Londra’nın merkezinde, yemyeşil bir ortamın içinde yer alan küçük ama dikkat çekici, minimalist bir yapı yükseliyor. Burası, şehrin en önemli parklarının bakımını üstlenen ve daha geniş anlamda Londra’nın kamusal alanlarındaki bitki örtüsünün korunmasına katkıda bulunan Finsbury Circus Parklar Ofisi.
Bu yapının arkasındaki isim, Londra merkezli mimarlık ofisi Studio Weave. Bu ofis, hem bağlama duyarlı hem de yaratıcı yaklaşımlarıyla tanınıyor; daha önceki projeleri arasında geri dönüştürülmüş taş kullanılarak inşa edilmiş bir yapı da bulunuyor.
Studio Weave’in tasarımcısı ve yönetmeni JJ Cliff, “Binalarımızın en rahat olduğu yerler, bulundukları ortamın rolünü anladıkları zamanlardır. Finsbury Circus’ta, Parklar Ofisi doğayla iç içe bir şekilde ortaya çıkıyor; bu, hem insanlara hem de diğer canlılara yönelik bir nezaket ifadesi” diyor.
Yeni bina, daha önce aynı alanda bulunan ve artık kullanım amacına uygun olmayan eski bir yapının yerine inşa edildi. Yeni tasarımda, mutfak/oturma odası, tuvalet, ekipman yıkama alanı, alet ve ekipman depolama alanı ve elektronik cihazlar için bir merkez bulunuyor; ayrıca güvenli dış mekanlarda ek depolama imkanı da mevcut.
Finsbury Circus Parklar Ofisi’nin doğal taş ve toprak render kaplaması, yapıya sıcak bir hava katıyor. Mimarlık ekibinin belirttiğine göre, bu malzemeler “cesur bir sadelik” ve “doğallık” sunuyor. Kentish Ragstone taşı, yapıyı zemine sağlam bir şekilde bağlıyor; hafif bir kavisli tasarım ise yapının çevresiyle uyum içinde olmasına yardımcı oluyor.
Cliff, “Londra Belediyesi, kamusal alanların uzun vadeli korunmasının değerini biliyor ve mimari ile peyzaj arasındaki dengeyi önemseyen bir müşteriyle çalışmak büyük bir keyif. Bu proje, Londra Belediyesi ile Studio Weave arasında Bank Junction’da Tom Stuart-Smith, Jubilee Gardens’da Tom Massey ve Realm tarafından yürütülen diğer projelerle devam ediyor.”
“Parklar Ofisi’nin, şehirdeki önemli yeşil alanların bakımını üstlenen Belediye Bahçıvanlığı ekibi için sıcak bir merkez olmasını umuyoruz; bu yeşil alanların sağlığı, şehirlerin iklim değişikliğine uyum sağlaması açısından hayati önem taşıyor.”