CIA Direktörü John Ratcliffe’in, büyük bir C-17 Globemaster askeri nakliye uçağıyla Moskova’ya yaptığı gizemli ziyaret, dikkat çekici gelişmeler getirdi. Bu uçak, üst düzey yetkilileri Washington ve Başkan ile doğrudan iletişimde tutan özel bir modüle sahip olmasına rağmen, daha küçük bir VIP uçağı yerine bu tür bir uçağın seçilmesi, görevin ne kadar hassas ancak aynı zamanda görünür ve acil olduğunu gösteriyor.
Son zamanlarda Avrupa‘da dolaşan iddialara göre, Rusya bazı NATO üyelerine saldırı planları yapıyor. Bu iddialar arasında Litvanya’nın adı geçiyor. Ancak bu iddiaların temelinde, sadece Rus liderlerin açıklamaları değil, aynı zamanda İngiltere’nin uzun menzilli insansız hava araçlarını ve seyir füzelerini Ukrayna’ya göndererek Rus topraklarına saldırı yapmasına olanak tanıması gibi faktörler de etkili.
Ancak odak noktası Kaliningrad. Bir zamanlar Prusya’nın bir parçası olan Königsberg, günümüzde stratejik öneme sahip bir Rus toprağıdır. Ancak fiziksel olarak Rus topraklarına veya kontrolüne bağlı değildir. 1945 yılında Potsdam’da savaş sonrası anlaşma kapsamında Rusya’ya verilmiştir.
Soğuk Savaş döneminde Kaliningrad, komünist Polonya ve Litvanya ile çevriliydi. Ancak bugün hem Polonya hem de Litvanya bağımsız NATO üyeleridir ve Rusya’ya karşı oldukça düşmanca bir tutum sergilemektedir.
Rusya’nın Kaliningrad’ı desteklemesi için Belarus üzerinden Suwalki koridoru ile bağlantıya ihtiyacı vardır. Ancak bu koridor, Polonya ve Litvanya tarafından sık sık kapatılmaktadır. Ayrıca deniz yoluyla da desteklenebilir, ancak İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya katılmasıyla birlikte Rusya, Baltık Denizi’ndeki etkisini büyük ölçüde kaybetmiştir.
Kaliningrad ayrıca, S-400 hava savunma sistemi ve Pantsir gibi kısa menzilli sistemler de dahil olmak üzere gelişmiş hava savunma sistemleriyle donatılmış bir havalimanına sahiptir. Bu sistemler, insansız hava araçlarını ve seyir füzelerini engellemek için tasarlanmıştır.
Son zamanlarda, Kaliningrad yakınlarındaki uluslararası sularda yoğun NATO uçuşları görülmektedir. Bu durum, NATO’nun provokatif bir hamle olarak değerlendirilmektedir.
Bu operasyonlara yanıt olarak, Rus Baltık Filosu, Baltiysk deniz üssüne yönelik düşman hava saldırılarını simüle eden taktiksel hava savunma tatbikatları gerçekleştirdi. Bu tatbikatlarda Su-30 savaş uçakları, Mi-24 helikopterleri ve insansız hava araçları kullanılmıştır.
Baltiysk Deniz Üssü, Vistula Körfezi’nde yer almaktadır ve Rusya’nın Baltık Denizi’ndeki en önemli donanma üssüdür. Burada muhribler, denizaltılar, savaş uçakları ve kıyı savunma sistemleri bulunmaktadır.
Bu karşılıklı operasyonlar, NATO ile Rusya arasındaki gerginliği artırmıştır. ABD, Kaliningrad çevresindeki askeri operasyonları desteklemekteyse de, aynı zamanda Polonya ve Litvanya’daki olası çatışmaların yanı sıra Almanya ve Birleşik Krallık’teki NATO üslerine yönelik saldırıların riskinden endişe duymaktadır.
