Mimarlık firması KFA, 1970’lerden kalma bir ofis binasının, Los Angeles şehir yönetimi tarafından tarihi eser olarak belirlenmesinin ardından konutlara dönüştürülmesi için planlar hazırlıyor. Bu dönüşüm, yakın zamanda kabul edilen “uyarlanabilir yeniden kullanım” yönetmeliklerinden yararlanılarak gerçekleştirilecek.
KFA’nın planları kapsamında, şehrin Sherman Oaks semtindeki bu kademeli betonarme bina, 95 adet daireye dönüştürülecek. Ayrıca, binanın eski laboratuvar ve baskı atölyeleri, artık konut sakinleri için ortak kullanım alanlarına dönüştürülmüş durumda. Bu dönüşüm,
165.000 metrekarelik bu bina, 1970’lerde AC Martin & Associates tarafından tasarlanmış ve Sunkist Growers adlı tarımsal kooperatifin genel merkez olarak hizmet vermesi amaçlanmıştı. Yerel bir geliştirici olan IMT Residential, binayı 2013 yılında satın aldıktan sonra, Sunkist Growers’un taşınmasının ardından 2015 yılından beri boş durumdaydı.
Binanın boş kalması üzerine, IMT Residential, yapının restore edilmesi ve depreme dayanıklı hale getirilmesi için Johnson Fain mimarlık bürosuyla çalıştı. Johnson Fain ayrıca, 8,3 dönümlük arazideki diğer binaların da dahil olduğu bir master plan tasarladı ve bu alan artık “Citrus Commons” olarak bilinmektedir.
Yakın zamanda, bina Los Angeles Şehri tarafından “Tarihi Kültürel Anıt” statüsü kazanmıştır. Geliştirici, şehrin “Uyarlanabilir Yeniden Kullanım Yönetmeliği” (ARO) adı verilen yeni düzenlemelerinden yararlanarak Sunkist binasını konutlara dönüştürme planları yapmaktadır.
Los Angeles Şehir Planlama Müdürlüğü’ne göre, güncellenen yönetmelik bazı imar gerekliliklerinden muafiyetler sunmakta ve uygulanan alanı şehrin merkezinin ötesine genişletmektedir. Bu sayede, tarihi yapıların korunması ve kentsel dönüşüm teşvik edilmektedir.
IMT Residential, binanın dönüşümünü gerçekleştirmek üzere KFA’yı seçti. Bu seçimde, KFA’nın Los Angeles’ın ilk ARO’sunu desteklemedeki rolü etkili olmuştur. KFA, sürdürülebilir ve yenilikçi çözümler sunarak, tarihi yapının geleceğe taşınmasına katkıda bulunacak.
Geliştiricinin açıklamalarına göre, dönüşüm sırasında yüksek tavanlardan yararlanılarak stüdyo dairelerden üç yatak odalı apartmanlara kadar çeşitli büyüklüklerde konutlar oluşturulacak. Mevcut imar düzenlemelerine göre yeni bir konutun minimum alanı 450 metrekare iken, bu projede en küçük dairenin büyüklüğü 516 metrekare olarak belirlenmiştir. Bu durum, sakinlere daha geniş yaşam alanları sunmaktadır.
Binanın zemin katındaki mezaninler, tasarımda korunacak ve apartmanların bir parçası haline getirilecektir. Bu sayede, binanın tarihi dokusu korunurken, modern yaşamın olanaklarıyla entegre edilmiş bir ortam yaratılacaktır.
“Uyarlanabilir yeniden kullanım sayesinde, Citrus Commons, tarihi binaların nasıl yeniden tasarlanarak gelecek nesiller için hizmet verebileceğini ve aynı zamanda ikonik mimariyi nasıl koruyabileceğimizi göstermektedir” denildi. Bu yaklaşım, kentsel dönüşümün sadece yapısal değil, aynı zamanda kültürel bir dönüşümü de beraberinde getirdiğinin altını çizmektedir.
Geliştirici, KFA’nın planlarının şehir yönetimi tarafından onaylanmasının ardından inşaat çalışmalarına başlanacağını belirtmiştir. Bu projenin tamamlanmasıyla birlikte, Los Angeles’ın kentsel dokusu daha da zenginleşecek ve tarihi miras korunmuş olacak.
Brutalist tarzda tasarlanmış diğer ofis binalarının da konutlara dönüştürülmesine dair örnekler arasında Becker + Becker tarafından Connecticut’ta Marcel Breuer’in tasarladığı bir binanın Hotel Marcel olarak dönüştürülmesi ve OFIS Arhitekti tarafından Slovenya’daki bir baskı atölyesinin ofislere dönüştürülmesi bulunmaktadır. Bu örnekler, benzer projelerin başarısını göstererek, gelecekteki dönüşümlere ilham vermektedir.