Pakistan’ın Lahor kentinde, SOS Çocuk Köyü’nün kütüphanesine komşu alanında kurulan “Tree of Light” (Işık Ağacı) adlı ışık sanatı eseri, metal dalların taşıdığı parlayan kürelerle hem aydınlatma hem de buluşma noktası olarak hizmet vermeye başladı. Raza Zahid Atölyesi tarafından tasarlanan yapı, çoğu akşam ısı yayan bir parıldama yayarken, doğum günleri, bayramlar ve bireysel başarı anları gibi özel durumlarda programlanabilir renk dizileriyle atmosferini değiştiriyor.
Eser, çocukların okuyabileceği, oturabileceği, sohbet edebileceği ve oynayabileceği bir alan sunarken aynı zamanda toplu kutlamalara odak noktası oluşturuyor. Tasarımın temelinde, her yöne eşit biçimde uzayan ve birden fazla bakış açısından tutarlı bir kimlik veren radyal, yönünü belli etmeyen (non-orientable) geometri yatıyor.
Pentagonal Düzen ve Malzeme Seçimi
Yapının merkezinde yükselen gövde, yukarı doğru incelerek dallanan bir metal ağına ayrılıyor. Bu dalların üzerinde üç farklı boyutta toplam otuz adet hava koşullarına dayanıklı geri dönüştürülmüş opal polikarbonat küre yer alıyor. Zemin seviyesinde ise Ziarat beyaz mermerinden üretilen pentagonal bir platform, hem temel görevini görüyor hem de oturulacak alan olarak kullanılıyor.
Kullanılan malzemeler arasında bükülmüş galvanizli metal borular, mermer ve geri dönüştürülmüş polikarbonat bulunuyor. Metal borular yükseldikçe incelerek küreleri taşıyor; bu tasarım, ışığın hem işlevsel hem de sembolik düzeyde çalışmasını sağlıyor.
Kesin olarak bir sözcük atfedilse bile tasarımın amacı açık: Işık yalnızca mekânı aydınlatmakla kalmıyor, aynı zamanda topluluk paylaşımlarına ve kişisel dönüm noktalarına görünür bir varlık kazandırıyor.
Raza Zahid Atölyesi’nin tasarım yaklaşımı
Kesin biçimde atfedilecek doğrudan ifadeler olmasa da, eserin kurgusu ışığın iki katmanlı bir rol üstlenmesini öngörüyor. Günlük aktivitelerde fonksiyonel bir aydınlatma sağlarken, kutlama anlarında ışık topluluk için bir tanınma biçimine dönüşüyor.
Işıkta Hikâye ve Esneklik
Renk dizileri yalnızca görsel bir etki değil; aynı zamanda anlatı, ritim ve kod işlevi görerek ışıkla peyzaj arasında bağ kuruyor. Doğum günü kutlamalarında renk, ışığı kişisel bir kutlama anına dönüştürürken; bayramlar, Kurban Bayramı (Eid), Noel, Bağımsızlık Günü ve bireysel başarı anlarında ise kalkanın rengi değişerek eserin karakterini yeniden biçimlendiriyor.
Bu uyum fiziksel sistemde de mevcut. Modüler olarak tasarlanan Işık Ağacı, farklı mekânlarda ölçeği ayarlanabildiğinde pentagonal geometrisini ve genel kimliğini koruyabiliyor. Böylece eser ışık nesnesi, peyzaja müdahale ve buluşma yeri arasında bir konumda yer alıyor.
Kütüphaneye komşu konumu sayesinde yapı, iç mekândaki öğrenmeyi dışarıdaki peyzajla bağlıyor. Dallar ışığı taşıırken mermer zemin, insanlara altlarında toplanabilecekleri bir alan sunuyor; okuma ve sosyal aktivite böylece açık havada da sürüyor.
Kesin olarak belirlenecek bir sonraki aşama veya genişletme planı şu an için açıklanmamış durumda. Eser, ışığın peyzaja yedirilebilir biçimde nasıl işlev görebileceğine dair somut bir örnek olarak kütüpleşmiş bulunuyor.


OKUR YORUMLARI (1)