Tom Patterson’ın yönettiği “Hollywood Crime Story: The Mob Takes Over the Movies” adlı üç bölümlük belgesel serisi, organize suçun Hollywood ile olan derin bağlarını gözler önüne seriyor. Belgeselde, Thomas Edison’ın rekabeti ortadan kaldırmak için kullandığı yöntemlerden başlayarak, sinema endüstrisinin kuruluşundan 1990 yılına kadar geçen süreçte yaşanan olaylar anlatılıyor.
Belgesel, Al Capone’nin Hollywood’a gönderdiği Johnny Roselli’nin hikayesine odaklanıyor. Roselli, Harry Cohn gibi önemli isimlerle ilişkiler kurarak mafyanın sinema dünyasına ilk girişini sağlıyor. Ayrıca, “Scarface” filminin yapım sürecinde yaşanan olaylar ve Benjamin “Bugsy” Siegel gibi figürlerin rolü de belgeselde detaylı bir şekilde ele alınıyor.

Belgeselin ikinci bölümünde, 1960’lardan 1980’lere kadar olan dönemde, organize suçun Hollywood ile daha da iç içe geçtiği anlatılıyor. Bu dönemde, Lew Wasserman ve Sidney Korshak gibi isimlerin ön plana çıktığı ve “Kosher Nostra” olarak bilinen Yahudi gangsterler grubunun sinema dünyasını nasıl kontrol ettiği gözler önüne seriliyor.
Belgeselin üçüncü bölümünde ise, pornografinin ve kokainin sinema dünyasındaki rolü ele alınıyor. Robert Evans’ın “The Cotton Club” filmiyle yaşadığı sorunlar ve bu durumun onun kariyerini nasıl etkilediği detaylı bir şekilde anlatılıyor.

“Hollywood Crime Story: The Mob Takes Over the Movies”, sinema dünyasının karanlık yüzünü gözler önüne seren önemli bir yapım. Belgesel, organize suçun Hollywood ile olan karmaşık ilişkisini anlamak için izleyicilere kapsamlı bir bakış açısı sunuyor.

Kaynak: guardian-culture