130 yıldır Palm Beach yaşam tarzının değişmez bir sembolü olan The Breakers, lüks, keyif ve Florida güneşinin eşsiz karışımıyla tanınıyor. Ancak bu ikonik otel, zaman içinde birçok değişikliğe de şahitlik etti. İki kez yangın geçirmiş (bir yangının sebebinin ise yeni çıkan bir saç düzleştirici olduğu söyleniyor) ve II. Dünya Savaşı sırasında Amerikan Ordusu’nun hastanesi olarak kullanılmış olan The Breakers, şimdi de misafirlerine yepyeni bir deneyim sunuyor.

Alessia Genova liderliğindeki tasarım ekibi, son 14 yıldır otelin farklı bölümlerini yeniden tasarlayarak bu ikonik yapının modernleşmesine katkıda bulunuyor. Misafir odalarından lobilere, salonlardan restoranlara kadar birçok alanda yapılan değişiklikler büyük beğeni topluyor. Şimdi de sıra, otelin popüler havuz kenarı restoranı Beach Club’a geldi.
Yaklaşık 15 yıl önce son olarak yenilenen restoran, koyu renkli ahşap panelleri ve bej rengi halılarıyla misafirler tarafından seviliyor olsa da, daha modern bir görünüme kavuşturulması gerektiği düşünülüyordu. “Restoran oldukça kasvetliydi. Çok karanlıktı,” diyor Alessia Genova.
Otel yönetimi ve Tihany Design ekibi, restoranda hem menüyü yenileyerek İtalyan mutfağının lezzetlerini sunmayı hedefledi, hem de daha canlı ve Akdeniz esintili bir dekorasyonla misafirlerin beğenisini kazanmayı amaçladı. “Bu The Breakers. Misafirlerimizin çoğu havuz kenarında bile makyajlı geziyor,” diyerek konuya yaklaşan Genova, şıklığın ön planda tutulduğu bir tasarımın hayata geçirilmesi gerektiğinin altını çiziyor.
Tasarım ekibi, mevcut kemerli bir loggiyi kapatarak hem daha fazla kapalı alan yaratmayı, hem de iç mekanlara mimari bir dokunuş katmayı başardı. “Otelde, Florida’nın kendine özgü yaşam tarzını yansıtan bir atmosfer yaratmaya çalıştık,” diye açıklıyor Genova. “Amacımız, mekanı dönüştürecek ama aynı zamanda mevcut atmosfere uygun bir tasarım ortaya çıkarmaktı.”
Yenilenen Beach Club, sadece misafirlerin ve otel üyelerinin kullanımına açık olan, ferah ve aydınlık bir restoran olarak hizmet veriyor. Restoranın merkezinde yer alan iki taraflı mermer bar, hem daha resmi yemek salonuna, hem de kapalı alandaki oturma alanlarına hizmet ediyor.
Tasarım ekibi, duvarlarda beyaz renkli oluklu sıva, zeminlerde desenli taş döşemeler ve Akdeniz esintili kumaşlar kullanarak ferah bir atmosfer yaratmayı başardı. Ancak tasarımda, Palm Beach’in canlı renklerini yansıtan detaylara da yer verildi. “Palm Beach, adeta bir ada gibi. Lily Pulitzer tarzından uzaklaşmak istedik, ancak yine de bu bölgeye özgü renkleri ve desenleri kullanmaya özen gösterdik,” diyor Genova.
Örneğin, kemerlerde kullanılan açık mavi renk, restorana Akdeniz esintisini yansıtırken, bazı oturma alanlarında kullanılan yaprak desenli duvar kağıtları doğal bir hava katıyor. Sarı renkteki seramik objeler ise taze limonların canlılığını akla getiriyor.
Açık havada ise, yeni bir çeşmenin bulunduğu güneşli bir teras misafirleri karşılıyor. Düz terra cotta döşemelerin yerine, beyaz ve yeşil renklerdeki grafiksel bir desen yerleştirilmiş. Demir dış mekan mobilyaları, kabarık yastıklarla süslenmiş ve geniş şemsiyelerle gölgelenmiş.
Akşam saatlerinde ise, Atlantik Okyanusu’na bakan misafirler, champagne eşliğinde taze midye veya karides yahnisi gibi lezzetlerin tadını çıkarabiliyorlar. “Herkes bu yeni alanı çok beğeniyor. Gerçekten de büyük bir dönüşüm oldu,” diyor Genova. “Akşam saatlerinde ışıklar daha yumuşak hale geliyor ve gerçekten çok özel bir atmosfer oluşuyor.”
Kaynak: Wallpaper