İtalya’nın Brianza bölgesinde, geleneksel marangozluk becerilerinin ve bol miktarda yerel ahşabın birleştiği bir coğrafyada, Pierangelo Gallotti ve Luigi Radice tarafından 1955 yılında kurulan Gallotti & Radice, mobilya sektörüne farklı bir soluk getirdi. Şirket, başlangıçta küçük bir atölye olarak faaliyet göstererek el yapımı aydınlatma ürünleri, aynalar ve dekoratif objeler üretirken, zamanla metal ve kumaş gibi malzemeleri de üretim sürecine dahil etti. Ancak, şirketin özü her zaman geleneksel el sanatlarına olan bağlılığı oldu.
Şirketin 70. yıl dönümü, “Camda Hikayeler” adlı bir sergiyle kutlanıyor. Bu kapsamlı etkinlik, Los Angeles ve Uruguay merkezli Estudio Persona’dan, İngiltere merkezli Miminat Shodeinde’e, Milano’lu Valentina Cameranesi Sgroi’den, Belçika-Hollanda tasarımcısı Ivania Carpio’ya, Japon Fumie Shibata’dan, ABD ve Montreal merkezli Rania Hamed’e kadar çeşitli ülkelerden kadın tasarımcıların eserlerini bir araya getiriyor.
Sergi, Parisli mimar Sophie Dries tarafından tasarlanan sürükleyici bir ortamda gerçekleşecek. Silvia Gallotti, şirketin ikinci kuşak CEO’su ve kreatif direktörü olarak, “Sahneleme, kristali anımsatan bir atmosfere sahip olacak. Duvarlar, ham cam parçalarıyla süslenmiş kumaşlarla kaplanacak” diyor. Bu tasarım, hem lüks bir his yaratırken, aynı zamanda dinamik bir etki de sunuyor.
Ziyaretçiler, serginin ilk bölümünde şirketin en eski eserleriyle karşılaşacaklar. Dries ve Gallotti, bu eserleri bulmak için aylar süren bir arayış içinde kalarak çeşitli açık artırmalardan ve antika dükkanlarından parçaları topladılar. Bu eserler arasında, 1971 tarihli “Adam” masası bulunuyor. Şeffaf bir tabla üzerine yerleştirilmiş kıvrımlı ayaklara sahip bu masa, tamamen camdan yapılmış ilk mobilya olarak kabul ediliyor. Dries, orijinal versiyonun yanı sıra, daha sıcak bir bronz rengiyle yorumlanmış yeni bir versiyonu da sergileyecek.
1970’ler, şirket için önemli bir dönüm noktası oldu. Bu dönemde, cam panelleri basit paslanmaz çelik bağlantılarla birleştirme yönteminin geliştirilmesiyle daha büyük ve karmaşık yapılar mümkün hale geldi. “T35 Trio” adlı üç parçalı sehpa takımı, bu dönemin en önemli örneklerinden biri olarak kabul ediliyor ve sergide özel bir versiyonu sunulacak.
Serginin günümüzü yansıtan bölümünde, Milano merkezli David/Nicolas ikilisinin tasarladığı dış mekan mobilyaları yer alıyor. Ayrıca, Gallotti & Radice’nin en yeni ürünleri de sergilenerek, Studiopepe, Federica Biasi ve Francesco Meda ile David López Quincoces arasındaki işbirliklerinin sonuçları ziyaretçilerin beğenisine sunulacak.
Ancak, serginin son bölümünde yer alan yeni nesil tasarımcılar, camın sanatsal potansiyelini en iyi şekilde yansıtan eserlerle dikkat çekiyor. Gallotti, “Her tasarımcının kendi kültürünü işlerine dahil etmesini istedik” diyor. Bu eserler, hem tasarımcının kişisel hikayesini, hem de Gallotti & Radice’nin 70 yıllık birikimini gözler önüne seriyor.
Yeni komisyonlar, Gallotti & Radice’nin geliştirdiği çeşitli el işi teknikleriyle camın farklı yüzey dokularını ortaya koyuyor. Estudio Persona, amethist camdan yapılmış bir tabla ile antika bronzdan yapılmış bir taban kombinasyonunu sunarken, Shibata, temperli camı yumuşak renk geçişleriyle kaplıyor. Shodeinde, derin siyah renginden şeffaflığa uzanan kalın cam panellerden oluşan bir konsol tasarlamış. Cameranesi Sgroi ise, yüzeyde çatlaklar ve parlak alüminyum yapraklarla süslenmiş üçlü sehpalar yaratmış.
“Şirketin atölyelerini ziyaret etmek ve sürecin hala ne kadarının el ile yapıldığını görmek inanılmazdı” diyor Dries. “Bu derinlikteki geleneksel bilgi birikiminin, aile şirketi içinde hala canlı tutulması son derece nadir bir durum. Tam olarak bu nedenle, Gallotti & Radice’nin camla olan çalışmaları uzun yıllardır devam ediyor.”
Gallotti&Radice – Tales in Glass, Palazzo Meli Lupi di Soragna, Via Daniele Manin 13, Milano,
20-25 Nisan 2026, 10:00 – 21:00; 21 ve 26 Nisan 2026, 10:00 – 17:00
Kaynak: Wallpaper