Pensaer, Galler kökenli ve yükselen mimarlık dünyasının öne çıkan isimlerinden biri olarak, Wallpaper Architects’ Directory 2026 listesine girdi. Bu saygın listede yer almak, stüdyonun yaratıcı vizyonunu ve tasarım anlayışını bir kez daha gözler önüne seriyor.
Pensaer’in adı, Galler dilinde “usta işçilik” anlamına geliyor ve kurucusu Rhys Howell Owen tarafından, mimarlıkta beceri, malzeme bilgisi ve üretim odaklı bir yaklaşımı temsil etmek amacıyla seçilmiştir. Pensaer, her projede yetenekli zanaatkârlarla işbirliği yaparak, mekanlara zarif ve unutulmaz bir hava katmayı hedefliyor.
Pensaer’in tasarım sürecinde, müşterilerin beklentilerini aşan bir deneyim sunmak öncelikli hedefler arasında yer alıyor. “Her projenin başında, müşterilerimize ‘Sizin mimariliğiniz nedir?’ sorusunu yöneltiyoruz” diyen Howell Owen, bu soruyla müşterilerin değerlerini, tercih ettikleri malzemeleri ve kendilerini rahat hissedecekleri mekanları anlamaya çalışıyor. Bu sayede, her proje, müşterinin kişisel hikayesini yansıtan benzersiz bir tasarım ortaya çıkıyor.
Proje, bu soruyla başlayan bir keşif yolculuğuna dönüşüyor. Pensaer ekibi, beyin fırtınası yaparak ve planlama aşamasında titizlikle çalışarak, sonucun kaçınılmaz olduğu hissini yaratmayı amaçlıyor. Howell Owen’ın belirttiğine göre, “Bu ortak keşif süreci, projelerimize baktığımızda müşterilerimizin kişiliğini görmemizi sağlıyor.”
Londra’nın Peckham Rye semtinde yer alan Clay House projesi, Pensaer’in tasarım felsefesini yansıtan önemli bir örnek. Bu projede, doğa ile uyum içinde, heykelsi detaylara sahip bir yaşam alanı yaratılması amaçlanmış. Müşterinin istekleri doğrultusunda, sıcak ve davetkar bir atmosfer oluşturulmuş.
Projede, sıcak renk tonlarında ahşap kaplamalar ve beton zemin gibi doğal malzemeler kullanılmış. Mutfak üzerindeki skylight, mekana bol miktarda doğal ışık getirerek, duvarlara yumuşak gölgeler düşürüyor. Ahşap detaylar, aynı zamanda, bahçeye bakan bir oturma alanına uzanarak, iç mekan ile dış mekan arasında bir bütünlük hissi yaratıyor.
“Biz mimarlar olarak çalışsak da, şeylerin nasıl üretildiğini çok önemsiyoruz” diyen Howell Owens, “Özellikle malzemelerde ve tekniklerdeki bilgeliğe, aynı zamanda elleriyle çalışan insanların deneyimine ilgi duyuyoruz.” ifadesini kullanıyor.
Howell Owens’ın belirttiğine göre, “Bir zanaatkarın önerdiği küçük bir değişiklik veya bir malzemeyle çalışmanın yeni bir yolu, tasarımın yönünü tamamen değiştirebilir.” Bu yaklaşım, Pensaer’in her projede özgün ve sürdürülebilir çözümler üretmesini sağlıyor.
Clay House’un tasarımı, evin içinde dolaşırken rahatlama ve keyif alma imkanı sunan farklı mekanlar yaratmayı amaçlıyor. Her bir detay ve malzeme, el işçiliğinin izlerini taşıyarak, bu yaşam alanını şehir hayatının karmaşasından uzak, huzurlu bir sığınak haline getiriyor.