Modern mimarlık dünyasında, Arnavutluk kendine özgü bir konuma sahip. Komünist bir diktatörlükten sonra neredeyse iç savaşa sürüklenen bu ülke, 1992’de demokrasinin gelmesiyle birlikte dikkat çekmeye başladı. “Keşfedilmemiş” komşu olan Hırvatistan kadar güzel olan Arnavutluk, yatırımcıların ilgisini çekti ve GDP (Gayri Safi Yurtiçi Hasıla) oranı hem 2024’te hem de 2025’te yaklaşık %4 olarak gerçekleşti. Bu durum başkent Tiran’ın yanı sıra Durrës, Vlorë ve Sarandë gibi sahil bölgelerinin de modern ve dikkat çekici binalarla dönüştürülmesine yol açtı.
Bu dönüşümün önemli bir parçası ise, ülkenin imajını değiştirmek için dünyanın önde gelen mimarlık firmalarının davet edilmesi oldu. Örneğin, Tiran’daki Bond Tower’ın (kinkli gökdelenler) ve Hora Vertikale’nin (ilginç, kademeli kübik yapılar) arkasındaki OODA adlı mimarlık firmasının kurucularından Diogo Brito ile yapılan bir röportajda, “Etkili bir mimarın Arnavutluk projelerinde yer almadığı nadir durumlar” denildi. Bu durum, Arnavutluk’un imajını değiştirmek için önemli bir strateji haline geldi.
Bu olağanüstü dönüşüm, Anneke Abhelakh tarafından yazılan ve Lars Müller Publishers tarafından yayınlanan “The Albanian Files” adlı yeni kitapta detaylı olarak anlatılıyor. 800 sayfadan oluşan bu kitap, 2000’lerin başından itibaren Arnavutluk’taki uluslararası mimarlık firmalarının projelerini belgeliyor. Kitapta, her firmanın kendi “dosyası” bulunuyor ve bu dosyalarda proje bilgileri, görsellerin yanı sıra mimarların Arnavutluk’ta çalışma deneyimlerine dair kişisel yorumlar yer alıyor.
Kitapta yer alan bilgilere göre, OODA firması Tiran’ın şehir planlamasına katkıda bulunurken, aynı zamanda “Tirana Vertical Forest” adlı bitki örtüsüyle kaplı bir konut kulesi ve “Blloku Cube” adlı karma kullanımlı bir bina da tasarladı. Ayrıca, Alejandro Aravena’nın “Downtown One” projesi, Arnavutluk haritasını andıran “pixelated” dış cephesiyle dikkat çekiyor. MVRDV tarafından restore edilen eski komünist sembol olan “Pyramid of Tirana”, şimdi bir kültür ve teknoloji merkezi olarak hizmet veriyor. Red Sol Resort ise, Arnavutluk Rivierası’nda yer alan çarpıcı kırmızı renkli bir proje.
Kitapta ayrıca, Oppenheim Architecture tarafından Vlorë sahilindeki kentsel gelişim projesi gibi lüks konut ve otel projeleri de yer alıyor. Ayrıca, Puzzle Tirana adlı proje, Arnavutluk’un geleneksel çatılı evlerini yeniden yorumluyor.
Kitapta sadece konut ve ticari projeler değil, aynı zamanda kültürel ve kamu projeleri de yer alıyor. Örneğin, 51N4E tarafından tasarlanan Arnavutluk’un yeni Ulusal Tiyatrosu ve MVRDV tarafından Butrint Milli Parkı Ziyaretçi Merkezi gibi projeler de kitapta detaylı olarak anlatılıyor.
“The Albanian Files” kitabında yer alan bilgilere göre, bazı mimarların başbakan tarafından doğrudan iletişime geçildiği belirtiliyor. Örneğin, Chris Precht, Instagram üzerinden başbakanla iletişime geçtiğini, Alejandro Aravena ise telefonla aranarak proje teklifi aldığını ifade ediyor.
Kitabın önsözünü yazan başbakan Edi Rama, mimarlık mesleğinin iyileştirilmesi için ülkenin seçimlerin yapılmaması ve kendisinin ömür boyu başkan olması gerektiği yönünde şakayla karışık bir yorum yapmış. Ancak bu yorum, diktatörlük geçmişine sahip bir ülkede tartışmalara yol açtı.
Yazar ve aktivist Fatos Lubonja öncülüğünde yaklaşık 600 kişi tarafından kitap inceleniyor ve avukatlar tarafından başbakanın yolsuzlukla mücadele yapması için dava açılıyor. Ayrıca, Zvërnec bölgesindeki yatırım planlarına karşı çıkan vatandaşlar da kitabı aynı kurum aracılığıyla inceletiyor.
Arnavutluk’un dönüşümü hem dikkat çekici hem de karmaşık bir süreç. Dünyanın önde gelen mimarlık firmalarının projeleri ülkeye yeni bir kimlik kazandırırken, gelişimin hızı ve ölçeği planlama ve güç ilişkileri hakkında soruları gündeme getiriyor. Abhelakh’ın kitabı, ülkenin geçirdiği bu büyük değişimi belgelemekle kalmıyor, aynı zamanda Arnavutluk’un geleceğinin nasıl şekillendiği konusunda da önemli soruları ortaya koyuyor.
Kitapta yer alan bilgilere göre, bazı mimarlar başbakanla doğrudan iletişime geçilmiş. Örneğin, Chris Precht, Instagram üzerinden başbakanla iletişime geçtiğini belirtmiş. Alejandro Aravena ise telefonla aranarak proje teklifi aldığını ifade etmiş.
Lars Muller Publishers, “The Albanian Files: Freedom and Architecture” adlı kitap, Arnavutluk’un dönüşümünü belgeleyen önemli bir kaynak.
Kaynak: Insanatlasi