Paramount ile Warner Bros. Discovery’ın birleşmesiyle sektör tarihinin en büyük konsolidasyon örneklerinden biri yaşandıktan sonra, Hollywood‘un önde gelen ajansları ve yapımcıları televizyonun “altın çağına” benzer bir dönemi geri getirmek istiyor.
IndieWire sitesinde yayımlanan habere göre, CAA, UTA ve WME gibi sektörün büyük ajansları ile Ron Howard, Brian Grazer, Jason Blum, Mark Burnett ve Peter Chernin gibi önde gelen yapımcılar, yeni oluşan American Entertainment Alliance (AEA) adlı bir oluşum aracılığıyla harekete geçti.
New York Times’ta yapılan açıklamaya göre oluşum; Netflix, Disney, Amazon ve Skydance dahil olmak üzere büyük stüdyoların yıllık içerik bütçelerinin yarısını Amerika Birleşik Devletleri‘nde üretim yapan bağımsız yapımlara ayırmalarını zorlayan federal bir yasa istiyor.

Oluşumun hedefi, içeriğin büyük kısmının stüdyolarca kendi yayın ağları, kablo kanalları veya hizmetleri için içeride üretilmesinin önünü kesmek. Bunun yerine bu içeriklerin en az yarısının stüdyonun dışındaki yapımcılık şirketlerinden gelmesini istiyorlar.
Bunun gerçekleşmesi durumunda, dizilerin yaratıcıları yaptıkları şeyin sahibi olabilecek. AEA, bunun pazarı sarsarak daha fazla iş ve fırsat oluşturacağını düşünüyor.
Daha az kişi ne yapılacağına ve hepimizin, tüketicinin gördüğü şeye karar veriyor. Öne sürdüğümüz bu değişim, daha çok şeyin finanse edilmesine dolayısıyla daha fazla hikaye anlatıcısı ve yaratılan daha fazla iş olanakına ortam sağlayacak. Dağıtım geleceğin sorunu değil. İçeriği kimin finanse ettiği sorundur.
Bryan Lourd, CAA CEO’su (New York Times’a göre)
Eski kuşaklar için bu durum, 1970 yılındaki Fin-Syn olarak bilinen Financial Interest and Syndication Rules’a bir geri dönüş niteliği taşıyor. Yayın yapan üç büyük kanal olan CBS, NBC ve ABC’nin yayınladıkları dizileri sahip olamamasını veya syndication (yeniden yayın) haklarını kontrol edememesini sağlayan bu düzenleme, Castle Rock, Mary Tyler Moore’un MTM Enterprises’i ve “Dallas” yapımı Lorimar gibi bağımsız, yaratıcı ve yetenek önderliğindeki dev şirketlerin ortaya çıkmasına yol açmıştı.
Kurallar ise kablo televizyonunun yükselişi sonrası 90’lı yıllarda yürürlükten kaldırıldı. O dönem, rekabetin artık yeterince var olduğu için bunun bir sorun olmayacağı düşünülüyordu. AEA, tam da bu tarihte medya konsolidasyonunun kontrolsüz biçimde yayıldığı ve bugün bağımsız yapımcılardan gelen senaryolu gönderimlerde yüzde 41 azalma ile binlerce kaybedilen işe yol açan dönemin başladığını savunuyor.
AEA, bütçelerle birlikte aynı zamanda yapımcılık şirketlerinin kendi dizilerini sahip olmalarını ve lisans haklarına sahip olmalarını da istiyor. Bu teoriye göre popüler bir dizi yıllar sonra farklı bir streaminge tekrar satılabilecek veya kaldırılan bir dize başka bir streaming tarafından daha kolay satın alınıp kurtarılabilecek.
Bu girişimi ileri taşımak için AEA paydaşları, ABD’de üretilen filmler için federal bir vergi indirimi oluşturacak son dönemde getirilen yasanın taslağını hazırlamaya yardımcı olanlarla toplandı. Fin-Syn kuralları eskiden FCC tarafından düzenlenirken, FCC’nin streaming alanında pek fazla gözetimi olmadığından AEA bunun yerine yasama girişimini tercih ediyor.
Ağırdan alınan bu isimlere rağmen tüm bunlar büyük zorluk ve koşullarla geliyor. Bu tür herhangi bir şeyin kutuplaşmış bir Kongre’den geçmesinin zor olması yanı sıra stüdyolar da içeriği sahip olabilmeleri gerektiğini ve zaten dış kaynaklardan birçok dizi aldıklarını söyleyerek buna sonuna kadar direnecek. Imagine, Blumhouse ve MRC gibi AEA’nin içinde bulunduğu pek çok şirket mevcut ekosistemde başarılı oldu.
Ancak seslerin çeşitliliği ve yaratıcılara daha fazla güç vermek iyi bir şey; küçüklerin yanında savaşmak için böyle büyük isimlerin kenetlenmesi tazeleyici bir gelişme.
Bu gelişme hakkında düşüncelerinizi, donanım deneyimlerinizi veya sorularınızı Topluluk Forumumuzda paylaşın.
Foruma Katıl & Yanıtla ➔



1 yanıt
[…] […]