İskoçya’nın kuzeyinde, taşlarla kaplı bir yapıda bulunan insan iskeleti, Demir Çağı’na ait olabileceği düşünülüyor. Ancak arkeologlar, bu sıra dışı yapının ne amaçla kullanıldığı ve neden orada defnedildiği konusunda hala araştırmalarına devam ediyor. Highland Archaeology Services adlı ticari arkeoloji şirketinin araştırmacıları, İskoçya’nın Highlands bölgesinde, Edinburgh‘un yaklaşık 200 mil kuzeyindeki Dornoch kasabasının yakınında, yerel bir taş ocağının genişletilmesi çalışmaları sırasında bu sıra dışı mezarı keşfetti. Caroline McMorran, Northern Times gazetesine yaptığı açıklamada, ekiplerin toprak katmanlarını temizlediğinde, taşların bir halka oluşturduğunu ve kazılar devam ettikçe, yaklaşık 10 fit uzunluğunda, 6,5 fit genişliğinde ve 3 fit derinliğindeki oval şekilli bir çukurun ortaya çıktığını belirtti. Çukur, taşlarla kaplıydı, tabanı döşenmişti ve içine inen dik merdivenlere sahipti.
İçeride, arkeologlar insan iskeletinin yanı sıra hayvan kemikleri, kömür ve yanmış odun parçaları içeren birikintiler buldu. Ayrıca, saban taşı (steatite)ten yapılmış kırık bir kap ve şal banglesi parçası da bulundu. Bu eserler ve ayrıca yakınlardaki çukurlar ile ahşap direklerin kalıntıları, arkeologların bu alanın Demir Çağı’na ait olduğuna dair ilk tahminlerini oluşturdu.
Highland Archaeology Services’in eş direktörlerinden Lachlan McKeggie, Northern Times gazetesine yaptığı açıklamada, “Birkaç farklı uzmana danışarak fikirlerini aldık, ancak bu konuda bir gizem var” dedi. McKeggie, yapının daha önce tespit edilen bazı yapı türlerine benzese de, şeklinin sıra dışı olduğunu belirtiyor. Ayrıca, çukurun bir yiyecek deposu olarak kullanıldığı veya düşmanlardan korunmak için kullanılan bir yer altı odası (souterrain) olabileceğini veya ahşap direklerle desteklenmiş bir yapının parçası olabileceğini de ifade ediyor. Yapının aynı zamanda ritüel amaçlı bir kuyu da olabilir, ancak kesin amacı hala belirsiz.
McKeggie, “Bu yapının bir Demir Çağı ‘hot tub’u olduğunu hayal etmek mümkün,” şeklinde esprili bir yorum yapıyor. Ancak, yapının bir amaca hizmet ettiğinden ve bu amacın ne olduğunun zamanla ortaya çıkacağından emin.
Yapının taşları, geleneksel harç kullanılmadan dikkatlice yerleştirilmiş. Alt katmanlarda ise viskoz, kil benzeri bir madde kullanılmış. Arkeologlar, yapının sıvı tutmasına yardımcı olduğu düşünülüyor, ancak küçük boyutu nedeniyle su depolama kapasitesinin sınırlı olduğu belirtiliyor. Dar giriş ve dik merdivenler de su depolama işlevini açıklamakta zorluk yaratıyor.
Yapının diğer unsurları da yapıdaki faaliyetlere dair ipuçları sunuyor. Güney duvarındaki bir taşın, tahıl kabuklarını temizlemek veya diğer ham maddeleri hazırlamak için kullanılan büyük bir “öğütme” taşı olabileceği düşünülüyor ve daha sonra yapıya dahil edilmiş.
İnsan kalıntılarının “doldurulmuş birikintilerin üzerinde yattığı” belirtiliyor, bu da yapının kasıtlı olarak kapatıldığı ve definin bu işlemin bir parçası olduğu izlenimini yaratıyor. Başka bir olasılık ise, zaten kullanılmayan yapının, cesedi yerleştirmek için uygun bir yer olması.
Bu durum, uzmanların daha önce de arkeolojik yapılarda insan ve hayvan kalıntılarının kasıtlı olarak bırakıldığına dair kanıtlar bulduğu İskoçya’da nadir bir olay. Örneğin, Skye adasındaki High Pasture Cave’de, merdiven boşluğunun üst kısmına insan kalıntıları yerleştirilmiş ve bu durum, yapının yaklaşık 25 ila 90 C.E. arasındaki dönemde kasıtlı olarak kapatıldığını gösteriyor.

Dornoch’taki yapı, kazıldıktan sonra detaylı bir analiz için planlanmış durumda. Bulguların, incelendikten ve İskoçya’daki “Treasure Trove” sistemine dahil edildikten sonra yerel bir müzeye verilmesi bekleniyor.
Demir Çağı dönemine ait mezarlar genellikle Kuzey İskoçya’da nadiren bulunuyor. Antik insan kalıntıları, bölgedeki asidik topraklarda iyi korunmadığı için sıkça kaybolabiliyor.
Dornoch’taki defin, Camore Wood’daki Bronz Çağı ve Demir Çağı dönemlerine ait izler bulunan yerleşim alanına yaklaşık bir mil uzaklıkta bulunuyor. Ancak, bu iki alan arasında bir bağlantı olup olmadığı henüz belirlenmedi.