Stylus Architects tarafından tasarlanan en yeni konut projesi, klasik Viktorya dönemi evlerin genişletilmesi konusunda farklı bir yaklaşım sunuyor. Roehampton’daki çalışmalarıyla tanınan bu Londra merkezli mimarlık ofisi, son olarak Güney Londra’da, tuhaf şekilli bir arka bahçe arazisinde yer alan bir projeye imza attı.
Bu proje, müşterilerin daha geniş ve kullanışlı bir mutfak alanı talebiyle başladı. Amaç, bu alanın arka bahçeyle daha iyi entegre olması ve geleneksel uzun koridor planına daha fazla ışık getirilmesiydi. Mimarlar, mevcut evin “hiçbir duvarın diğerine 90 derece açıyla temas etmediği” bir yapıya sahip olmasının tasarımda zorluklar yarattığını belirtiyor.
Stylus Architects, bu zorluğu avantaja çevirerek, evin köşeli planını daha da vurguladı. Yeni, çok yüzeyli tuğla cephesi, bu düzensizlikleri pekiştiriyor. Mimarlık ofisinin kurucusu Matthew Withers, “Etta House, sıra dışı geometriler üzerine kurulu bir proje değil. Geometri sadece bir araçtı. Dikkatlice dinleyerek ve siteye duyarlı tasarım kararları alarak, her detay, genel mimari fikirle bütünleşti. Tasarım sofistike olsa da, deneyim basit.” şeklinde açıklıyor.
Proje, özellikle Londra’daki Viktorya dönemi evlerin genişletilmesi konusunda yaygın bir uygulama olan, diğer benzer projelere kıyasla oldukça standart bir yaklaşım sergiliyor. Ancak Etta House’u farklı kılan, yeni eklemenin orijinal yapı ile uyumlu bir bütünlük içinde olması ve aynı zamanda bağımsız bir yapının karakterini taşıması.
Kare şeklinde planlanan mutfak alanı, mütevazı Londra bahçesine doğru genişliyor. Mimarlar, duvarların, pencerelerin ve çatı aydınlatmalarının hizalamasını mevcut yapıdaki çizgilerle uyumlu hale getirmişler. Projenin dikkat çekici özelliklerinden biri, mutfak tezgahlarının üzerinde yer alan ve uzanan, aynı zamanda ön bölümlere açılan kapı üzerindeki şerit şeklinde çatı aydınlatması.
İç mekanlarda da tuğla kullanılmış. Açık gri renkli tuğlalar ve kireç bazlı derzler, daha yumuşak bir ışıklandırma sağlıyor. Bunlar, beyaz sıvalı duvarlarla, ahşap zeminlerle ve mutfaktaki oluklu ahşap detaylarla tamamlanmış. Derin yeşil renkli dolaplar, mekana doğal bir hava katıyor.
Arka cephede, bahçeye bakan kısımda iki adet açılı tuğla panel bulunuyor. Bunlardan biri, terasa açılan sürgülü kapıyı barındırırken, diğeri ise çatı aydınlatmasıyla hizalanmış yüksek bir cam pencereye yer veriyor. Duvarlar, birer veya ikişer tuğla arayla ayrılmış, bu da derinlik, gölge ve cesur bir form hissi yaratıyor.
Bu geometrik hassasiyetin milimetreye kadar korunabilmesi için, Stylus Architects, arka cephedeki tuğlaların detaylı çizimlerini hazırlamış ve özel olarak üretilmiş tuğlalar kullanmış. Amaç, kenarların keskin olmasını ve derzlerle bölünmemesini sağlamaktı. 90 derecelik açının tamamen ortadan kaldırılması, projenin genel başarısına katkıda bulunuyor.
Kaynak: Wallpaper