Tanzanya’daki dezavantajlı bölgelerde yaşayan çocukların sağlığını iyileştirmek amacıyla tasarlanmış olan “Star Homes” adı verilen özel evler, yeni bir araştırmayla dikkat çekiyor. Nature Medicine dergisinde yayınlanan araştırmaya göre, bu evlerde yaşayan çocuklarda sıtma vakaları %44 oranında azalırken, ishal vakaları %30 ve akut solunum enfeksiyonları ise %18 oranında düşüş göstermiştir.
Araştırma ayrıca, Star Homes’ta yaşayan çocukların yaşlarına göre daha uzun boylu olduklarını ve kronik yetersiz beslenme sorununun (cılızlık) tersine döndüğünü ortaya koymuştur. Cılızlık, tekrarlayan çocukluk çağı enfeksiyonlarının bir sonucu olarak ortaya çıkar.
Star Homes, Royal Danish Academy‘nin temsilcileri tarafından, Tanzanyalı ve uluslararası araştırmacılarla işbirliği içinde tasarlanmıştır. Bu tasarımda, pasif mühendislik stratejileri kullanılarak hastalıkların önlenmesine yardımcı olunmuştur.
Araştırma, üç yıl boyunca Tanzanyalı bir araştırma grubu (CSK Research Solutions), Tanzania’nın Ifakara Health Institute, Oxford Üniversitesi’ndeki Mahidol-Oxford Tropical Medicine Research Unit, İngiltere’deki Durham University, Hollanda’daki Amsterdam University Medical Center, Filipinler’deki University of the Philippines Manila ve Doğu, Orta ve Güney Afrika Sağlık Topluluğu tarafından yürütülmüştür.
Araştırma, 2022 yılının başından 2024 yılının sonuna kadar, Mtwara bölgesindeki kırsal alanlardaki 70 köyde yaşayan 13 yaşın altındaki çocukları kapsamıştır. Yaklaşık 14.600 konuttan oluşan bir örneklem üzerinde yapılan rastgele bir kamu kurası çekimiyle, 110 adet Star Homes’ta yaşayan çocuklar, 513 adet geleneksel çamur ve sazdan yapılmış evlerde yaşayan çocuklarla karşılaştırılmıştır.
Araştırmacılar, sıtma, ishal ve solunum enfeksiyonları gibi önlenebilir ancak ölümcül üç hastalığın görülme sıklığının, çocukların büyük bir kısmını geçirdiği yaşam alanı olan evin özellikleriyle yakından ilişkili olduğunu savunmuştur. Yetersiz havalandırma, aşırı kalabalık, kötü sanitasyon koşulları ve temiz suya erişim eksikliği gibi faktörlerin, ev içinde patojenlerin yayılmasına ve havayoluyla bulaşan enfeksiyonların artmasına katkıda bulunduğu belirtilmiştir.
Star Homes evleri, iki katlı prefabrik bir yapıya sahip olup, hastalık önleme stratejileri içeren pasif mühendislik çözümleriyle tasarlanmıştır. Yatak odaları, sivrisineklerin daha yaygın olarak bulunduğu zemin kattan uzak, üst katta konumlandırılmıştır. Net duvarlar, havalandırmayı sağlayarak yatak odalarını serin tutarken sivrisinekleri dışarıda tutar. Ekranlı pencereler ve kendiliğinden kapanan kapılar, böceklerin içeri girmesini engeller.
Evler, güneş enerjisiyle çalışan aydınlatma sistemine sahiptir ve kolay temizlenebilir bir beton zemine inşa edilmiştir. Yağmur suyu hasadı ile güvenli içme suyu sağlanır, yemek pişirme ocağı dumanı dışarıya tahliye eder ve tuvalet, sineklerin giremediği havalandırmalı bir tasarıma sahiptir.
“Bu projenin en önemli özelliği, mimarinin rastgele kontrollü bir klinik denemede aktif bir bileşen olarak kullanılması ve tıbbi araştırmalarda kullanılan aynı titizlikle ölçülmesidir” diyen Star Homes’un tasarımcısı ve Royal Danish Academy dekanı Jakob Brandtberg Knudsen, “Araştırmamızda sadece mimari değil, aynı zamanda mimarlar, sosyal bilimciler, hekimler, biyologlar ve istatistikçiler arasındaki disiplinler arası işbirliği çok önemlidir” şeklinde konuşmuştur.
“Mimari, bilimsel yöntemlerle geliştirildiğinde ve belgelendiğinde, tıbbi müdahalelerle aynı etkiyi yaratabilirken aynı zamanda kaynakları korur ve karbon emisyonlarını azaltır” diye ekleyen Knudsen, Star Homes evlerinin tipik tek katlı çimento bloklu evlere göre %24 daha düşük bir malzeme maliyetine sahip olduğunu ve %57 daha az gömülü karbon ürettiğini belirtmiştir.
Araştırmanın yazarları, bu çalışmayı “bir evin müdahale olarak kullanıldığı ilk rastgele kontrollü çalışma” olarak tanımlamış ve Afrika’da hastalık önleyici, düşük karbonlu evlerin inşa edilmesini teşvik etmeyi ummaktadırlar.
“Çığır açan araştırmamız, mimarinin, Sub-Sahara Afrika’daki çocukları üç önemli ölümcül hastalıktan koruyarak tehlikeli bir evi güvenli hale getirebileceğini göstermektedir” diyen çalışma yazarı ve Durham Üniversitesi biyosanslar profesörü Steve Lindsay, “Yıllarca süren araştırmaların ardından, bu amaçla inşa edilmiş ilk sağlıklı ev klinik denemesiydi ve sonuçlar çok heyecan verici” şeklinde konuşmuştur.
“Şimdi umuyoruz ki, inşaat sektörü, koruyucu, daha ucuz ve geleneksel Afrika beton evlerine göre daha az karbon kullanan sağlıklı ev tasarımımızın önemli özelliklerini benimseyecektir” diye ekleyen Lindsay, bu tür projelerin Tanzanya’da yerel malzemelerden yapılmış bir okul, Dezeen Awards 2023’te yılın mimari projesi ödülünü kazanmış ve ağaçlarla dolu bir avlu etrafında düzenlenmiş bir okul gibi örnekleri bulunmaktadır.
Fotoğraflar Julien Lanoo tarafından çekilmiş, video ise Sava Films tarafından hazırlanmıştır.



Kaynak: dezeen