümüzde, daha fazla ÅŸeyin peÅŸinden gitme zamanının geldiÄŸine karar verdik.”

Tovell, Brown Horse grubunun İskandinavya turnesinde, konserlerin %95’inin oturarak yapıldığı ve ortalama izleyici yaşının 65 olduÄŸu bir deneyim yaÅŸamış. Son yıllarda canlı gitar müziÄŸi dinleyicilerinin yaşı daha da gençleÅŸmiÅŸ durumda. Bu durum, pop müzikseverlerin rock müziÄŸe olan ilgisinin yeniden canlanması anlamına gelmeyebilir; ancak günümüzde insanlar iÅŸ veya eÄŸlence için ekranların önünde vakit geçirirken, insanların hala düzensizliÄŸin kutlandığı ve kenarların sürtünmenin sonucu olduÄŸu bir müziÄŸi dinlemesi önemli.

“Gençlerin, özellikle benim gibi millennials’ın, samimiyetten uzaklaÅŸmak yerine insanlığımızı kucaklama konusunda gerçek bir arzu olduÄŸunu düşünüyorum,” diyor Steiner. “Ekranların önünde vakit geçirmek yerine, insanların hala düzensizliÄŸin kutlandığı ve kenarların sürtünmenin sonucu olduÄŸu bir müziÄŸi dinlemesi önemli.”

“Bir country ÅŸarkısıyla çok ÅŸey anlatılabilir,” diyor Medosch. “Çok samimi olabilir veya mesafeli olabilirsiniz; formu deÄŸiÅŸtirebilirsiniz.” İngiliz grupların da aynı ÅŸeyi hissettiÄŸini görmek onu ÅŸaşırtmış. “İngiltere’de olanlar, Amerikan müzisyenleri için gerçekten ÅŸaşırtıcı bir durum.”

Amerikan grupları hala geleceklerini ÅŸekillendirirken, birçok grubun zaten birkaç yıl ve birkaç albüm geçmiÅŸte. Florry’nin sonraki albümü Broadway ÅŸarkılarına ve Karayip rock ÅŸarkısına yer verecek; bu nedenle Medosch, bu anın tarihe kaydedilmesinden memnun.

Bu röportajın sonunda, Steiner “post-country” terimini tanıyıp tanımadığımı sordu. “Onu ilk kullandığımda bir ÅŸaka olarak kullanmıştım ama ÅŸu anda insanların onu kullandığını görüyorum,” diyor. “Üniversitede Dave ile tanıştım; o gitarist ve partnerim. O bana daha önce hiç duymadığım grupları gösterdiÄŸinde, ‘post-hardcore’ ve ‘post-rock’ gibi terimleri kullanıyordu ve ben de ‘bunlar ne?’ diye sordum. Bu benim için çok komikti ve biz de müziÄŸimiz için ‘post-country’ demeye baÅŸladık.”

Bu hala bir isim arayan bir tür; belki de bu sadece bir tür değil, aynı zamanda ortak bir amaç duygusu. Ancak bu gerçek ve harika geliyor.

İlginizi Çekebilir: Bermuda’yı Ziyaret Etmek İçin En İyi Zamanlar →
Kaynak: The Guardian ↗