Hollandalı mimarlık şirketi MVRDV, Wynwood semtinde yer alan Woma karma kullanım binasını, merkezi bir meydan ve renk bloklarıyla ayrılmış bir cephe ile tasarladı.
Uribe Schwarzkopf tarafından geliştirilen Woma, Wynwood’un eski sanayi bölgesinde yer alıyor ve şu anda duvar resimleri ve eğlence tesisleriyle tanınıyor. Bu proje kapsamında 163 konut inşa edilecek.
MVRDV, cephe sistemini tasarlarken farklı renkleri kullanarak ve sütunların genişliğini ve desenlerini değiştirerek binayı görsel olarak parçaladı.
MVRDV’nin kurucu ortağı Jacob van Rijs’e göre bu tasarımın amacı binayı insan ölçeğine yaklaştırmak.
“Woma sadece görsel olarak değil, aynı zamanda işlevsel olarak da semt odaklı bir yapı,” diyen van Rijs, “İnsan ölçeğini ve yaya bağlantısını ön planda tutarken, bol miktarda yeşil alan, semt dükkanları, olanaklar ve çeşitli konut seçenekleri sunarak insanların buluşabileceği, etkileşimde bulunabileceği ve Wynwood Norte topluluğunun bir parçası hissedebileceği bir yer yaratmayı amaçlıyoruz.”
Kırmızı, mavi, sarı ve yeşil renkler, bölgedeki moda sektörüne gönderme yapıyor. Ayrıca bazı cephelerde, metalik desenli paneller kullanılarak dokusal bir zenginlik sağlanmış.
MVRDV, genel olarak cephenin “tekstil ilhamlı” olduğunu belirtiyor.

Moda ile olan ilişkiyi daha da güçlendirmek için, yapı aynı zamanda Miami merkezli moda tasarımcısı Rosita Hurtado’nun bulunduğu ofis ve atölye olarak kullanılacak. Onun bölümünün girişi, Hurtado’nun tasarımlarından ilham alınarak altın rengi, pul şeklinde elemanlarla vurgulanacak.
Yapının genel formunda ise çeşitli geri çekmeler ve çıkıntılar bulunuyor; bu unsurlar, MVRDV’nin yapıyı “yığılmış bloklar” serisi olarak tanımlamasına katkıda bulunuyor.
Çıkıntılar, binanın dış cephesindeki kalın yapısal elemanları ortaya çıkarıyor; bu elemanlar eğimli ve birbirini kesen hatlara sahip, böylece yapının bazı kısımlarında düzensiz bir görünüm sağlıyor.
Merkezi meydana geniş bir merdivenle erişilebiliyor; bu merdiven, Hurtado’nun cephesine bitişik olarak yer alıyor ve ziyaretçilerin yapı boyunca ilerlemelerine olanak tanıyor. Meydanda ve zemin katında bazı girişler ise kemerli olarak tasarlanmış.
Woma’da yeşil çatılar bulunuyor; bu alanların bazısı sosyal kullanım için ayrılmış, ayrıca bir de çatı havuzu ve pickleball sahası mevcut.

Uribe Schwarzkopf CEO’su Joseph Schwarzkopf, yapıyı bir “mozaik” olarak nitelendirerek, topluluğun ifadesi olduğunu vurguladı.
“Şehirler sadece beton ve camdan ibaret değildir; ilişkilerden oluşur,” diyen Schwarzkopf, “Woma da Wynwood’un kendisi gibi bir mozaiktir: kimliklerin, yaratıcılığın ve topluluğun bir araya gelmesiyle oluşan bir yapı. Cephe, semtin sanat, zanaat ve moda ile olan derin bağını yansıtarak, sadece bu bölgede var olabilecek bir yapı oluşturuyor.”
MVRDV, Amerikan şehirlerinin karmaşık yapısıyla başa çıkarken benzer bir yaklaşım sergilemiştir. Örneğin, New York’taki Harlem semtinde yer alan ilk ABD projesi olan Radio Tower and Hotel adlı yapı da renkli bir tasarıma sahip.
Çin’de ise bu yaklaşımı daha da ileriye taşıyarak, Shenzhen’deki kültürel kompleks tasarımında sadece cephede farklı renkler kullanmakla kalmayıp, farklı malzeme türlerini de bir araya getirmiştir.
Hollanda’daki kendi şehirleri Rotterdam’da ise, yakın zamanda “yeni dünya harikası” olarak nitelendirilen yeşillikler içindeki hacimlerden oluşan yapısıyla dikkat çekmiştir.
Görseller Uribe Schwarzkopf tarafından sağlanmıştır.
OKUR YORUMLARI (1)