Şu anda Baltiysk ile ilgili kamuoyuna yansıyan tek bilgi, Rusya tarafından Belarus’a konuşlandırılan nükleer silahlar. Ancak bu durumun yanı sıra, Rusya’nın olası bir harekete geçmesi için başka hazırlıklar yapıldığı da düşünülmektedir.
NATO, Rusya’nın büyük çaplı bir seferberlik planladığını iddia etse de, Rusya bu iddiayı reddetmektedir. Hatta Ukrayna istihbaratı bile böyle bir durumun söz konusu olmadığını belirtmektedir.
İtalya, Bulgaristan, Estonya ve Slovakya’daki üretim ve tedarik tesislerine yönelik saldırılar gibi başka provokasyonlar da yaşanmıştır. Ayrıca Almanya’daki Leipzig/Halle Havaalanı’nda bir kargo uçağının yakınında bulunan patlayıcılarla dolu bir insansız hava aracının bulunması da dikkat çekici bir olaydır.
Ayrıca Baltık Denizi ve diğer bölgelerde denizaltı kablolarına yönelik sabotajlar gerçekleştirilmiştir. Bu tür olayların arkasında Rusya destekli “gölge filo” olarak bilinen tankerler ve konteyner gemileri bulunmaktadır. Tüm bu provokasyonların arkasında Rusya’nın olduğu düşünülmektedir.
Tüm bu askeri faaliyetlerin altında, Ukrayna savaşının kritik bir döneme girdiğine dair endişeler bulunmaktadır. Eski Ukrayna istihbarat başı Kyrylo Bogdanov, her ay cephedeki savunma kapasitesini sürdürmek için en az 30.000 personel gerekliliğini vurgulamıştır.
Ukrayna, her ay yaklaşık 30.000 savaş kaybetmektedir ve bu kayıpların telafisi mümkün görünmemektedir. Rusya da büyük kayıplar vermekteyse de, daha geniş bir asker havuzuna sahiptir. Ancak gençlerin Rusya’dan kaçarak askere gitmekten kaçtığı iddiaları bulunmaktadır.
Ukrayna’da savaşabilecek genç nüfusun azalması, ülkenin durumunu daha da zorlaştırmaktadır. Ayrıca kritik silahların ve mühimmatın eksikliği de yaşanmaktadır. Ukrayna, insansız hava araçları gibi birçok alanda büyük eksiklikler yaşamaktadır.
Önemli hava savunma sistemlerinin ve füze savunmasının neredeyse tamamen kaybolması da dikkat çekicidir. 29 Ağustos’ta Kiev yakınlarındaki Bucha bölgesinde bulunan bir depoda bulunan Patriot füzeleri gibi önemli silahların imhası, Ukrayna’nın savunma kapasitesini ciddi şekilde zayıflatmıştır.
Bu olay, Ukrayna’da siyasi bir krizin yaşanmasına neden olmuş ve Zelensky, sorumluluğu üstlenerek soruşturma başlatmıştır.
Zelensky’nin yakın zamanda savunma bakanını ve ordu komutanını görevden alması da dikkat çekicidir. Bu durum, Ukrayna’nın savaşmaya devam edip etmeyeceği konusunda belirsizlik yaratmaktadır.
Bu durum, NATO’nun müdahale edip edemeyeceği sorusunu gündeme getirmektedir. Ancak bu, mevcut durumda mümkün görünmemektedir.
ABD de Ukrayna’ya olan desteğini azaltmakta ve NATO ile ilgili konularda daha temkinli bir yaklaşım sergilemektedir. Ayrıca İran ile ilgili yaşanan anlaşmazlıklar da ilişkileri germiştir.
CIA Direktörü Ratcliffe’in Moskova ziyareti, Ukrayna sorununa çözüm getirebilecek adımların atılmasına yol açabilir. Ancak bu ziyaretin içeriği ve sonuçları hakkında henüz kesin bir bilgi bulunmamaktadır.
Stephen Bryen, eski ABD Savunma Bakan Yardımcısıdır. Bu makaleyi ve daha fazlasını onun yayınladığı
y bülteninde bulabilirsiniz.