British-Nigerian kökenli tasarım sanatçısı Yinka Ilori, ev ürünleri markası Brabantia için çöp kutuları, ütü masası kılıfları ve mutfak eşyalarından oluşan bir koleksiyon tasarladı. “Home Collection” adını alan seride, sanatçının günlük rutinlerde kullanılan nesnelere renk ve neşe katma hedefi yer aldı. Koleksiyon, markanın lüks ve koleksiyon niteliğindeki ürünlerde yoğunlaşırken, günlük defa kullanılan eşyalara verilen önemin azlığına yönelik bir eleştiriyi de içeriyor.
İlori, Dezeen dergisine verdiği röportajda, tasarım dünyasının genellikle bir kez değil, günde birden fazla kullanılan nesneleri gözden çıkardığını vurguladı. “Bence asıl fikir, sıradanın içindeki büyülü anı bulmaktı,” dedi. “Lüks ve koleksiyon niteliğindeki nesnelerin tasarımına çok büyük önem veriyoruz, ancak günde birden fazla kullandığımız eşyaları çoğu zaman göz ardı ediyoruz. Ben de bu odağı değiştirmek istedim.”
Günlük ritüellerin yeniden tasarımı
İlori, koleksiyona insanlığın günlük alışkanlıklarını merkeze alan bir yaklaşım getirdi. “Hepimizin bu günlük ritüelleri ve rutinleri var ve kullandığımız nesneler hayatımızın o kadar büyük bir parçası oluyor ki, neden onlardan da biraz neşe beklemiyoruz?” sorusunu sordu. Ütü masası kılıflarının yanı sıra iki adet ek kılıf, kurutma rafı ve içinde su şişesi, kahvaltı kasesi ve salata kasesi bulunan bir hediye seti de serinin parçaları arasında yer alıyor.
Koleksiyonun tüm parçaları, sanatçının imzası haline gelen motiflerle ve parlak renklerle kaplandı. Çöp kutuları ve ütü masası kılıflarının paylaştığı motif, birden fazla turuncu çizgiden başlayıp tek bir şeritli desen haline gelerek ilerliyor. İlori, bu görsel anlatımın derin bir anlam taşıdığını açıkladı: “Sanat eseri, birçok bireysel çabanın sonunda tek bir büyük resme dönüşmesi gibidir, tıpkı hayatın sizde oluşturduğunuz büyük resim gibi.”

“Bu yüzden en üstteki çizgiler daha bireysel hissettiriyor, sonra aşağıya doğru giderek birbiriyle bağlanıp neşeli bir bütünlük oluşturuyor. Çoğu zaman, bu sefer sarı, turuncu ve mor gibi zıt renklerle çalışıyorum ve gerçek bir ritim ve hareket hissi yaratıyorum. Her parçanın kendi kişiliğine sahip olmasını istiyordum, ama aynı zamanda aynı ailenin bir parçası gibi hissetmesini de istiyordum.”
Yinka Ilori
Çöp kutularının da bu eğlenceli yeniden tasarımı için ideal bir ortam sunduğunu belirten İlori, insanın bu nesnelerle çok vakit geçirdiğini ama çoğu zaman onları düşünmeden kullandığını söyledi. “Evinizin kuratörü gibi düşünün ve beklenmedik yerlere sanat eserleri yerleştirin,” dedi. “Ütü masasını kaldırmak ya da çöp kutunuzu sergilemek sizi gülümsetebilirse, o gününüzü yükseltebilir. Sıradan bir şeyi alıp insanların günün en basit anlarında bile biraz eğlence yaşayabileceği bir an yaratmayı seviyorum.”
Sıradanlığın ötesinde bir vizyon
İlori, sıradan nesnelere neşe katma misyonunun mantıklı bir sonucuna dair sorulduğunda, bir sonraki projesinin bir tuvalet fırçası olabileceğini ima etti. “Tuvalet fırçası,” dedi. “Kesinlikle tuvalet fırçası. Bence bir sonraki projemizi bulduk!”

Brabantia için tasarlanan koleksiyon, İlori’nin daha önce departman mağazası Dunelm için oluşturduğu daha geniş ev eşyası ve mobilya koleksiyonunu da tamamlayıcı nitelik taşıyor. Sanatçının son dönemindeki diğer çalışmalar arasında, Afrika Uluslar Kupası için tasarlanan “Man of the Match” kupası ve Veuve Clicquot için hazırlanan bir sergi kurulumu da yer alıyor.
İlori’nin yaklaşımı, tasarımın yalnızca görkemli nesneleri değil, günlük hayatın içindeki en basit eşyaları da dönüştürebileceğini gösteriyor. Bu vizyon, ev eşyalarının işlevselliği ötesinde bir kişilik kazandırma arayışında olan tüketiciler için yeni bir bakış açısı sunuyor.
OKUR YORUMLARI (1)