New York’un yemek sahnesinde bir ondan uzun süredir var olan Osteria Morini, ÅŸehrin vazgeçilmezlerinden biriydi. Michael White yönetimindeki bu Kuzey İtalya restoranı, 2010 yılında açıldığında hızla Soho’nun popüler mekanlarından biri haline geldi. Bu nedenle, Altamarea Group tarafından yapılan duyurunun ÅŸaÅŸkınlık yaratması ÅŸaşırtıcı olmadı: 1 Haziran 2024 tarihi, restoranın son hizmet günü olacaktı. Restoran grubu, uzun zamandır favori mekanın “yenilenmiÅŸ” bir versiyonunu açacağını ve bunun da gerçekleÅŸtiÄŸini duyurmuÅŸtu: İşte karşınızda Piccolo Morini.
Piccolo, orijinal Morini’ye sadece birkaç adım uzaklıkta bulunuyor. Yeni 92 kiÅŸilik restoran, eski mekanın bazı resmiyetinden uzaklaÅŸarak, el yapımı makarna, martini ve paylaşılabilecek lezzetlere odaklanan daha sosyal ve enerjik bir atmosfere sahip.
Bu deÄŸiÅŸim, iç tasarımda da kendini gösteriyor. Nusla Design’dan Alsun Keogh, “Eski kimliÄŸi tamamen yok ederek yeni bir kimlik yaratmadık. Aksine, yeni nesli mevcut üzerine inÅŸa ettik” diyor. Bu dönüşümü iç mekanlara yansıtmak için Keogh, İtalyan büyükannesinin oturma odasının tasarım konseptini aldı ve bu konsepte modern bir yorum getirdi.
Keogh’un açıklamasına göre, amaç eskiyi tamamen bırakmak yerine, “Eski parçaları koruyarak yeni neslin dokunuÅŸlarını eklemekti.” Bu doÄŸrultuda, orijinal restoranın ahÅŸap masaları, renkli trattoria sandalyeleri, antika aynalar ve Il Fanale Murano aydınlatmaları gibi parçalar restore edildi ve yeni bir yorumla kullanıldı.
Yeni mekanda, bu tanıdık parçaların yanı sıra, oksürük rengi duvarlar, koyu renkli tavan, orman yeşili banklar, keten perdelemesi, ham beton, çağdaş sanat eserleri ve beklenmedik desenler ve dokularla modern bir atmosfer yaratıldı.
Keogh, “Piccolo’nun daha genç bir neslin sahip olduÄŸu bir ÅŸeyin dokunuÅŸlarıyla canlandırıldığını düşünün” diyor. “Onlar sadece büyükannelerinin mobilyalarını atmıyorlar; kendi eÅŸyalarını yanına koyuyorlar, müziÄŸi deÄŸiÅŸtiriyor ve arkadaÅŸlarını davet ediyorlar.”
Keogh’un açıklamasına göre, hutch adı verilen dolapta, eski Morini restoranından kalma bir ÅŸarap kadehi kovasının yanı sıra antika kitaplar, aile gümüşleri, vintage İtalyan tabelaları, yeni bir lamba, Le Creuset tenceresi ve canlı bir bitki bulunuyor. Ayrıca, duvarlarda çerçeveler, fotoÄŸraflar, haritalar, nakışlar ve dekoratif tabakların birlikte kullanıldığı, ancak geleneksel bir düzenlemenin olmadığı, daha serbest bir galeri alanı yaratılmış.
Renkler de Piccolo’nun farklı bir nesle ait olduÄŸunu gösteren önemli bir unsur. Derin oksürük rengi, orman yeÅŸili, amber, yanık turuncu, mercan ve sarı tonları, İtalyan iç tasarımına özgü olsa da, daha modern bir etki yaratmak için yoÄŸunlaÅŸtırılmış.
En belirgin deÄŸiÅŸiklik, dışarıdaki tabelada: Morini adı orijinal büyük turuncu harflerle yazılmış, ancak “Piccolo” kelimesi yukarıda daha küçük, sarı neon harflerle eklenmiÅŸ. Tasarımcı, “Piccolo daha hafif ve eÄŸlenceli; sanki biri gelip kendi adını ustanın üzerine yazmış gibi” diyor. “Bu aslında projenin tamamının iki yazı tipiyle ifade edildiÄŸi ÅŸey.”
İçeride, restoran iki farklı atmosfere sahip: sıcak ve samimi bir yemek alanı ile canlı bir bar alanı. Her iki alan da farklı türde akÅŸamlar için uygun, ancak her ikisi de birbirini tamamlıyor. Keogh’ün açıklamasına göre, yemek alanı ebeveynlerle uzun bir akÅŸam yemeÄŸi yiyebileceÄŸiniz ve “ciddi” bir ÅŸarap sipariÅŸ edebileceÄŸiniz bir yer, bar ise daha genç, daha hareketli ve biraz daha rahat bir ortam.
Bu esneklik, aynı zamanda Keogh’un Piccolo ile ilgili karşılaÅŸtığı önemli soruyu da yanıtlıyor: İnsanların zaten tanıdığı bir restoranı nasıl geri getirebilirsiniz?
40 Kenmare Street adresindeki cevap, Osteria Morini’nin bir kopyası veya ondan tamamen farklı bir ÅŸey deÄŸil. Eski masalar, sandalyeler, aynalar, aydınlatmalar ve hatta isim korunmuÅŸ, ancak etrafına yeterli yeni unsurlar eklenerek Piccolo kendine özgü bir kimlik kazandırılmış.