Oyuncu Zendaya, Christopher Nolan’ın yeni filmi “The Odyssey”nin Londra’daki tanıtımında giydiği 3000 yıllık İran altın diskleri nedeniyle eleştirilerin odağı haline geldi. Mücevher tasarımcısı Glenn Spiro tarafından 18 ayar altın ve elmaslarla süslenerek küpeye dönüştürülen bu diskler, Londra merkezli Barron London adlı mücevher firmasının özel koleksiyonunda yer alıyor ve satışa sunulmuyor. Ancak, bu disklerin kırmızı halıdaki yeri tartışmalı.
Spiro, “Materials of the Old World” adlı koleksiyonu hakkında yaptığı açıklamada, kendisini “özel eserlere, kökenleri ne olursa olsun hayranlık duyan bir koleksiyoner” olarak tanımladı. Koleksiyonun bir değerlendirmesinde ise, “kayıp imparatorlukların parçaları sadece sergilenmekle kalmıyor, aynı zamanda yeniden doğuyor” ifadesi dikkat çekti .
Eleştiriler ilk olarak moda eleştirmenlerinden değil, arkeologlardan geldi. Sosyal medyada büyük yankı uyandıran tepkiler, bu eserlerin müze vitrininde sergilenmesi gereken tarihi objeler olduğunu ve mücevher olarak kullanılmasıyla ticarileştirildiğini vurguladı . İran’ın Forensics Archive’ı, disklerin kökeni hakkında şeffaflık talep eden bir imza kampanyası başlattı .

Tartışmayı daha da alevlendiren unsur, Zendaya’nın bu küpeleri ABD ve İsrail’in İran’daki saldırıları sırasında takması oldu. Eleştirmenler, Batılı ünlülerin “kültürel miras” kavramına yeterince duyarlı olmadığını ve bu durumun “Global Güney”e karşı bir kayıtsızlığı yansıttığını belirtti .
Zendaya’nın küpeleri, sanat piyasasının sıklıkla uyguladığı ancak nadiren sorgulandığı bir durumu gözler önüne seriyor: Arkeolojik, etnografik ve diğer kültürel objeler fiziksel olarak dönüştürülerek mücevher, mobilya ve dekoratif eşyalara dönüştürülüyor ve bu dönüşümün kendisi “ek değer” olarak sunuluyor. Bu durum, daha geniş bir sorunun habercisi olabilir: Kültürel mirasın ticarileştirilmesi ve etik sorumluluğun göz ardı edilmesi.
Bu gelişme hakkında düşüncelerinizi, donanım deneyimlerinizi veya sorularınızı Topluluk Forumumuzda paylaşın.
Foruma Katıl & Yanıtla ➔


Yanıt yok