Yaz aylarında Akdeniz ve Ege sahillerinde yürürken kuma saplanmış ahşap çıtalar, piramit şeklinde demir kafesler veya etrafı şeritle çevrilmiş küçük kum tepecikleri dikkatinizi çekmiş olabilir. İlk bakışta sıradan bir kumsal düzenlemesi veya geçici bir işaret sanılan bu alanlar, aslında Dünya üzerinde 110 milyon yıldır varlığını sürdüren nesli tükenme tehlikesi altındaki Caretta caretta (İribaş Deniz Kaplumbağası) ve Chelonia mydas (Yeşil Deniz Kaplumbağası) türlerinin hayatta kalma mücadelesinin verildiği kuluçka merkezleridir.
Doğanın en hassas dengelerinden birini barındıran bu yuvalama alanlarına yönelik her türlü müdahale, yalnızca biyolojik bir felakete yol açmakla kalmıyor; hem ulusal mevzuat hem de uluslararası çevre hukuku kapsamında hapis cezası ve 2026 yılı itibarıyla 700 bin TL’ye yaklaşan ağır idari para cezalarıyla yaptırıma bağlanıyor.
Kumun 50 Santimetre Altındaki Milimetrik Mucize
Deniz kaplumbağaları, yalnızca üremek amacıyla karaya çıkar. Ergin bir dişi kaplumbağa, doğduğu kumsalı yüzlerce kilometre uzaktan manyetik algılama yeteneğiyle bularak gece saatlerinde kumsala tırmanır. Arka yüzgeçleriyle kumu yaklaşık 50 ila 60 santimetre derinliğinde bir çukur şeklinde kazar ve içine 80 ila 120 adet yumurta bırakır. Yumurtaların üzeri dikkatle kumla örtülerek kamufle edilir.

Kuluçka süresi yaklaşık 45 ila 60 gün sürer. Bu süreçte kumun sıcaklığı yavruların cinsiyetini belirler (Sıcaklığa Bağlı Cinsiyet Belirlenimi – TSD). 29 derecenin altındaki sıcaklıklarda erkek, 32 derecenin üzerindeki sıcaklıklarda ise dişi yavrular dünyaya gelir. Kumun üzerine basılması, şezlong veya plaj şemsiyesi saplanması, kumun sıkışmasına, yumurtaların kırılmasına ve kuluçka ısısının bozularak tüm yuvanın yok olmasına neden olur.
Gece Giriş Yasağı ve Işık Kirliliğinin Ölümcül Etkisi
Kuluçka süresi tamamlanan yavrular, gecenin serinliğinde kumdan çıkarak denize doğru yönelir. Yavrular yönlerini ayın ve yıldızların deniz yüzeyindeki doğal parıltısını takip ederek bulurlar. Ancak sahil şeridindeki oteller, plaj işletmeleri veya tatilcilerin yaktığı ateşler, el fenerleri ve yapay ışıklar yavruların yönlerini şaşırmasına yol açar. Denize ulaşamayan yavrular kara yönüne doğru yürüyerek kurur, araçlar altında ezilir veya yırtıcı kuşlar ve yengeçler tarafından avlanır.

Bu sebeple Türkiye’de 1 Mayıs – 30 Eylül tarihleri arasında saat 20.00 ile 08.00 arasında koruma altındaki 21 kumsala (Patara, İztuzu/Dalyan, Çıralı, Belek, Göksu Deltası, Anamur, Samandağ vb.) giriş yapmak, çadır kurmak, kamp ateşi yakmak ve araç sürmek kanunen kesin olarak yasaklanmıştır.
699.245 TL İdari Para Cezası ve Adli Soruşturma
Bern Sözleşmesi, Barselona Sözleşmesi ve CITES (Nesli Tehlike Altında Olan Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşme) ile uluslararası güvenceye alınan deniz kaplumbağaları, 2872 Sayılı Çevre Kanunu ve Kara Avcılığı Kanunu ile en üst düzeyde korunmaktadır.
2026 yılı ceza tarifelerine göre:
- Bireysel İhlaller: Kumsala motorlu araç sokmak, yuva alanlarını kazmak veya kaplumbağalara zarar vermek eylemi için şahıslara 699.245 TL idari para cezası uygulanmaktadır.
- İşletme ve Tüzel Kişilik İhlalleri: Kumsalı işgal eden, ışık kirliliği yaratan veya kumsala zarar veren işletmelere bu ceza 3 katına kadar (yaklaşık 2.1 Milyon TL) artırılarak kesilmektedir.
- Adli Ceza Süreci: Kasti olarak yuvaları tahrip eden veya canlılara zarar veren şahıslar hakkında Türk Ceza Kanunu ve Çevre Mevzuatı kapsamında hapis cezası istemiyle doğrudan adli kovuşturma başlatılmaktadır.
Sahillerdeki bu küçük işaretler, insanlığın doğayla kurduğu barışın ve biyolojik çeşitliliğin en somut göstergesidir. Bir kumsalda karşılaşılan her koruma kafesi, denizin derinliklerine ulaşmayı bekleyen yüzlerce yıllık bir yaşam döngüsünün nöbetçisidir.