ABD ile İran arasındaki gerilimin altıncı ayına girilirken, ABD Hazine Bakanlığı, İran’ın finansal faaliyetlerini destekleyen kişi ve kuruluşlara yönelik geniş kapsamlı bir yaptırım kampanyası başlatma kararı aldığını duyurdu. Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetimi tarafından uygulanacak bu yaptırımların, İran’ın özellikle gemi taşımacılığı gibi kritik sektörlerine hizmet veren yabancı bankaları hedefleyeceğini belirtti.
Hazine Bakanlığı, İran ile ticari ilişkisi olan finans kuruluşlarına yönelik bir “ekonomik D-Gün” ilan ederken, bu yapıların kendilerini düzeltmeleri için bir “düzeltme süresi” tanıyor. Yönetim, tüm ülkelerin belirlenen süre içinde İran’la ilgili faaliyetleri sonlandırması ve bu sürenin dolması halinde yeni yaptırım uygulamalarına başlanacağı konusunda bir takvim belirleyecek. Bu kapsamda, OFAC (Yabancı Varlıkların Kontrolü Ofisi) personelinin yetkileri genişletilecek ve İran’ın dijital varlıkları, teknolojisi, altın ticareti, havacılık ve gemi taşımacılığı gibi sektörlerine daha etkili bir şekilde odaklanılabilecek.
Pazartesi günü duyurulan “uyarı niteliğindeki” yaptırımlar, daha önce de hedef alınmış türdeki yapılara yönelikti: İran’a balistik füze parçaları temin etmeye çalışan kuruluşlar, İranlı hacker grupları ve dünya çapında faaliyet gösteren enerji aracıları ile gemi taşımacılığı kolaylaştırıcıları. Ancak, İran ihracat ticaretindeki en önemli oyuncular olan Çinli rafineriler ve finans kuruluşları bu listede yer almadı.
Ek olarak, Hazine Bakanlığı, İranlıların yurt dışındaki ailelerine para göndermesine olanak tanıyan genel bir lisansı askıya aldı ve eğitim ile spor faaliyetlerine yönelik yaptırım muafiyetlerini de sonlandırdı.
Gemi taşımacılığı sektörüne yönelik olarak, Hazine Bakanlığı, herhangi bir ücret ödemesi yapılması veya herhangi bir değerin transfer edilmesi durumunda, bunun “Hormuz Boğazı‘nın kuzey kesiminde İran tarafından ‘düzenlenen’ geçişlere” ilişkin olduğunu ve bu durumun ABD yaptırımlarına tabi olabileceğini vurguladı. Hormuz Boğazı’ndaki İran rotasının güvenlik açısından avantajları bulunsa da, İran’ın aldığı ücretler karşılığında uygulanan yaptırımlar nedeniyle riskin yüksek olduğu belirtildi.
Büyük Hedefler, Büyük Yan Etkiler
İran’ın en önemli ticaret ortaklarından biri Çin. Özellikle, devlet petrol şirketi CNPC’nin bir parçası olan Bank of Kunlun, 2012’den beri daha hafif yaptırımlara tabi tutuluyor. Bakan Bessent, yönetimin bu finans kuruluşlarına karşı da yaptırım uygulayıp uygulamayacağını belirtmedi. Bunun yerine, tüm ülkelerin “D-Gün” uyarısının kapsamına dahil olduğunu ifade etti.
Yaptırımların neden tüm ihlallere karşı hemen uygulanmadığı sorusuna yanıt olarak Bessent, “Neden küresel finans sistemini çökertmek isterim?” şeklinde cevap verdi. Bunun yerine, yabancı bankaların yaptırımlar olmadan kendilerini düzeltmelerinin daha iyi olacağını savundu. Yaptırımlar, hedef alınan kuruluşu doğrudan ABD doları cinsinden işlem yapan finansal sistemden kopararak ödeme almasını ve yapmasını engeller ve bu durum özel yatırımcılar için de risk oluşturabilir.
Finans sistemine yönelik riskin yanı sıra, Çinli kuruluşlara yönelik yaptırımlar, Çin hükümetinin tepkisini çekebilir. Eski Dışişleri Bakanlığı görevlisi Jim Mullinax’ın RFE’ye yaptığı açıklamaya göre, “Çin’in tepkisi muhtemelen bankanın büyüklüğüne bağlı olacak. Ancak, bir tepki beklenmeli. Eğer Çin işbirliği yapmazsa, diğerlerinin de yapmasını zorlaştırırsınız ve bu durumun tırmanmaya yol açması kolay.”