Denizcilik analitik şirketi Linerlytica’nın raporuna göre, limanlardaki tıkanıklık nedeniyle bekleyen konteyner gemisi sayısı yeni bir rekora ulaştı. Çin ve Asya’daki artan gecikmeler ve Avrupa’daki devam eden sorunlar, gemi ve kapasite kıtlığına yol açıyor ve navlun fiyatlarında yükselişlere neden oluyor.

Linerlytica’nın hesaplamalarına göre, tıkanıklık nedeniyle bekleyen konteyner kapasitesi bu hafta 4.31 milyon TEU’ya ulaşarak, COVID-19 pandemisinin ardından konteyner hacimlerindeki artışın yaşandığı 2022 yılında kaydedilen 4 milyon TEU rekorunu geride bıraktı. Ancak Linerlytica, armaların yeni gemiler sokmaya devam etmesi ve eski gemilerin kullanımda kalmasıyla birlikte, genel olarak konteyner sektörünün son dört yılda büyüdüğünü belirtiyor. 2022’de bekleyen kapasite, sektörün toplam kapasitesinin %15.7’sini oluştururken, şu anda bu oran %12.6 seviyesinde.

Denizcilik danışmanlığı şirketi Sea-Intelligence’ın aylık raporlarında da, sektördeki program güvenilirliğinin ve limanlardaki bekleme sürelerinin son aylarda istikrara kavuştuğu vurgulanıyor. Şirketin verilerine göre, konteyner gemilerinin yaklaşık üçte ikisi planlanan zamanda hareket ediyor. Ortalama bekleme süresi ise beş günden fazla.

Asya’da etkili olan ve Çin’deki büyük limanlardaki operasyonları aksatan son tayfunlar da, bekleyen gemi sayısındaki artışa ve gecikmelere katkıda bulunuyor. Linerlytica’nın verilerine göre, şu anda Şanghay açıklarında 1.5 milyondan fazla TEU kapasiteli gemi demirde bekliyor. Ayrıca Singapur, Busan, Colombo ve çeşitli Çin limanlarında da büyük hacimli gemiler bekleme yapıyor. Mumbai ise, demirde bekleyen gemi sayısının, mevcut durumda liman kapasitesine oranının en yüksek olduğu yer.

Gemi armaları, gecikmeler başlamadan önce bile sınırlı bir fazla kapasiteyle çalışıyordu. Linerlytica’nın hesaplamalarına göre, aktif olarak hizmet veren 5400 gemiden sadece 55 tanesi (yani %0.5) demirde bulunuyor ve bu da yalnızca 164.000 TEU kapasiteye sahip. Bu durum, gemi arzında bir kıtlığa yol açıyor.

Ancak bu sıkıntılar ve kapasite eksikliği, sektör için finansal olarak olumlu sonuçlar doğurdu. Linerlytica, İran savaşının başlamasından bu yana %156 oranında artış gösteren navlun fiyatlarına dikkat çekiyor. Ayrıca, konteyner gemisi sahipleri için charter (kiralama) ücretlerinde de bir yükseliş yaşandığı belirtiliyor.

Başka bir endişe ise, Panama Kanalı’ndaki transit sayısının azaltılması ve gemilerin izin verilen en fazla su seviyesinin düşürülmesi nedeniyle, burada da beklemelerin uzayabileceği. Geçmişte yaşanan benzer kısıtlamalarda, konteyner gemileri yüklerinin bir kısmını boşaltmak zorunda kalmış ve malları trenle kıtanın diğer tarafına taşımak durumunda kalmıştı. Panama Kanalı İdaresi, daha büyük hacimli konteynerlere öncelik vereceğini belirtmiş olsa da, El Niño’nun etkisiyle ortaya çıkan kuraklık nedeniyle sonbahar aylarında bile beklemelerin devam etmesi bekleniyor.

Afrika’nın güneyindeki ve Süveyş Kanalı ile Kızıldeniz’den uzaklaşarak rotalarını değiştiren gemiler de, daha uzun transit süreleri nedeniyle kapasite üzerinde baskı yaratıyor. Maersk’in Kızıldeniz koridoruna yeniden dönüş kararının da, bu durumun bir sonucu olduğu düşünülüyor. Maersk ve Hapag-Lloyd, Gemini işbirliği kapsamında bazı rotaları Süveyş Kanalı ve Kızıldeniz’e geri getirme kararı almıştı. Sadece bugün MSC Mediterranean Shipping Company, müşterilerine Süveyş Kanalı ve Kızıldeniz koridoruna bazı rotaların yeniden dahil edileceğini bildirdi. Süveyş Kanalı yetkilileri, bu değişikliğin transit sürelerini 14 güne kadar kısaltabileceğini ve yakıt maliyetlerinden tasarruf sağlayabileceğini vurguluyor.

Google Haberler & Keşfet
Google’da Takip Edin
Son dakika haberlerini ve analizleri Keşfet akışınızda anında görün

Takip Et