Kariyer ajansı Collate Form, tasarım dünyasına yeni bir platform olan “Lobby” adlı girişimle tanıtımını gerçekleştirdi. Platformun ilk koleksiyonu için 30’dan fazla tasarımcı, üretici ve atölye, 1930’ların modası ve iç mimarısı ilhamıyla kurgulanan hayali bir otel suite’i ve giriş alanına özel sınırlı sayıda mobilya ve nesne tasarladı. Sergi, Londra’daki Hackney semtinde bulunan Yorkton Workshops’ta 12-20 Eylül tarihleri arasında, London Design Festival kapsamında ziyaretçilerle buluşuyor.

Bir Marka ile Bir Perakendeci Arasında Yeni Bir Model

Lobby’nin kurucusu James Garis, platformu yeni ve köklü tasarımcıların ürün fikirlerini geliştirebileceği ve bu fikirleri piyasada test edebileceği bir alan olarak konseptledi. Amacı, markalarla perakendeciler arasında bir konumda yer alarak tasarımcılara deneme yapma özgürlüğü tanıyacak ama aynı zamanda kuratörlük anlayışını koruyacak bir yapıyı oluşturmak.

Garis, Dezeen’e verdiği açıklamada sektördeki boşluğu şöyle betimledi: “Yıllar içinde çok sayıda harika ve yetenekli tasarımcı ile üreticiyle tanıştım ama çalışmalarını herhangi bir kontrollü biçimde yönlendirecekleri bir yer bulamadılar. Herhangi bir yetkin tasarımcının eserini koyabileceği hizmetler ve web siteleri var, ancak bunlar kuratörlük görmüyor, bu yüzden asla markası gibi hissettirmiyor.”

“Boudoir Gibi” Bir Paris Otelinde Yaşamaya Layık Nesneler

Lobby’nin modelinin farklı yanı şudur: Her ürün sergisinde katılan tasarımcılar ve üreticilerden belirli bir temaya yanıt vermeleri isteniyor. İlk seride Garis, Paris’teki “boudoir benzeri” bir otelde yaşamaya layık bir nesneyi talep etti ve ardından katılımcılarla ürünün son geliştirme aşamalarında yakın çalıştı.

Serginin iki odasında, resepsiyon alanı, salon mekanı ve yatak odası olmak üzere farklı bölümlerde sunulan 40’dan fazla nesne arasında art deco tarzı ve malzeme deneyimleri öne çıkan başlıca temalar yer alıyor.

Maille by Edward John Milton at Collate Lobby

“Sektördeki pek çok kişi markalar tarafından eziliyor, ama biz mümkün olduğunca adil olmaya çalışıyoruz. Ben bir tasarımcı değilim ama mobilya tutkunuyum ve neyin satıldığını anlıyorum. Bu model bana bu tasarımcılar için yapabileceğim şeyi görmek şansı veriyor; işe yaramazsa fikirleri başka bir yere taşıyabilirler.”

James Garis, Lobby Kurucusu

Bu yaklaşım, her ürün serisinde tasarımcılara belirli bir özgürlük tanırken, platformun da seçici duruşunu korumasını sağlıyor. Katılımcıların eserleri sipariş edilebilir durumda ve Lobby bu ürünler için en az üç yıl boyunca tescilli haklara sahip.

Sahada: Metal Aynadan Tunç Fenera Kadar Çeşitli Eserler

Neredeyse tüm sergilenen eser, tasarımcılar tarafından özel olarak Lobby için geliştirildi. Öne çıkanlar arasında Jaclyn Pappalardo’ya ait parlatılmış metal ayna, Edward John Milton’ın zincir halası (chainmail) bölücü ekranı ve Matthew Coules’ın tasarladığı salon koltuğu yer alıyor.

Koleksiyonun yanı sıra küçük eşyalar ve aksesuarlar da bulunuyor: Alexander Shayle’in laklı reçine lambası, Thomas Wheller’ın dökme bronz masa feneri, Les Keepers’e ait renkli ipek şallar ve Maison S Sommet’in espresso fincanları öne çıkıyor.

Vega Lounge Chair by Matthew Coules at Collate Lobby

Edward John Milton, zincir halası bölücü ekranını katkıda bulundu; Josh Page’in Acid zemin lambası ise oyulmuş teak kaplamalı meşe-plywood taban ve mavi dikişli poplin gövde ile birleşiyor.

Dezeen

Serginin diğer öne çıkan parçaları arasında Josh Page’in oyulmuş teak kaplamalı meşe-plywood taban ve mavi dikişli poplin gövdeyle birleşen Acid zemin lambası, Charlie Humble Thomas’ın heykelsi üflenen cam gövdeleri ile parlatılmış İngiliz mermer bloklarını eşleştiren Fred lambaları ve Odd Universe’in tetris benzeri alüminyum yan sehpalar yer alıyor.

Daha başka eserler arasında Andrew Pierce Scott’a ait doku duvar asmaları, Christopher Kelly’ye ait tasma sarkaçlar, Theodóra Alfreðsdóttir’e ait kalem paslanmaz çelik yamalı meşe tabureler ve Stine Keinicke’nin dokulu seramik avizeleri sayılabilir.

Lobby, Collate Form tasarım stüdyosunun da bulunduğu Yorkton Workshops’ta, London Design Festival kapsamında 12-20 Eylül tarihleri arasında ziyaretçilerle buluşuyor. Dünyanın farklı bölgelerindeki mimarlık ve tasarım etkinlikleri için Dezeen Events Guide’a bakılabilir.

İlginizi Çekebilir: El işçiliği trendine yükselişte, endüstriyel tasarım parlaklığını yitirdi →
Kaynak: Dezeen ↗