Deniz taşımacılığı devleri Maersk ve Hapag-Lloyd, Süveyş Kanalı’na olan dönüş yolculuğuna devam ediyor. Şirketler, “Gemini İşbirliği” kapsamında bir rotanın daha Süveyş geçişine yeniden entegre edildiğini duyurdu. Bu gelişme, Yemenli Husilerin Suudi Arabistan gemilerine yönelik blokaj ilan ettiği ve saldırılarını Temmuz ayında yeniden başlattığı zamandan beri ilk kez gerçekleşen bir olay.

Şirketler tarafından yapılan açıklamada, Kızıldeniz bölgesindeki güvenlik durumunun kapsamlı bir şekilde değerlendirildiği vurgulandı. Daha önce Maersk, güvenlik durumunun kötüleşmesi halinde Cape of Good Hope (Güney Afrika’nın uç noktası) rotasına geçilebileceği konusunda uyarıda bulunmuş ve bu konuda hazırlıklı olduklarını belirtmişti. Henüzye kadar saldırılar sadece Suudi Arabistan bağlantılı tankere yönelik gerçekleşmiş olsa da, hafta sonu komşu limanlara yönelik de saldırıların olduğu haberleri geldi.

Maersk ve Hapag-Lloyd tarafından ortaklaşa işletilen “Gemini İşbirliği”nin AE19 rotası, Asya’dan Süveyş Kanalı’na ve Port Tangier’e sefer yapan en son rota olarak, yeniden Süveyş koridoruna entegre edildi. Bu rotada görev yapacak ilk gemi, şirketin 2025 yılında inşa ettiği 17.480 TEU kapasiteli “Berlin Maersk” olacak ve şu anda Malezya’dan yola çıkmış durumda.

Geminin yolculuğu sırasında Mısır’a uğraması planlanıyor. Geçtiğimiz ay İran tarafından hedef alınan LNG (Sıvılaştırılmış Doğal Gaz) gemilerine yönelik saldırılar Mısır’da gerçekleşmişti. Ayrıca, rota Suudi Arabistan’ın Jeddah limanına da uğrayacak. Maersk ayrıca, geçtiğimiz ay Süveyş rotasına dönen “Gemini”nin AE15 rotasının da artık Jeddah’a uğramaya başlayacağını bildirdi.

Maersk, Süveyş rotasının müşterileri için “daha hızlı, daha sürdürülebilir ve daha verimli” bir seçenek olduğunu vurguladı. Şirket, bu rotanın transit sürelerini kısaltarak müşteri memnuniyetini artırmayı hedefliyor. Müşterilerin olası endişelerini gidermek amacıyla, Maersk Cargo Insurance (Maersk Kargo Sigortası) hizmetinin de sunulduğu belirtildi.

Deniz taşımacılığı şirketleri için Süveyş rotasına dönüş, hem avantajlar hem de dezavantajlar içeriyor. Bu rota, mesafe ve maliyet tasarrufu sağlarken transit sürelerini kısaltıyor. Ancak, aynı zamanda daha uzun rotalar için ayrılan kapasitenin serbest kalmasına neden oluyor. Bu durum, sektörün zaten aşırı kapasite konusunda endişe duyduğu bir dönemde ortaya çıkmasıyla birlikte karmaşık bir tablo oluşturuyor.

Maersk, müşterilerine Süveyş rotaları üzerindeki çalışmaların devam edeceğini ve kademeli olarak daha fazla rotanın bu geçişe entegre edileceğini bildirdi. Ancak, şirketin şu anda herhangi bir acil değişiklik planı bulunmadığını veya dönüşlerin ne zaman gerçekleşeceği konusunda kesin bir takvim olmadığını da vurguladı. Henüzye kadar sadece Akdeniz’e besleme yapan ikincil rotaların Süveyş’e entegre edildiği, Kuzey Avrupa’ya yönelik ana rotaların ise Afrika üzerinden geçiş yapmaya devam ettiği belirtildi.

Diğer bazı deniz taşımacılığı şirketleri de Kızıldeniz ve Süveyş bölgesine dikkatli bir şekilde geri dönüyor. CMA CGM, bu bölgelerde en fazla seferi gerçekleştiren şirketlerden biri olarak öne çıkıyor ve hatta bazı büyük gemilerini Kızıldeniz ve Süveyş üzerinden geçiriyor.

Avrupa Birliği’nin Kızıldeniz güvenliğini sağlamaya yönelik operasyonu olan EUNAVFOR Aspides, 30 aylık bir döneme ulaştı ve bölgedeki devriye faaliyetlerine devam ediyor. Operasyon kapsamında, Ağustos ayının başından itibaren 2.260’ın üzerinde ticari gemiye destek sağlandığı bildirildi. Ayrıca, operasyonlar sırasında 19 insansız hava aracı (UAV), 2 insansız su altı aracı (USV) ve 4 füzenin etkisiz hale getirildiği, 128 denizcinin kurtarıldığı belirtildi.

Kaynak: maritime-executive