Japonya’nın kuzeyinde yaşayan dikkaynaklı sivri fareler, kış aylarında beyinlerini küçültmeleriyle bilinir. Ancak yeni bir araştırmaya göre, bu hayvanlar aynı zamanda kışın burunlarının boyutunda da artışlar gösteriyor. Bu durum, daha önce sadece Avrupa’da gözlemlenen “Dehnel olgusu” olarak bilinen mevsimsel değişikliklere ilginç bir katkı sağlıyor.
Polonyalı biyolog August Dehnel tarafından 1949 yılında tanımlanan ve “Dehnel olgusu” adı verilen bu adaptasyon, küçük memelilerin beyinlerini ve diğer vücut kısımlarını bazen %20’ye varan oranlarda mevsimsel olarak küçültmelerini içerir. Bu durum, hayvanların zorlu kış koşullarında hayatta kalmalarına yardımcı olur.
Ancak Proceedings of the Royal Society B dergisinde 19 Ağustos’ta yayınlanan yeni bir araştırmada, Japonya’daki Toyo Üniversitesi’nden mammalog Yugo Ikeda ve çalışma arkadaşları, beyinlerinin küçültülmesinin yanı sıra uzunkaynaklı sivri farelerin burunlarının boyutunda da geçici artışlar olduğunu tespit ettiler. Bu bulgular, “ters Dehnel olgusu” olarak adlandırılan yeni bir fenomene işaret ediyor ve bu ilginç adaptasyon hakkında daha fazla bilgi edinmemizi sağlıyor.
Doğu Asya, sivri fare çeşitliliği açısından önemli bir merkez olmasına rağmen, bu türler hala “şaşırtıcı derecede az araştırılmıştır”. Mevsimsel boyut küçültmeleri genellikle Avrupa’daki küçük memelilerde gözlemlenmiştir. Bu nedenle, Japon araştırmacılar, Hokkaido adasında 1948 ile 1988 yılları arasında toplanan 136 adet uzunkaynaklı sivri fare kafatasını incelediler. Tüm örnekler Hokkaido Üniversitesi Botanik Bahçesi’nde saklanıyordu.
Araştırmacılar, hayvanların kısa ömürlü yaşam döngüsü nedeniyle canlı sivri fareleri üzerinde çalışmanın zor olduğunu belirttiler. Bu nedenle, farklı aylarda toplanan kafataslarının özelliklerini incelediler. Analizler sonucunda, kafataslarının beklenen beyin küçültmesi ve bahar aylarında yeniden büyüme süreçlerini gösterdiği tespit edildi.
Ancak araştırmacılar, verileri analiz ederken beklenmedik bir durumla karşılaştılar: Kış aylarında toplanan sivri farelerin burunları, ilkbaharda toplananlara göre %7 daha uzun ve %6 daha genişti. Bu bulgu, araştırmacıları “tamamen beklenmedik” bir durumla karşılaştırdı.
Peki, bu hayvanlar neden kışın burunlarını uzatıyor? Araştırmacılar, bunun birkaç olası nedeni olduğunu düşünüyorlar: Daha büyük bir burun, kış aylarında daha sert besinleri tüketmek için ısırma kuvvetini artırabilir. Ancak çene yapısında benzer bir değişiklik gözlemlenmediği için bu hipotez doğrudan desteklenmiyor. Başka bir olasılık ise, daha büyük burnun sivri farelerin koku alma yeteneğini geliştirerek, Hokkaido’nun karlı kışlarında av bulmalarına yardımcı olabileceği.
Ancak en olası açıklama, daha büyük burunun hayvanların vücut sıcaklığını düzenlemelerine yardımcı olduğu yönünde. Araştırmacılar, “Genişleyen burun boşluğu, zengin bir damar ağına sahip olması nedeniyle kışın soğuk havayı almadan önce ısıtır ve böylece beynin fonksiyonlarını korur” açıklamasında bulundular.
Bu çalışma, sivri farelerin geçici dönüşümlerinden geçen adaptasyon mekanizmalarını anlamamıza katkıda bulunuyor. Geçtiğimiz yıl, diğer araştırmacılar da Avrasya ortak sivri faresinde “bazı genetik ve moleküler değişiklikleri” ortaya çıkardılar.
Ancak hala keşfedilecek çok şey var. Polonya’daki Białystok Üniversitesi’nden evrimsel ekolog Jan R. E. Taylor, araştırmaya dahil olmayan bir bilim insanı olarak, daha ılımlı iklimlerde yaşayan uzunkaynaklı sivri farelerin de aynı burun uzamasını gösterip göstermediğini görmek istediğini belirtti. Bu tür bir araştırma, adaptasyonun arkasındaki çevresel faktörleri anlamamıza yardımcı olabilir.