Son yıllarda tartışmasız bir şekilde hakimiyet kuran İsviçre saatçilik endüstrisi, gelecekte de bu konumunu koruyabilecek mi? Geçtiğimiz yıl LVMH Watches’un CEO’su olarak görevlendirilen ve daha önce Tag Heuer ve diğer LVMH markalarında da üst düzey pozisyonlarda bulunan Jean-Christophe Babin, kesin bir yargıya varmak gerektiğini düşünmüyor.

Babin’e göre, Çin saatçiliğinin yükselişi önemli bir faktör. Eskiden ucuz taklitlerle tanınan bu sektör, artık kendi markalarını geliştiriyor ve Japonya’dan ithal edilen mekanizmalarla dikkat çekici tasarımlar ortaya koyuyor. Ayrıca, Casio ve Seiko gibi büyük Japon üreticilerinin fonksiyonelliğe odaklanması, İsviçre saatlerinin rekabet avantajını azaltabilir.

Peki, İsviçre saatleri nasıl bir üstünlük sağlayacak? Babin’e göre cevap hikaye anlatımında yatıyor. “Günümüzde lüks bir saatin güçlü bir marka itibarına veya ikonik modellere sahip olması gerekiyor” diyor Babin. “Örneğin Cartier, Ballon Bleu veya Daytona gibi ikonik modellere sahip tek marka. Ancak ikonlar da zamanla değişmeli. Bulgari’nin son Finissimo modeli buna iyi bir örnek. Daha dengeli bir tasarım ve günlük kullanım için uygun oranlara sahip.”

Jean-Christophe Babin

(Image credit: LVMH)
Jean-Christophe Babin

“Ancak İsviçre saati ideal olarak bir hikaye anlatmalı” diye vurgulayan Babin, aynı zamanda Watch Days etkinliğinin de kurucularından. Bu etkinlik, Cenevre’de birçok markayı bir araya getirerek, hem profesyonellere hem de genel halka açık bir platform sunuyor. “Bulgari’nin Serpenti modeli gibi, piyasada sadece 2010’dan beri olmasına rağmen 2000 yıl öncesinden kalma bilekliklerden ilham alan tasarımlar, markaların daha güçlü bir konuma gelmesini sağlıyor.”

Babin, büyük markaların 2000 ila 10.000 Euro arasındaki fiyat aralığında faaliyet gösteren hacim pazarında rekabetin giderek zorlaşacağını belirtiyor. Bunun nedeni, hem yüksek satış hacmine ihtiyaç duyulması hem de yeni başlayan markaların benzer bileşenlerle daha uygun fiyatlı seçenekler sunması.

Babin, aynı zamanda bu markaların tasarım konusunda daha cesur ve radikal adımlar atmasını savunuyor. Hem güçlü bir pazar konumu elde etmek için önemli olduğu gibi, aynı zamanda sektörün çoğu müşterinin saatin mekanizmasından ziyade görünümüne aşık olduğunu unutmaması gerektiği için de kritik. “Tasarım öncelikli olmalı. Estetik ilk sırada gelmeli. Bu şekilde satın alma sıklığı artırılarak, daha önce saat almayı planlamayan kişilerin de bu deneyimi yaşamasını sağlayabiliriz.”

LVMH watches

(Image credit: LVMH)
The Zenith Chronomaster Sport

Babin, İsviçre saat endüstrisinin bir krizin eşiğinde olduğunu düşünmüyor. Kariyeri boyunca birçok finansal krizi, pandemiyi ve savaşları yaşadığını belirten Babin, “Endüstri olarak bu tür zorluklarla daha fazla karşılaşacağız. Ancak başarılı olmamın nedeni, yönettiğim markaların güçlü ve karlı kalmasını sağlamaktı, hatta her zaman büyüme hedefiyle hareket ettim.”

Cenevre Saat Günleri’nin 7. etkinliği 2 ila 6 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek.

Google Haberler & Keşfet
Google’da Takip Edin
Son dakika haberlerini ve analizleri Keşfet akışınızda anında görün

Takip Et