İKEA, Melbourne, Chengdu ve Pekin’deki çeşitli kamusal alanlara el yapımı minyatür evler yerleştirdi. Stokholm merkezli sanatçı Christopher Robin Nordström ile işbirliği yaparak tasarlanan bu detaylı 1:12 ölçekli modeller, sınırlı yaşam alanlarında bile evin karakterini nasıl koruduğunu vurguluyor. Günümüzde evlerin, çalışma alanı, yaratıcı atölye, sınıf ve sığınak gibi farklı amaçlara hizmet etmesi bekleniyor. Bu durum, yaşam alanlarındaki mevcut düzenlemelerin ötesine geçerek, günlük hayatta sürtüşmelere yol açabiliyor.

Bu sorunu ele almak amacıyla, ‘Minyatür Evler’ projesi, IKEA’nın 2026 tarihli “Depolama ve Düzenleme Raporu”nun bulgularını yansıtıyor. 31 farklı pazardaki 30.000’den fazla katılımcının katılımıyla yapılan bu araştırmada, kültürel bir değişim gözlemleniyor: İnsanlar artık steril minimalizmden uzaklaşarak, anlamlı karmaşayı tercih ediyor. Ankete katılanların %59’u, düzenli bir ev yerine karakter sahibi bir evi daha çok beğeniyor. Bu eğilimi desteklemek amacıyla, bu proje, basit düzenleme değişikliklerinin nasıl kullanılabilir alanı iyileştirebileceğini gösteriyor.

IKEA builds tiny houses to prove a point: compact spaces can hold identity - 1
IKEA builds tiny houses to prove a point: compact spaces can hold identity – 1

İKEA, Stockholm merkezli sanatçı Christopher Robin Nordström ile işbirliği yaparak ‘Minyatür Evler’i tasarladı| tüm görsellerin kaynağı: IKEA

AMAÇLI DÜZENLİLİK, MANTIKSIZLIK ÜZERİNE YENİ BİR ANLAYIŞ GETİRİYOR

Bu minyatür kurulumlar, IKEA open house projesinin başlangıcını işaret ediyor. Bu proje, Ağustos sonundan Eylül ayı boyunca dünya genelindeki perakende mağazalarında uygulanacak. Katılımcılar, modüler depolama çözümleri, yaşam alanı düzenlemeleri ve pratik tasarım fikirleri keşfederek, evlerini daha sakin, işlevsel ve günlük rutinlere uygun hale getirme imkanı bulacaklar.

“İnsanlar artık mükemmel bir eve sahip olmak için çabalamıyor,” diyor Ingka Group (İKEA) Ev Eşyaları ve Perakende Tasarım Müdürü Licca Li. “İnsanlar kendilerini yansıtan, hikayelerini, anılarını ve değer verdikleri şeyleri barındıran bir ev istiyorlar. Ne kadar çok eşya bulunduğumuz, kim olduğumuzu anlatır. Önemli olan sadece eşyalar değil.”

Minyatür düzenlemeler, kişisel tarihin yansıtıldığı işlevsel yaşam alanlarının nasıl yaratılabileceğini gösteriyor.

İŞLEVSEL DÜZENLİLİK, MANTIKSIZLIK ÜZERİNE YENİ BİR ANLAYIŞ GETİRİYOR

Kamusal alandaki bu kurulumlar, farklı kültürlerdeki günlük yaşam davranışlarını şekillendiren faktörleri inceliyor. Araştırmanın bulguları, birçok kişinin aynı anda iki farklı ortam arasında geçiş yaptığını gösteriyor: Birincisi, gerçekte kullanılan iç mekan ve ikincisi ise misafetlere hazırlanan düzenli versiyon. Mutfak tezgahları, günlük yaşamda karşılaşılan en büyük sorunlara yol açan alanlar olarak öne çıkıyor. Aynı zamanda, evlerdeki gizli köşeler, günlük organizasyonun yükünü taşımaya yardımcı oluyor. Dünya genelindeki hanelerde, %68’i yerinde olmayan eşyalar, kablolar ve anahtarlar için özel bir çekmece bulunduruyor. Sınırlı yaşam alanı, sıra dışı depolama alışkanlıklarını da teşvik ediyor. Örneğin, dünya genelinde evlerin %10’unda (Güney Kore’de ise bu oran %21) fırınlar ek depolama alanı olarak kullanılıyor.

Bu türden pratik çözümler, duygusal bağlarla doğrudan ilişkili. Dünya genelinde, insanların %15’i hediye aldığı eşyaları sadece veren kişiyi üzmemek için saklıyor. Aynı zamanda, evlerdeki eski ilişkilerden kalma hatıraların gizlenmesi de yaygın bir davranış; bu durum erkeklerde kadınlara göre %6 daha fazla görülüyor.

Kamusal alandaki bu karmaşa, doğrudan sosyal sonuçlar doğurabiliyor. Dünya genelinde, insanların %10’u evlerinin çok dağınık olduğu için arkadaşlarını ziyaret etmekten kaçınıyor, %34’ü ise misafirlerin gelişi öncesinde eşyaları farklı odalara taşıyor. Eşyaların yerini bulmak için harcanan süre de bölgelere göre değişiklik gösteriyor: İngiltere’de günde 15 dakika, Hindistan’da ise 80 dakika. Ancak dağınıklığın her zaman olumsuz bir anlamı yok. Dünya genelinde, insanların %15’i dağınıklığı yaratıcılığın kaynağı olarak görüyor; bu oran Çin’de %31 iken Japonya’da sadece %4. Nordström’ün minyatür evleri ve destekleyici rapor, işlevsel tasarımın yapay bir mükemmelliği zorlamaması gerektiğini, aksine insanların değer verdikleri şeylerle birlikte yaşamasını sağlayacak esnek çözümler sunması gerektiğini vurguluyor.

IKEA builds tiny houses to prove a point: compact spaces can hold identity - 4
IKEA builds tiny houses to prove a point: compact spaces can hold identity – 4

İşlevsel depolama sistemleri, kişisel tarihin yansıtıldığı yaşam alanları yaratıyor.

Minyatür kurulumlar kamusal alanda tanıtılırken, IKEA open house projesi Ağustos sonundan Eylül ayı boyunca perakende mağazalarında da uygulanacak. Katılımcılar, modüler depolama çözümleri, yaşam alanı düzenlemeleri ve pratik tasarım fikirleri keşfederek, evlerini daha sakin, işlevsel ve günlük rutinlere uygun hale getirme imkanı bulacaklar.

“Minyatür bir ev tasarlarken, her şeyin dahil edilmesi mümkün değil,” diyor Nordström. “Her eşyanın kendine bir yeri olması gerekiyor. Hangi eşyaların önemli olduğuna dair farkındalık kazanılıyor. İnsan hikayesini anlatan detaylar bunlar.”

Araştırmanın bulgularına daha derinlemesine ulaşmak isteyenler, Store & Organise Report 2026: Finding Meaning in the Mess raporunu inceleyebilirler.

IKEA builds tiny houses to prove a point: compact spaces can hold identity - 5
IKEA builds tiny houses to prove a point: compact spaces can hold identity – 5

Kişisel hikayelerin yansıtıldığı, duygusal olarak anlamlı iç mekanlar tasarlamak.
IKEA builds tiny houses to prove a point: compact spaces can hold identity - 3

İlginizi Çekebilir: Es Devlin ve Giorgetti İşbirliğiyle Sanat ve Zanaatkarlık Buluşuyor: “A Feast of Light” Sergisi →
Kaynak: Designboom ↗