Japon hükümetinin 2035 yılına kadar yerli gemi inşa kapasitesini ikiye katmayı hedefleyen planı, sektörde önemli yatırımların önünü açıyor. Bu yatırım dalgası, hükümetin sağlayacağı 6,5 milyar dolarlık fon ve vergi teşviklerinin yanı sıra, sektördeki büyüme beklentisiyle destekleniyor. Başbakan Sanae Takaichi’nin yönetimi altında yürütülen bu plan, Japonya’nın uzun yıllardır süren gemi inşa endüstrisindeki gerilemeyi durdurmayı amaçlıyor ve ülkenin dünyanın dördüncü büyük ekonomisini yeniden canlandırma stratejisinin bir parçası. Bu strateji, savunma ile ilgili 17 önemli alana yatırım yaparak Japonya’nın kendini daha iyi savunma yeteneğini artırmayı hedefliyor. Gemi inşa sektörünün yanı sıra, hükümet aynı zamanda yapay zeka ve yarı iletken tasarım ve üretim alanlarında da bağımsız kapasite oluşturmayı amaçlıyor.
OECD verilerine göre, Japonya’nın gemi inşa endüstrisi 2024 yılında küresel pazarın %11’ini elinde bulunduruyordu. Bu oran, Çin’in %71’lik payının ve Güney Kore’nin %17’lik payının gerisindeydi. Küresel sıralamalarda gerilemesine rağmen, Japonya sofistike gemi inşa segmentinde uzmanlığını koruyor. Bu alanda, gemilerin belirli uyumluluk veya teknik gereksinimleri karşılaması gerekiyor. Çin ise daha çok düşük maliyetli ve yüksek hacimli bir üretim modeline odaklanıyor.
1970’lerde Japonya, dünya genelindeki gemilerin yaklaşık yarısını inşa ederek bu alanda zirveye ulaşmıştı. Ancak son 20 yılda, Japon tersaneleri aşamalı olarak sipariş kaybı yaşadı. Bu durum, orta ölçekli tersanelerin diğer sektörlere ve gemi onarım işlerine yönelmesine neden oldu. Japonya’nın gemi inşa endüstrisindeki gücü, ülkenin küresel ticaret için büyük bir denizcilik filosuna sahip olma ihtiyacına dayanıyordu. Takaichi planı, gemi inşasını yeniden canlandırmayı aynı prensiplere ve Çin’deki askeri genişleme, Trump’ın uyguladığı tarif savaşları ve Körfez’deki çatışmalar gibi faktörlerin yarattığı risklere karşı ülkenin stratejik yeteneklerini güçlendirmeye odaklıyor.
Planın uygulanmasıyla ilgili önemli gelişmeler kaydedildi:
Namura Gemi İnşa, Kyushu’nun kuzeybatısında yer alan Nagasaki’nin yakınındaki Imari Körfezi’nde büyük gemilerin inşası için bir kuru havuz inşa etmeyi planlıyor. Bu projenin 2035 yılına kadar tamamlanması hedefleniyor. Namura, bu arada LNG taşıyıcılarının üretimine yeniden başlamayı planlıyor. Shikoku adasında bulunan Imabari Gemi İnşa ve Kobe’de yer alan Kawasaki Heavy gibi diğer şirketler de benzer projeleri hayata geçirmeyi hedefliyor. Böylece Japonya, yılda üç ila beş adet LNG taşıyıcısı üretecek.
Ticari gemi inşa sektöründeki büyüme, savaş gemisi siparişleriyle rekabet halinde olduğu için sınırlı sayıda iş gücü ve uzmanlığa sahip. Örneğin, Mitsubishi Heavy Industries bu yıl Avustralya Kraliyet Donanması ve Japon Deniz Öz Savunma Kuvvetleri (JMSDF) için üç adet Mogami sınıfı fırkateyn siparişi aldı. Japan Marine United ise yeni Sakura sınıfı açık deniz devriye gemilerinin üretimine odaklanıyor. Ayrıca, 100’den fazla gemiden oluşan JMSDF filosunun modernizasyonu ve yenilenmesi için sürekli olarak bütçe ayrılıyor.
Gerekli uzman iş gücünün eksikliği, bu yılın en büyük sorunlarından biri ve siparişlerde %15’lik bir düşüşe neden oldu. Imabari Gemi İnşa Başkanı Yukito Higaki, tersanelerinin Japonya içindeki talepleri karşılamakta zorlandığını ve ihracat siparişlerini alacak kapasitenin yetersiz olduğunu belirtiyor. Ayrıca, ABD Donanması’nın gemi onarım ve bakım işlerinin de önemli bir yük oluşturduğunu ifade ediyor. Bu nedenle şirketler, laboratuvar maliyetini düşürmek için teknoloji arayışına girmesinin yanı sıra yurt dışından da uzman personel alıyor.
Ancak Japonya’nın hedeflediği büyüme oranlarına ulaşabilmesi için ek olarak 12.000 çalışana ihtiyaç duyulacağı tahmin ediliyor. Japonya’daki doğum oranlarındaki dramatik düşüş (2025 yılında rekor düşük seviyeye gerileyerek %1,14), her yıl iş gücünün boyutunu küçültüyor. İş gücü eksikliği, hükümetin gemi inşa sektöründeki büyüme planları için en büyük engel teşkil ediyor.