1553 yılında dini nedenlerle yakılarak idam edilen İspanyol doktor ve teolog Michael Servetus’un eserlerinden geriye sadece üç kopya kalmış, diğerleri ise alevlerin arasında yok olmuştur. Edinburgh Üniversitesi kütüphanesinde bulunan bir kopya, Protestan lider John Calvin tarafından kurtarılmış olabilir; Calvin, Servetus’un idamına karar veren kişiydi. Ancak bu durum, Calvin’in eserleri koruma nedeninin, Servetus’e duyduğu sevgi değil, daha çok bir kitap tutkusundan kaynaklandığını gösteriyor. Ne var ki, Calvin’in motivasyonları ne kadar tuhaf olursa olsun, yapay zeka şirketlerinin durumu bundan bile daha vahim: Anthropic gibi şirketler, telif haklarının sona ermesiyle birlikte piyasadan kaldırılan kitapları toplu olarak satın alıyor, dijitalleştiriyor ve ardından büyük dil modellerini eğitmek için kullanılıyor. Bu durum, insanlığın temelini sarsan bir kültür yıkımıdır.
Futurism’de yayınlanan Frank Landymore’un son raporuna göre, büyük dil modelleri (LLM’ler) giderek daha fazla kendi ürettikleri verilerle eğitiliyor. Bu durum, yapay zeka tarafından “kirletilmemiş” 2022 öncesine ait metinlere olan ihtiyacı doğuruyor. ISBNdb gibi şirketler, teknoloji şirketlerine toplu olarak kitap sağlıyor ve bu alımlarda bin ila bir milyon cilt arasında değişen miktarlarda kitap satın alınıyor. Kitapların sırt kısımları “hidrolik destekli kesme makineleri” ile kesiliyor, sayfaları taranıyor ve dijitalleştirildikten sonra geri dönüştürülüyor. Bu “yıkıcı tarama” yöntemi, telif hakkı düzenlemelerini aşmak için kullanılan bir yöntemdir ve sonuç olarak, yapay zeka şirketleri tarafından “bulunabilecek son kopyaların bile yok edildiği” bir durum ortaya çıkmaktadır.
Kitapların yok edilmesi, Michael Servetus’un durumu gibi, tarihte nadir görülen bir olay değildir. Yayıncılar da her yıl üretilen eserlerin yaklaşık %25’ini satamadıkları için geri dönüştürmektedirler. Ancak son dönemde yaşananlar, daha önce görülmemiş ve ürkütücü sonuçlara yol açabilecek bir durumun habercisidir: Kültürün acımasızca tüketilmesi ve insanlığın yerini alması beklenen teknolojinin beslenmesi.
Büyük dil modellerinin (LLM’ler) kayıtsızlığı, kendi içinde ürkütücüdür. Birilerinin Michael Servetus’un kitabının kopyası dijitalleştiricinin önünde belirse, o kopya muhtemelen tüm teolojik argümanlarla birlikte makinenin aç gözlü ağına aktarılır ve gelişmiş bir intihal aracına dönüştürülebilirdi. OpenAI CEO’su Sam Altman, “İleride zekanın bir hizmet olduğu geleceği görüyoruz ve insanların bunu bizden metreyle satın alacaklar” demişti.
Bu, teknokratların kitabın kutsal maddi ve sanatsal değerlerine karşı yürüttüğü savaşın başarıyla sonuçlandığı, her şeyin öngörülebilir ikili kodlara indirgendiği bir gelecektir. Bu, George Orwell’un “geçmişi kontrol eden geleceği kontrol eder” uyarısının yeniden anlam kazanacağı bir durumdur. LLM’ler büyürken raflar boşalıyor ve bu durum, kültürel yıkım, fikirlerin yok edilmesi ve nihayetinde insanlığın ortadan kaldırılması anlamına gelen bir “kitap cinayeti” olarak değerlendirilebilir.
Kaynak: Hyperallergic