İç mimarlık ve tasarım dünyasının önde gelen isimleri, Miami merkezli Meksika mermer ÅŸirketi Arca’nın showroomunda düzenlenen panel konuÅŸmasında, günümüz Amerikan evinde renge biçilen yeri tartıştı. Tony Piloseno’nun “Tonester Paints” firmasına göre zeytin yeÅŸili ve “Black Martini” adı verilen tonlar ÅŸu an trendin başında yer alıyor. Bu görüşü iç mimar Kati Curtis ile Tamara Feldman da paylaÅŸtı; konuÅŸmayı Dezeen’in ABD editörü Ben Dreith yönetti.
Panelyistler, zengin ve koyu renklerin geçici bir modadan öte, mekânın kendisiyle bütünleÅŸmesi gerektiÄŸi konusunda hemfikir oldu. Curtis, “Çalışmalarımda bolca renk kullanıyorum ama trendlerden çok ÅŸunu düşünüyorum: Renki nasıl kullanıyoruz?” diye sorarak konuya yön verdi. Ona göre renk ya bir uygulanan eleman olarak mı, yoksa aslında mimari mi iÅŸlev görüyor?
Renk Bir Varyete Olmaktan Çıkıyor
Curtis, “Colour blocking” yani blok renkler teriminin hep kendisini rahatsız ettiÄŸini, çünkü sanki bir duvara çıkartma yapılıyor gibi hissettirdiÄŸini söyledi. “Bana göre bu, paranın bitip ona yönelindiÄŸi izlenimini veriyor,” ifadelerini kullandı. Feldman da renk konusunu yalnızca bir duvar rengi olarak deÄŸil, bütüncül bir kavram olarak ele aldı.
“Sadece bir renk ve bir duvarla ilgili deÄŸil diye düşünüyorum. Bence bütün kavramın birlikte çalışması gerekiyor.”
Tamara Feldman
Bu yaklaşım, ışığı, dokuyu ve mekânı saran bir hedefi öne koyuyor. Panelyistler, Miami’deki boyalı camların varlığının bu konuyu daha da önemli kıldığını belirtti. Feldman için iç mekânın tamamı —ışık dahil— duvardaki sanat eserine kadar bütünleÅŸmeli.
Feldman ÅŸu anda Miami’deki Institute of Contemporary Art için bir kahve pavyonu tasarlıyor; burada aynaları ve Arca’nın Umbria-fabricate adlı seramiklerini kullanarak kurumun bahçesindeki heykelsi bir çalışma oluÅŸturdu.

Dopamin Tasarımı ve Kişisel Boyut
Renklerin insanlarda duygusal tepki uyandırması son dönemde popülerleÅŸen “dopamin tasarımı” adlı akımın da gündemine girdi. Bu trend, zihni uyaracak ÅŸekilde parlak renklerle ve karışık desenlerle kaplanan mekânları öngörüyor.
Panelyistler, rengin huzurlu, konforlu ya da ilham verici hissettirebildiÄŸini kabul etti; ancak bunun belirli bir yapılandırma veya stil ile deÄŸil, daha çok kiÅŸisel tercih ve deneyimle iliÅŸkili olduÄŸunu vurguladı. Curtis, “Odayı TikTok’ta gerçekten harika görüyorsan, 15 dakika sonra nefret ediyorsun çünkü bunu sadece şık bir görüntü yaratmak için koymuÅŸsun,” diye uyardı.
“Ne yaparsanız yapın, renkin doÄŸrudan duygusal etkisi var; özellikle bu koyu renklerle.”
Tony Piloseno
Son Durum: Teknoloji Destek Olsun, İnsan Seçsin
Konuşmacılar ayrıca tasarımda yapay zekanın işlevselliğini ele aldı; ancak renk seçimi konusunda dikkatli olunması gerektiğine işaret etti. Örneğin boyayı ya da kaplamayı uyguladıktan sonra yön değiştirmek ciddi bir emek gerektiriyor.
GörselleÅŸtirme araçları yıllardır var olsa da, Curtis jeneratif yapay zekanın müşterilere mekânı taahhüt etmeden önce daha kolay gösterebildiÄŸini söyledi. “Tam olarak ne renk olacağına dair doÄŸru bir temsil deÄŸilse bile, sadece numune test etmek yerine müşterinin bütün odaya dair bir fikir vermesinde çok yardımcı,” dedi Curtis.

Piloseno da “Yapay zeka ve herhangi bir renk görselleÅŸtirme aracı, rengin dikey olarak nasıl görüneceÄŸini ya da belirli gölgelerle tavan üzerinde nasıl duracağını görmek konusunda faydalı” diye ekledi. Yine de panelyistler, renge duyulan arayışın ve buna baÄŸlı duygusal etkilerin insan dokunuÅŸu gerektirdiÄŸi konusunda uzlaÅŸtılar.
“Renk seçme sürecinin çok kiÅŸisel olduÄŸunu düşünüyorum; size bu belirli renkleri seçmesi için yapay zekanın rehberlik etmemesi gerekir,” diye konuÅŸtu Piloseno. Feldman ise “Ne yaptığımız aslında yarısı terapi, yarısı tasarım,” diyerek konuyu özetledi.
KonuÅŸmacılar, teknolojinin süreci desteklerken seçimin insan tarafından yönlendirilmesi gerektiÄŸini belirtti. Curtis, nörobilimin tasarımla etkileÅŸimde yeni yollar açsa da temellerin her zamankinden daha önemli olduÄŸunu söyledi. Feldman ise “Uzun süre bu temel unsurlara sadık kalırsak, hepsini gerçekten güzel bir ÅŸekilde karıştırabiliriz; bu da herkesin dopaminini çalıştırır,” diyerek paneli kapattı.
Bu içerik Arca ile Dezeen arasında paylaşılan bir işbirliği kapsamında hazırlanmıştır.