Londra’nın prestijli Sloane Meydanı’na bir solukta iki yeni mekan geldi: İtalya‘dan esinlenilmiş Martino’nun ardından, Clare Smyth’in Corenucopia ve Walmer Castle ekibinin yeni pub’uyla birlikte, şimdi de La Nouvelle Garde’ın ilk uluslararası şubesi olan Brasserie Olivia kapılarını açtı. Bu brasserie grubu, Fransa genelinde 10 adet “Instagram’da paylaşmaya uygun” restorana sahip. Bunların beş tanesi Paris’te bulunurken, diğerleri Lille’den Marsilya’ya kadar uzanıyor (Brasserie Bellanger, Gare du Nord yakınında, Eurostar ile eve dönüş yolculuğu öncesinde harika bir seçenek). Brasserie Olivia, geleneksel brasserie anlayışına uygun olarak, kahvaltıdan tiyatro sonrası içkilere kadar her türlü ihtiyaca cevap veriyor.
Wallpaper’ın deneyimi: Kanal’ı aşan zarafet
İlk izlenimler, tamamen Fransız etkileri taşıyor: Dışarıda bitkilerle çevrili bir teras ve içeride ise dama desenli zemin kaplaması dikkat çekiyor. Aynalar ve Murano tarzı avizeler, etrafındaki pencerelerden süzülen ışığı yumuşatırken, antika posterler ve Güney Fransa temalı kartpostallar duvarları süslüyor.

Ancak, ortak kuruculardan Charles Perez, İngiliz etkilerinden de ilham alarak, 20. yüzyılda tatillerde sıkça ziyaret edilen büyük Riviera otellerinin havasını yaratmaya çalışmış. Ancak bu mekan, tamamen farklı bir deneyim sunuyor. ‘Amacımız, o dönemin enerjisini ve sofistikesini günümüz yorumuyla yansıtmaktı, geçmişin birebir kopyasını oluşturmak değil,’ diyor B3 Designers’ın kurucusu Mark Bithrey. Bu tasarım stüdyosu, Nouvelle Garde’ın önceki 8 restoranının dekorasyonunu üstlenmiş. ‘Pierre Frey’den seçilen kumaşlar, renk, doku ve karakter katıyor, böylece mekan hem zengin bir atmosfere sahip oluyor hem de Fransız etkilerini yansıtırken nostaljik veya tematik olmaktan kaçınıyor.’
Mutfak: Klasiklerin doğru yorumu
Şef Rachide Sambu Baldé’nin kariyeri oldukça çeşitli: Galvin La Chapelle gibi geleneksel Fransız mutfağından, The Five Fields gibi çağdaş fine-dining restoranlarına kadar birçok deneyime sahip. Ancak, en iyi brasserie geleneğine uygun olarak, bu mutfak, şefin yaratıcılığını ön plana çıkarmak yerine, her zaman kusursuz olması gereken, denenmiş ve test edilmiş brasserie klasiklerini sunmaya odaklanmış.
Brasserie Olivia bu konuda başarılı. Parmesanlı gougères, taze sebzelerden oluşan bir tabak ve salsa verde eşliğinde, brendi ile marine edilmiş foie gras ve nadir pişirilmiş bavette bifteği, yanında çıtır patates kızartmasıyla servis ediliyor. Deniz ürünleri konusunda ise, taze istiridye seçeneğinin yanı sıra, lobster tanklarından kendi yengecinizi seçip, sarımsaklı tereyağı ile lezzetlendirerek yiyebilirsiniz. Suzette krepe, Ritz’deki kadar mükemmel olmasa da, fiyatının altıda biri kadar. Tasarruf ettiğiniz parayla, 20’den fazla şarap çeşidini kadeh başına deneyebilir ve menüdeki uygun fiyatlı tüm Fransız şaraplarını tadabilirsiniz.
Belki de en “Fransızca” olan şey, köpeklerin çok hoş karşılanması. Chic bir elbiseyle Bichon Frisé’inizi yanınızda getirebilirsiniz.
Brasserie Olivia, 1 Sloane Square, London SW1W 8EE adresinde bulunmaktadır.