Berlin’in doÄŸu kesiminde, 1950’lerde kurulan eski bir radyo yayıncılık merkezi binasında, Tour Circadian adlı çay atölyesi, Japon kökenli gyokuro yeÅŸil çayını modern bir üretim ve sunum anlayışıyla buluÅŸturdu. Kurucu Mahmoud Abdelhafez’in yönettiÄŸi mekân, 230 metrekarelik alanda 18 saat süren soÄŸukdemleme süreciyle elde edilen, ÅŸekerli olmayan ve karbondioksit içermeyen çayları, geleneksel seramik fincanların yerine Alman markası Zieher’in uzun saplı ÅŸarap kadehlerinde sunarak sake geleneÄŸine bir gönderme yapıyor.
Bu yaklaşımın kökeninde, Japon diplomasisinin sembolü haline gelen gyokuro çayının tarihi yatıyor. 19. yüzyılın baÅŸlarında Japonya’nın kendi imzasını taşıyan bir çay geliÅŸtirmeye yönelik ambisyonunun ürünü olan bu çay, güneÅŸte yetiÅŸen sencha çeÅŸitleriyle farklı olarak en fazla dört katmanlı kumaÅŸla gölgede yetiÅŸtirilebiliyor. İmparatorluk sarayında ÅŸiir okumaları ve devlet törenlerinde ikram edilen gyokuro, bugün ise Berlin’in galerici, tasarımcı ve iÅŸ insanı çevrelerinde alkol içermeyen bir alternatif olarak talep görüyor.
Korunan Bir Kabuk İçinde Yeni Bir Dil
Funkhaus binası, Almanya’da eÄŸitimini alan mimar Franz Ehrlich’in tasarımıyla inÅŸa edilen ve DoÄŸu Berlin’in GDR dönemi yayıncılık merkezidir. Abdelhafez, bu mekânı tek bir kabuk olarak devralırken bina için uzun vadeli eriÅŸimin bir ÅŸartı olan orijinal yapının korunmasını da göz önünde bulundurdu. Arka tarafta görünen ve koruyucuların muhafaza etmesini istediÄŸi yumurta kabuÄŸu mavi boyalı beton direk ve kiriÅŸler, alanın mimari özünü koruma koÅŸuluna iÅŸaret ederken, düzenlemeye uygun bir üretim alanı için bölme duvarlar eklenmiÅŸtir.
“Bence bu mekânı tasarlamada en belirgin not, zaten burada olanla oynamamış olmaktır,” diyor Abdelhafez. “Orijinal kabuÄŸu çok az müdahale ederek aynı görünüme ve hisse sahip kalmayı baÅŸardık; iç mekanı ona uydurduk.”
Bence bu mekânı tasarlamada en belirgin not, zaten burada olanla oynamamış olmaktır. Orijinal kabuğu çok az müdahale ederek aynı görünüme ve hisse sahip kalmayı başardık; iç mekânı ona uydurduk.
Mahmoud Abdelhafez, Tour Circadian kurucusu
Sadece Tat DeÄŸil, Dokunma ve Ses de Dahil
Abdelhafez, duyusal bir deneyimin tat, dokunma, görme ve ses boyutlarını birleÅŸtiren bir alan hayal etti. Kafe’de bakır kaplama ve banyoda bakır lavabolar, metalin doÄŸal antimikrobiyal özelliklerini hesaba katarken, kafe çerçevesini saran siyah bitiÅŸ aynı zamanda tavan üzerinde de sürdürüldü. “Siyah, tüm çayların eÅŸitleyicisidir,” açıklamasını yapan Abdelhafez, “YoÄŸun bir çay ihale pazarında tüm çaylar genellikle siyah tabakalara dizilir. Çiftçiler, alıcılar ve satıcılar siyah tabakalardaki çayı anında görerek herhangi bir yabancı madde olup olmadığını tespit edebilir.”
Dekoratif unsurlar atölye içinde minimumda tutuldu; yalnızca birkaç bitki ve İsviçreli sanatçı Tanja Schaub’a ait seyrek asılı soyut eserler dikkat çekiyor. Abdelhafez, vizyonunda İsviçre geometrisinin etkisini iÅŸaret ederken, 1950’lerde ortaya çıkan ve Funkhaus’un da inÅŸa edildiÄŸi aynı onyılda köklenen, hassasiyet ve ızgara yapısına dayanan grafik tasarım yaklaşımına atıfta bulunuyor.
Kadeh Üzerinde Bir Tören
Geleneksel çay törenlerinde masanın başında oturan bir misafir olmasına karşın, Abdelhafez daha eÅŸitlikçi bir oturmak felsefesi benimsedi. Kuzey Berlin’deki bir atölyede İsviçreli bir üretici tarafından üretilen özel dökme beton masa, gömülü LED ışık ÅŸeritleriyle orta noktayı iÅŸaret ederken, beÅŸ adet Pierre Jeanneret ilhamlı meÅŸe ve rattan sandalyeyle tanımlanan misafir tarafını sunum tarafından ayırıyor. Bu düzenlemeye göre en fazla beÅŸ kiÅŸilik gruplar daha samimi, rehberli bir deneyim paylaÅŸabiliyor.
Circadian’ın ürettiÄŸi soÄŸukdemleme gyokuro çayları arasında Ocean Umami ve Cocoa Finish çeÅŸitleri yer alıyor. Ürünler 3 Eylül’den itibaren basılı olarak kiosklarda, Apple iOS üzerinde Wallpaper uygulaması aracılığıyla ve Apple News+ abonelerine sunulacak.
OKUR YORUMLARI (1)